şükela:  tümü | bugün
  • otomobillerde kalkıştaki hızlanma değeri olan 0-100 benzeri yüksek süratlerdeki hızlanma değeri.. genellikle 80-120 km hızlanmada saniye birimiyle ifade edilir. bu değer yüksek torklu dizel otomobillerde benzinli otomobillere göre daha düşüktür.
  • esneklik veya flexibilty, anlam itibariyle bir çok konuda uygulanabilir bir sözcük olsa da temel olarak çalışma yaşamı ile ilgili bir kavram olup, çalışma yaşamına son 30 yılda girmiş bir uygulamadır. bu uygulama, en basit olarak atipik çalışmalar denilen alışılmışın dışında ki çalışma modellerini içerir. özellikle 70 li yılların başında gelişen dünya şartları ve yeni üretim modelleri yada organizasyon sistemleri, çalışma yaşamında esneklik arayışlarını ortaya çıkarmıştır. ülkemizde de esneklik yada tam söylemiyle esnek çalışma, sanayileşmiş ülkelerdeki boyut ve çeşitlilikte olmasa bile hızla yaygınlaşmaktadır. bir ülkedeki en temel esneklik uygulaması ilk ve öncelikli olarak mevcut iş yasalarının esnekleştirilmesi ile ortaya çıkmaktadır. geçtiğimiz yıllarda türkiyede de bu yapılmış ve daha önce ufak tefek bazı işyerlerinde yasal olmayan* bir şekilde var olan esnek çalışma modelleri, yeni iş yasası ile yasal* hale getirilmiştir. örneğin şu an mer’i olan 4857 sayılı iş yasasının 9. maddesi enteresan bir maddedir. madde metni içersine çalışma biçimi olarak -yada diğer türde- tabiri sokulmuştur. bu tabir, yasa içersine sokulan esneklik uygulamasının sınırsız bir halidir. yani her koşulda ve her durumda işe yarayabilecek türden bir düzenlemedir. çünkü bugün için hiç kimse -ya da diğer türde- sözünün anlamını ve kapsamını bilmemektedir. zaten bu anlam ve kapsam ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak ve ortaya çıkan bu yeni çalışma şekli her ne ise çalışan tarafından buna itiraz edildiğinde, çalışana yasa metni gösterilecek ve yeni çıkan bu çalışma biçiminin diğer türde olduğu ve yasal zemini bulunduğu söylenecektir. sırf bu deyim dahi esnekleştirmenin içimize nasıl sağlamca sokulduğunun kesin kanıtıdır. diğer esneklik uygulamaları ise öncelikle işçinin veya işyerinin esnekleştirilmesi keyfiyeti ile gelişen uygulamalar olup; madde 7 de yer alan geçici iş ilişkisi, madde 13 de yer alan kısmi ve tam süreli iş sözleşmesi, madde 14 de yer alan çağrı üzerine çalışma, madde 15 de yer alan deneme süreli iş sözleşmesi gibi eski kanunda kısmen veya açıkça yer almayan ama şimdiki kanunda net bir şekilde bağımsız maddeler halinde var olan müesseselerdir. öte yandan özellikle bir kavram vardır ki bunun sayesinde artık fabrika tanımı dahi değişmek zorunda kalmıştır. bu kavram, alt işveren* yani taşeron uygulamasının yasallaşması ile oluşan, işvereni sonsuz rahatlatan muhteşem kavramdır. yasadaki taşeron tanımına göre, sevgili işveren, işin gereği ile teknolojik nedenler gibi muğlak ve tanımı her yöne çekilebilecek yuvarlak kelimeler kullanarak işi dilediğince parçalara bölebilecek, sigortasını, yağını, suyunu, vermek zorunda kalacağı daimi işçi çalıştırmak yerine, taşeron işçisi kullanacak, işçilik maliyetlerini düşürecek, işyeri bir bütün olma niteliğini yitirdiği için bir noktaya kadar örgütlenmenin önünü de kapamış olacaktır. esneklik işte böyle bir şeydir. yasa metninde bile açıkça işin gereği ve teknolojik sebepler denildiğinde, artık işyerinin bölünmesi, küçülmesi, bağımsız birimlere ayrılması ve taşeronlaşma kaçınılmazdır. bu durumda işyeri dışarıdan koskoca bir fabrika gibi görünecek ve fakat içersinde asıl iş diye bir şey olmayacaktır. asıl iş bir noktada nihai iş şekline büründürülmüş ve ara mertebeler tamamen parçalanarak şekil değiştirmiştir. yani asıl işi otomobil üretmek olan bir fabrikada iş parçalandığı anda bu fabrika da artık otomobil üretim işi asıl iş değil, nihai iş şekline dönüşmektedir.

