şükela:  tümü | bugün
  • burdur'da kurulmuş olup, türkiye'nin ilk yaban hayvanları rehabilitasyon merkezidir. 2011 yılında kurulan doğa okulu ile de varlığını eğitim yönünde de sürdürmektedir.

    burdur gölü odaklı bu merkez, 11.000'e ulaşan yabani fauna varlığıyla, tüm uluslararası kriterlere sahip olup, tüm ülkedeki kuş gözlemcisi doğa tutkunlarının vazgeçilmezi olmuştur.

    flamingo, tepeli patka, kuğu, angıt, sakarmeke gibi tespit edilebilen 85 kuş türü varlığı ile ornitoloji turizmi kapsamında , kuş gözlemciliği’ne (bird observation) ve peyzaj özelliklerine son derece elverişli bir konuma sahiptir.

    yapılan araştırmalara göre burdur gölü 100’e yakın kuş türüne ve yaklaşık olarak 300 bine yakın su kuşuna ve özellikle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan dikkuyruk ördeklerinin yüzde 70’ine ev sahipliği yapmaktadır.

    tatil planlarımıza eklenmemesi için bir sebep yok.

    lisinia.com
  • kurucu veteriner hekimi öztürk sarıca'nın müthiş çabaları ve çalışmalarıyla kurulmuş bir doğa yerleşkesidir. kendisi de burdurlu olan öztürk bey, ailesinden olan kimi toprakları, yavaş yavaş satın aldığı diğer topraklarla birleştirip hatırı sayılır bir merkez oluşturmuştur. elbette türlü türlü önyargılar, paranoyalar ve çelmelerle karşılaşmıştır.

    ülkemizde gerçekten bir ilktir ve tektir. şahsımı inanılmaz sevindirmiştir ve umutlandırmıştır.

    neden bağış, hibe ya da fon almadığı ise gerçekten merak ettiğim bir konudur. çünkü adamım bu işin ucu bucağı yoktur.
  • ailesinin birçok ferdini kanserden kaybeden öztürk abimizin köyümün sınırları içerisinde kurmuş olduğu türkiyenin ilk yaban hayvanları koruma ve rehabilitasyon merkezidir. sadece bununla kalmayıp çevre köylüleri bilgilendirmek için alternatif sulama yöntemleri ile organik tarım yapmaktadır. son zamanlarda az su tüketen lavanta ve yöredeki insanların geçim kaynaklarından birisi olan gül tarımını da faaliyetlerine eklemiştir.
    bu merkezi kurduğu toprakların hiçbirisi ailesinden miras kalmamıştır, hepsini sahiplerinden değeri ne kadar ise o fiyata almıştır ve kaynak tamamen kendisine aittir ne bir hibe ne bir kredi yada bağış kabul etmeyecektir.
    ilk yıllarında çevre insanı tarafından eski köye adet getiren her insan gibi kuşkuyla karşılanmıştır ama şu an rüzgarı ters yöne çevirmiştir.
    yılın her mevsimi ama özellikle bahar ve yaz aylarında daha çok yurt dışından olmak üzere bir çok üniversite öğrencisi ve gezgin misafirleri ücretsiz bir şekilde ağırlamaktadır.
    eğer siz de entelköylüseniz ve biraz yol yorgunluğunu atmak için rotanıza burayı eklerseniz güzelce dinlenebilir, orada yetişen ürünlerden faydalanabilirsiniz.
    eğer daha fazla bilgi ve yardım almak isterseniz seve seve yardımcı oluruz.
  • gönüllülerinden 100 tam puan almış nadir yerlerden biridir. belki bir tatilinizde siz de orada gönüllü olmak istersiniz.
  • ulasim sikintisi oldugundan merakimi daha da arttiran ciftlik.
  • kuruluş hikayesi

    uzun yıllardır burdur’un yeşilova ilçesine bağlı akçaköy’de yaşayan ailesi ile birlikte, doğa ile baş başa bir çocukluk geçiren öztürk sarıca’nın ve lisinya’nın hikayesi ilk gördüğü andan itibaren çok etkilendiği “ardıç” ağacıyla başlar.en olumsuz şartlarda yaşama,direniş ve dayanıklılığın simgesi, olarak gördüğü ardıç ağacı’nın suyu ne kadar az tükettiğini, en kıraç yerden en sulak yere kadar her yerde yaşamı sürebildiğini, insanları gölgesinde ağırlayıp, uğurladığı zamanları görür. biraz büyüyüp kitap okumaya başlayınca ardıç kuşları ve ardıç ağacı arasındaki mükemmel uyumu öğrenir. yere dökülen ağacın tohumları ardıç kuşunun sindirim sisteminde hayat bulur ve dışarı atılarak toprağa karışan bu tohumlar çimlenir.

    doğadaki tüm canlı ve cansız varlıklar arasındaki sonsuz uyumu,özellikle son 30 yılda doğanın kirlenmişliği ve bunun yansıması olarak da ortaya çıkan kanseri gören sarıca, kendini adadığı doğal hayatın sürmesi ve gelecek nesillere aktarılması için kolları sıvamaya karar verir.

