şükela:  tümü | bugün
  • roland barthes'in yanilmiyorsan seksen kadar romandan ve onlardaki asik karakterlerinden yola cikarak 'asik ozne'ye dair olusturdugu ask soylemini anlatan oldukca tasakli bi kitap.
  • aşık olduğumuzda kullandığımız dil, her zaman konuştuğumuz dilden çok farklıdır; çünkü yalnızca kendimize ve hayalimizdeki sevgiliye yönelmiştir. işte tam da bu nedenle yalnızlığın dilidir aslında aşkın dili... günümüzde bu yalnızlığa bir de aşkın toplumun kıyısına itilmesinden gelen yalnızlık ekleniyor: hala bir çok insan aşık oluyor, aşk söylemi hala sürüyor, oysa toplum cinselliği hevesle konuşurken, aşk söylemine alayla bakıyor.

    roland barthes'in edebiytin başlıca aşk metinleri üstünden yazdığı bu arzu anatomisi kitabında, aşık olan herkesin iyi bildiği o bekleyişler, randevular, mektuplar, aşık olmak için aşık olmalar, "ölesiye seviyorum"lar, tartışmalar, intihar tehditleri, terkedip tekrar bir araya gelişler var.

    yazarın, aşk söylemini kavramlarla, çağrışımlarla yeniden oluşturduğu bu parçalar "aşk"ın, kelimenin belki de şimdi dünyamızdan yavaş yavaş çekilen o eski anlamıyla, nasıl bir "tutku" olduğunu gösteriyor.
  • tahsin yücel cok öztürkce cevirmiştir.dili zordur.ama kitabı okurken sürekli haah haaaah şeklinde nidalarla tam dilimin ucundaki betimlenemez şeyleri betimlediğini farketmişimdir.helal olsundur.
  • "aaaa? ama aa ama.. ben de böyle yapıyorum, hem de aynılarını" diye diye okunan kitap. 3-5 kere okudum, hala şaşırıyorum. aşkınızın, aşk için yaptıklarınızın size özel, benzersiz olduğunu düşünüyorsanız, çok yanıldığınızı anlayacaksınız okuduktan sonra.
  • her zaman en karanlik yer lambanin altıdir
    ask kendi cennetinden kovulmaktir gibi özlü sözler keşfetmeme/ yaratmama neden olan esin kitabı.
  • aşkı semiotik olarak irdeleyen, trajikomik gülücükler savurtan kitap.

    lise felsefe platformu çerçevesinde bu kitaptan alınan metinlerle yaptığımız bir okuma tiyatrosunda kitapla ilgili aldığım en güzel eleştiriyi almıştım. salonda bulunan öğrencilerden biri söz alıp:

    "- arkadaşlar iyi güzel de başka konu mu bulamadınız, ben kulaklarımı ve gözlerimi kapıyorum ve izlemiyorum"

    gibi bir cümle kuran arkadaş, bir şeylerin farkına vardığımızı sandığımız anda aslında asıl farkındalığı mı aşılamıştı ne olmuştu pek anlayamadım.
  • "aşık bekleyendir" diyodu yanlış hatırlamıyosam barthes bu kitabında.
  • sevgililer günü el kitabıdır.diyelim sevgilinizle üç gündür hiç konuşmadan sadece birbirinizin gözlerinin içine bakarak yaşamış ve o ışıktan beslenip suyunuzu aşk çeşmesinden içmişsiniz.bu halde dahi aranızda olup bitenleri, binbir entrikayı , düşünce kayıklıklarını,kaygan zemini, güzellikler perdesinin kulisinde yapılan hazırlıkları ortaya dökebilir, döküyor. döksün. roland barthes'ı bedbaht eden melal sizi biraz daha yaklaştırsın. uzaktan sarılın.
  • barthes'in -muhtemelen yegane- best-seller kitabıdır bu, ya da en çok okunan diyelim. isminin albenili olmasının etkisi de vardır muhakkak. ne yazık ki diğer kitapları aynı ilgiyi görmemiştir, ya da onları okuyup anlamaya çalışmaya okuyucunun götü yememiştir. benim yemedi en azından, bu kitabın gazıyla göstergebilimsel serüven miydi neydi, onu almıştım. ilk bir kaç sayfası biraz yamuk, ellenmiş, diğerleri mis gibi tertemiz, yepisyeni duruyor kitaplıkta.
  • okurken içinde kaybolmak ve kendinizi bulmak arasında sürekli gidip geldiğiniz, kapağı robert doisneau'nun meşhur fotoğrafıyla tasarlanmış barthes eseri.

    http://www.sauer-thompson.com/…togrpahydoisneau.jpg