    halk arasında esnek çalışma saatleri olarak bilinen iş sürelerinin esnekleştirilmesi uygulaması da günümüzde artık mümkün hale gelmiştir. özellikle telafi çalışması ve kısa çalışma uygulamaları işverenler açısından tek kelime ile süferdir. bundan böyle taşeronluk, fason üretim, kaçak işçi çalıştırma, geçici işçi, mevsimlik işçi, istisna akdi, kapsam dışı personel, özel güvenlik görevlisi, belirli süreli hizmet akdi, ihbar önellerinin azaltılması ya da kaldırılması, kısmi süreli iş sözleşmesi, toplu izin, ücretsiz izin, toplu işten çıkarma, kısa süreli çalışma, vardiya sayısının azaltılması ya da çeşitlendirilmesi, çalışılan süreyle orantılı ödeme, kayan iş süreleri, telafi edici çalışma, vardiyalı çalışma, sıkıştırılmış iş haftası, işçilere yarım ücret ödenerek izne çıkarılması, performansa dayalı ücret sistemleri, toplam kalite yönetimi ve kalite çemberleri, evde çalışma, çocuk çalıştırma vs. uygulamalar iş hayatına yeni başlayacak genç nesillerimiz için daha şimdiden çok güzel günleri vaat etmektedir. onlar ki x & y firmasında işe başladıklarında, bir yandan hayatım kurtuldu derken, diğer yandan kucağa oturduğunu bilememenin verdiği o tatlı sevinçle uluslarüstü sermayenin sevimli birer oyuncağı olacaklar, doyasıya çalıştırılıp, çılgınca kamçılanacaklardır. işin ilginç tarafı, bu şekil iş ilişkisi içinde bulunanlar, işverenlerine maximum faydayı sağladıkları o meşhur marjinal fayda çizgisine ulaşana kadar pek bir şeyin farkına varamazlar. ahmet bey mi? evet ama bak iki gün üst üste işe gelmedi, valla patron haklı onu yollamakta, nesrin hanım mı? evet yahu çocuğu mu ne hastaymış bu ay kaçıncı izin, olmaz ki ama bizim şirketinde bi itibarı bi ciddiyeti var. sosyal devlet ilkesi mi o da ne ola ki? özellikle sendikasızlaştırma süreci içersinde büyük işyerlerinde sık sık şu şekil diyaloglar yaşanır.

    - salih bey zam istemişsiniz.
    - evet sayın müdürüm.
    - aslında bende sizinle bu konuyu konuşacaktım,
    - buyurun efendim
    - biliyorsunuz artık belli bir yaşa geldiniz, gençlerin önünü açmak lazım diyorum.
    - nasıl yani efendim,
    - nasılı, yanisi manisi yok. dışarıda yüzlerce binlerce mezun var hepsi işsiz güçsüz aslan parçası,
    - efendim ben sadece size şunu arz etmek istemiştim,
    - ne diyorsun kardeşim? uzayda mı yaşıyorsun?
    - yani efendim malumunuz hayat şartları, sizde biliyorsunuz. geçim derdi, zaten benim ufak kızda bu sene okula başlayacak inşallah.
    - bak salih efendi sen benim dediğimi anlamadın galiba, ben seni işte tutmak için patrona karşı direniyorum aylardır, diyorum salih iyi adamdır, temiz, dürüsttür.
    - sağolun efendim.
    - beni zor durumda bırakıyorsun haberin olsun. senin yerine üçte bir maaşla işbaşı yapmak isteyen bir sürü arkadaş var.
    - biliyorum efendim
    - daha ne istiyorsun be adam
    - bi şey istemiyorum sayın müdürüm.
    - iyi afferim, akıllı ol böyle. bi da duymamayım bunları. neyse yeri gelmişken, senin çalışma saatlerini de yeniden ayarladım. bundan böyle hafta iznini çarşamba günleri kullanacak, pazar günleri çalışacaksın, ayrıca önümüzdeki altı ay boyunca gece çalışmasına da kalacaksın. anlaşıldı mı?
    - evet efendim
    - valla bak salih bi daha patronla senin arana girip referans olmam ona göre. kafanı kullan, işini iyi yap, sorun çıkarma. yoksa hemen kestiriveririm hesabını. biliyorsun seni severim.
    - allah razı olsun sizden sayın müdürüm. efendim bu gece çalışacak mıyım?
    - tabi hemen bu gece başlayacaksın.
    - beni işte tutuğunuz ve destek olduğunuz için size çok teşekkür ederim efendim.
    - ne demek. biz müessese olarak çalışanlarımız için varız. bunu herkese anlat. hadi bakiim.

    esneklik uygulamaları, gelişmemiş ekonomilerde geçimini sadece ve sadece emeği ile sağlayanlar için facia boyutunda bir çalışma ilişkisi yaratır. refah içinde yaşayan ve sosyal destek sistemi kuvvetli olan batı toplumlarında aynı sistem oldukça hoş etkilere sahipken, yani avrupa da bugün çalışma saatleri geriye çekilirken, çalışanlar daha az çalışma ile daha çok gelir elde etme imkanlarına kavuşurken ve işten arta kalan zamanlarında da resim, müzik, spor, aile vs. ye daha fazla zaman ayırırken; bizimki gibi sosyal güvenliği bile batakta olan, vergi vermeyen, sigortasız işçi çalıştırmayı marifet sayan, kayıt dışı ekonomisi kayıtlı ekonomisinin birkaç katı olan, sadece bir işte çalışmanın yeterli olmadığı, ancak birkaç işte birden çalışarak geçinilebilen, sendikal örgütlenmesi engelli bir sistemde, esneklik uygulamaları sayesinde tüm çalışanlar artık daha net bir şekilde öğütüleceklerdir. bunun kurtuluşu yoktur.
  • sınırsız algılama, hissetme zenginliğidir.
  • yönetimin bir ilkesi olarak esneklik, değişen iç ve dış koşullara kolaylıkla uyabilmeyi, değişimlere karşı duyarlı olmayı sağlamak olarak tanımlanabilir.

    (bkz: yönetim ilkeleri)
  • dış kuvvet etkisi ile uzamak,kısalmak,kuvvetin kalkması ile eski haline gelmesi
  • deprem esnasında binalardan beklentimizdir.*
  • bazen, kaskatı bir tutuculuğun tezahürüdür esneklik.
  • döneklik ile obsesiflik arasında bir yerdedir.
  • ekonomide, bir malın fiyatındaki değişmeler sonucu üretici veya tüketicinin arz-talep durumundaki değişimleri ifade eder.