    lisinia doğa projesi nin temelleri doğa gönüllüsü veteriner hekim öztürk sarıca tarafından 2005 yılında burdur gölü’nün kıyısında atılmıştır. bölgenin eski çağlardaki adı olan psidya’nın en önemli şehirlerinden biri lisinia’dır, merkez adını buradan alır. (lisinia: doğan ve batan güneşin,ay ışığının sudaki pırıltısı anlamına gelir)

    3 yıl süren izin çalışmaları sonucu lisinia öncelikle ülkemizin ilk yaban hayatı merkezlerinden birisi olarak resmiyet kazanır. aynı dönemde tüm masrafları öztürk sarıca tarafından karşılanmak üzere 10 yıllığına orman ve su işleri bakanlığına bedelsiz hibe edilir.

    kurulduğu yıldan beri gelişerek çeşitlenen lisinia doğa hali hazırda 8 farklı alt proje ile çalışmalarını sürdürmektedir. bu projeler:

    1-kansersiz gelecek elimizde
    2-lisinia’dan dünya’ya; yaşamak için burdur gölünü yaşat
    3-yaban hayatı rehabilitasyon merkezi
    4-lisinia doğa okulu
    5-gönüllü doga koruyucusu
    6-ekolojik üretim / doga dostu tarim uygulamalar
    7-yerli bitki / hayvan türlerinin üretimi ve gen muhafazası
    8-lisinia enerjisini dogadan aliyor!

    proje tamamen gönüllülük esasına dayandığı için tabiki de biz ekşicilere buna destek vermek düşer. buyrun link

    ayrıca lisinia proje son yıllarda türkiye'de en çok ses getiren etkinliklerden birisi olan "su orucu" etkinliğine ev sahipliğini yapmış ve şafak türkel'in çektiği göle yas belgeselinin temasını oluşturmuştur. su orucu etkinliğine bir çok ünlü sanatçı ve siyasetçi destek vermiştir.

    ayrıca lisinia'nın kurucusu öztürk sarıca projenin devamı niteliğinde olan yeni bir projeye başlamıştır. adı lavanta deresi olan projede ki amaç, köy halkını çok su tüketen tarım faaliyetlerinden vazgeçirip lavanta ekimine geçilmesi. lavanta yüksek verim istemeyen topraklarda, çok az su ile yüksek verim veren bir bitkidir. bu konudaki ilk adımları 3-4 sene önce lisinia doğal yaşam alanında atan öztürk sarıca, lavanta deresi projesine ise kendi köyü olan akçaköy'e 670 dönüm civarında lavanta ekerek başladı. köy halkının uygulamalı olarak bu projeyi görmesi, daha sonra ise kendilerinin de lavanta yetiştiriciliğine başlaması bekleniyor. bu konuyu daha sonra uzun uzun yazarım.

    yukarı da niye hibe kabul etmediği sorulmuş. unutmayın bu proje gösteriş veya reklam için yapılan bir proje değil, bizzat tek kişinin ufak bir kıvılcım çakarak insanları bilinçlendirmek için yaptığı bir proje. gösterilmek istenen şey herkesin elini taşın altına bir şekilde koyması gerektiği, siz sanıyor musunuz ki destek aldığınız zaman insanlar size saygın bir proje gözüyle bakar. tek diyecekleri "amaaaan bana da versinler parayı ben de yaparım."

    başta öztürk sarıca olmak üzere projede emeği olan herkes sonsuz teşekkürleri hakediyor.

    kaynakça:

    [http://www.lisinia.com/ http://www.lisinia.com/]

    [http://www.bugun.com.tr/…like-kapida-haberi/1270106 http://www.bugun.com.tr/…like-kapida-haberi/1270106]
  • 360 kanalında şu anda, muhteşem birşeymiş mutlaka gitmek, mümkünse katkıda bulunmak lazım.
  • burdur'a yolu düşen doğa severlerin uğraması gereken bir yerdir.

    yurt dışından gelen gönüllülerin, terör kaygısıyla bu yıl gelmedikleri gözlenmiştir.

    burdur'dan fethiye, denizli tarafına gidenler için ana yoldan çıktıktan sonra 7_8 dakikada ulaşılmaktadır.
  • lisinia hakkında yapılmış şöyle bir belgesel bulunmaktadır ;
    https://m.youtube.com/watch?v=ip2tn51qujk
  • nihayet bugün gidip gördüğüm yer. tek kelimeyle muhteşem. harcanan emek, niyetteki halislik içeri girer girmez kendisini hissettiriyor. doğada karşılaşsanız kaçacak yer arayacağınız hayvanların yaralı, bakıma muhtaç hallerini görmek, birisinin onlarla ilgilendiğini bilmek gerçekten çok tuhaf hissettiriyor. bu tip yerleri gördüğümde "ben böyle bir işin neresinde olabilirim?" diye soruyorum hep kendime ve iyi kötü kurduğum düzeni bozup böyle bir şeye dahil olmak hep çok zor ve ütopik geliyor. bu yüzden başarabilen insanları hayretle ve takdirle izliyorum. helal olsun, ellerinize, yüreğinize sağlık.