şükela:  tümü | bugün
  • sana biçilen kostümü giymez rolünü yerine getirmezsen sistemin seni nasıl dışlayıp seni yok edişini enfes bir dille anlatılmış tarafıma en iyi kafka eseridir.
    böcek kılığına girmiş insanın ve insan kılığına girmiş böceklerin öyküsü..
  • kitap bittikten sonra başlıyor adeta bu kısa hikayeyi tek solukta okuyorsun daha sonra üzerine günlerce belki aylarca düşünüyorsun çıkarılabilecek bir sürü ders bir sürü metafor var
  • gregor samsa'nın sanki zaman zaman böceğe dönüşüp duruyormuşcasına normal karşılanmasına şaşırdığım, severek okuduğum kitap.

    evde böyle ben dönüşsem, kimse "dönüştü bizim kız ya okaaay, çar çöp ne varsa verin yesin" demez. "böcek yemiş kızııı!" der basarlar ilacı.

    the end
  • kafka'nın romanıdır. içeriğinin çok tuhaf olmasıyla birlikte verilen mesajın inanılmaz çok çeşitli olduğunu söyleyebilirim. okumanızı da pek tavsiye etmem.
  • entelijansiya sevmeyenler okumasın. ben beğenmedim.

    hiç bana göre değil. samsa, böcek olup ailesinden başlayıp, patronunu eve gelen hizmetçileri falan yeseydi daha ilgi çekici bir kitap olurdu. bireyin toplumun ona gösterdiği samimiyetsiz, vefasız davranışları sonucu gerçek kimliğine bürünüp, umarsızca intikam almaya giriştiği bir yapıt haline gelirdi. hem entelijansiyası kaybolmazdı hem de daha çok okunurdu.

    zaten kitap bittikten sonra hemen kafamda yeniden yazdım yukarıda belirttiğim gibi. daha sürükleyici oldu.
  • franz kafka ile küçük yaşta tanışmama neden olan eserdir.masum böceğimiz gregor samsa'nın dönüşümünden sonra ailesinin samimiyetsizliği,iç burkan davranışları bile okunmaya değerdir.sonunda kız kardeşinin gregor olsaydı bizim böyle yaşamamıza asla izin vermez çoktan çıkıp giderdi demesiyle gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum. yıllar sonra daha az duygusalken tekrar okuduğumda kafka'nın insan olmanın gregor samsa'yı tutsak kıldığı,uyumsuz bireylerin dışlanmaya mahkum olduğu,itici,olmasa da olur hatta olmasa daha iyi olur temalarını bir güzel işlediği sonucuna vardığım eseridir.
  • sırtına elma saplanan gariban böcek gregorun iç burkan hikayesini anlatan kitaptır. çağına göre iyi bir kitap olsada altında çok derin anlamlar aramamak lazım. yazmış olmak için yazmış geçmiş işte amca.
  • öyle bir kitaptır ki kendisi insanın bir örümceğe dönüşmesine şaşıramadan normal bir durummuş gibi okumaya devam edersiniz. sadece kitabı okumak yetmez. can yayınları baskısını okursanız önsöz ve sonsözü de okumanızı şiddetle tavsiye ederim. böylece kitaba bakış açınız değişir, her şey daha da anlamlı hale gelir. hiç ummadığınız anlamlar yüklüdür kitapta.

    insanı bir sabah uyandığında bir örümceğe dönüşme endişesi sarar; görünen olarak dönüşmek şart değil. kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. milyonlarca insan yok mu sanki çoktan dönüşmüş?
  • etkileyici öykü.

    bana, soyut kavramlardan çok, ağır hastalık halindeki bir bireyin toplum ve aile ile ilişkisini hatırlattı. kanser, engellilik, yatalak olmak hali gibi durumları. ailesinin bir süre sonra sıkılması ve ölünce rahatlaması da bu açıdan mantıklı geliyor bana.
  • dönüşüm korkunç bir düş, korkunç bir tasarım..