şükela:  tümü | bugün
  • bıkmadan, usanmadan, devamlı, sürekli
  • güzel türkçemizin ilginç çelişkilerinden birini daha oluşturan zarflardandır. şöyle ki: "durmadan bir şey yapmak" ve "bir şeyi yapıp durmak" anlamca çelişiyor gözükmelerine rağmen, çelişmemektedir*.
  • yasar kurtun son kasetinin* ilk sarkısı
    "igneyle dugme gibiyiz seninle
    igneyle dugme
    sen bana batıyorsun
    acıtmıyorsun
    içimden geçtiğin oluyor bazen
    hissetmiyorum
    hissetmiyoruz hissetmiyorsun..."
    sozlerine bayıldıgım sarkı
  • (bkz: sürekli) (bkz: daima) (bkz: hep) (bkz: devamlı)
  • (bkz: mutemadiyen)
  • durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    sonra akşam sonla sabah durmadan
    zorla akşam zorla sabah durmadan

    şimdi öfke baldan tatlı
    hapşursam dökülüverir burnumdan
    biteviye duygularım kanatlı
    beklemek ve umit etmek şimdi soytarı
    elim eline degmeden yataga uzanmadan sırtım
    başımın agrısı falan dokuverir burnumu
    hasret ve duz beklenti daha zor,
    yemin ederim daha zor

    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    sonra akşam sonla sabah durmadan
    zorla akşam zorla sabah durmadan

    igneyle dugme gibiyiz seninle
    igneyle dugme
    sen bana batıyorsun,acıtmıyorsun
    içimden geçtiğin oluyor bazen bazen bazen bazen
    hissetmiyorum
    hissetmiyoruz hissetmiyorsun
    kapı açılıyor, kapanıyor kapı
    bütün ayaklar aynı sesi çıkarıyor
    keçileri kaçırmış buralarda biri
    keçiler ortada ortalığı dağıtıyor
    kapı açılıyor kapanıyor kapı
    bütün keçiler aynı yöne bakıyor

    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    sonra akşam sonla sabah durmadan
    zorla akşam zorla sabah durmadan

    hoşçakal istanbul
    allahismarladık istanbul
    görüşürüz istanbul
    şşşt, istanbul sana söylüyorum , görüşürüz

    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    durmadan akşam durmadan sabah durmadan
    sonra akşam sonla sabah durmadan
    zorla akşam zorla sabah durmadan
  • yakalanan zaman bile akıp geçmekte, geçiyor, beni durmadan geçmiş olana çevirmekte. yakalama ve farkına varmada* da bir ezicilik, yalnızlaştırma* var. ama acıların en güzellerinden.

    "o da kendi oğluna engel olamayacaktı kardeşlerim. dünyanın sonuna kadar da böyle filan gidecekti, durmadan durmadan durmadan, kocaman dev bir herif filan gibi, belki dev ellerinde leş kokulu pis bir portakalı döndürüp döndürüp duran bizim tanrı'nın kendisi gibi (korova sütbarı sağ olsun)." anthony burgess - a clockwork orange

    "oysa hayattaki ciddi sorunlar hiçbir zaman tamamen çözülmez. çözülmüşe benzeseler bile bu aslında bir şeylerin muhakkak kaybolduğunun bir işaretidir. bir sorunun anlamı ve amacı çözümünde değil, onun üzerinde durmadan çalışmamızda yatar. bu tek başına bizi küçük düşmekten ve taşlaşmaktan korur." carl gustav jung - aspects of the masculine

    (bkz: durmaksızın)
  • flört (müzik grubu)'ün, arpej müzik yapım etiketiyle yayınlanan “bize özel” albümünde yer alan bir parça.

    söz & müzik: çağatay kehribar
    düzenleme: flört (müzik grubu)

    şarkının lirik video klibini buradan izlemek mümkün.

    şarkının sözleri ise şu şekilde:

    “gecelerin bir oyunu mu bu?
    aldığım her nefes 'sen' dolu
    durduramam, yağmur yağar
    geldi mi şimdi yolun sonu?

    bilmez mi insan, hayat durur aşk olmadan
    sevebilir misin hiç kalp kırmadan?
    bir baktım sen sonra bir anda yok oldun
    kıyamet mi bu?
    yanıyorum hiç durmadan, hiç durmadan

    faydası var mı anlatmamın?
    konuşur, belki de rahatlarım
    gözlerimde sonsuz gece
    geriye ne kaldı, bir tek hece

    bilmez mi insan, hayat durur aşk olmadan
    sevebilir misin hiç kalp kırmadan?
    bir baktım sen sonra bir anda yok oldun
    kıyamet mi bu?
    yanıyorum hiç durmadan, hiç durmadan

    yanıyorum hiç durmadan”