şükela:  tümü | bugün
  • testosteron patlaması yaşayan karakterlerin adamı.
  • (bkz: rust and bone)
  • loft, rundskop ve de rouille et d'os'dan sonnra blood ties'da da arıza karakteri canlandıracakmış gibi gelen oyuncu.
  • blood ties'ın fragmanında kendisine ayrılmış iki saniyelik görüntüde sarf ettiği "benim kim olduğumu sanıyorsun sen?" ile tüylerimi diken diken etmiş, "abi bir ayıbımız olduysa kusura bakma" dedirtmiştir. son zamanlarda izlemekten haz alınan sayılı aktörlerden kendisi. pek de yeteneklidir. bunun için sadece rundskop'u izlemek yeterlidir. kendisine teslim edilen o karakteri kotarmak kolay değildir. öyle zor bir karakter ki schoenaerts'in bu filmdeki performansı daha da kıymetli hale gelir. matt filmde çok konuşmaz. o yüzden karakterin hislerini bedeni ile yansıtmak durumundadır. karakteri kotarırken zorlandı mı, bilmiyorum ama bu karakterin altından büyük bir başarıyla kalktığını söylemek mümkün. karakterin duygular arasındaki geçişlerinde epey başarılıydı. sevdiği kızın yanındaki utangaç halleri, dayak yerken kendisini kurtarmayan arkadaşının yanındaki öfkesi, ağabeyinin arabasının tekerlerini çalan iki tamirciyi dövmekten beter ettiğindeki ruh hali veya banyodaki ruh durumu... bu sekanslarının tamamının altından başarıyla kalkıyor. denildiği gibi bedenini çok iyi kullanmıştı bu filmde.

    sonra kendisini rust & bone'da benzer bir karakterde izledik. gene fazla konuşmayan, karakterin hislerini bedeniyle yansıtan bir karakterde çıktı karşımıza. gene çok iyiydi. rundskop'ta tamircileri döverken adeta kendisinin taşaklarını ezip hayatını karartan adamdan intikamını alıyordu. bu sekansın bir benzeri rust & bone'da da karşımıza çıkıyordu. rust'ta çıplak elle boks yaptığı sekans, bu sekansı hatırlattı bana. benzer bir hissiyata sahip. karakter geçmişin acısını karşısındakinden çıkarıyordu adeta. velhasıl bu filmde de döktürmüş ve epey yetenekli olduğunu kanıtlamıştı.

    haliyle projeler önüne yığılmaya başladı. iki sene içerisinde yedi filmde izleyeceğiz kendisini. rundskop'un yönetmeni michael r. roskam'ın ilk amerikan filminde (animal rescue) arkadaşını yalnız bırakmadı aktör. filmin yardımcı rollerinden birisini üstlendi. bu filmdeki rol arkadaşı noomi rapace ile gelecek sene alive alone filminde de rol alacakmış. alive alone'da hapisten yeni çıkmış bir eski suçlu rolünde karşımıza çıkacakmış. kötü karakterlerde daha bir başarılı zaten. animal rescue'nun çekimlerini bitirdi. şimdilerde kate winslet ve stanley tucci'li a little chaos'ta rol alıyor. filmi alan rickman yönetiyor. bu filmden sonra michelle williams'lı suite française'ı kotaracak. gene sene bitmeden carey mulligan'lı tom hardy uyarlaması far from the maddenning crowd'ı çekecek. filmi çok yetenekli yönetmen thomas vinterberg yönetecek. sağlam sinemacılarla çalışacak kısacası. bu iki senede adını sık sık anacağız gibi görünüyor.

    blood ties'a döneyim. film ekim ayında gösterime girecek. cannes'dan filmle ilgili pek olumlu eleştiri gelmedi. genelde bu kadroyla yaratması gereken gürültüyü yaratamadı, filmi zayıf bulanlar da var, ortalama üstü bulanlar da. ama eleştirmenlerin birleştiği nokta clive owen ve matt'in döktürdükleri. daha önce ingilizce konuştuğu bir film çekti mi bilmiyorum ama bir de bu dilde kendisini izlemek güzel olacak. her dili konuşuyor mübarek.

    loft'u unutmayalım. 2008'de çekilen ve epey beğenilen belçika yapımı loft 2011'de amerika'da tekrar çekildi. belçika yapımının yönetmenliğini üstlenen erik van looy yeniden çevrimin de yönetmenliğini üstlendi. matt, michael'ı yalnız bırakmadığı gibi erik'i de yalnız bırakmadı. film hala gösterime girmedi. halbuki çekimleri bir buçuk sene önce sona erdi.

    velhasıl takip ediniz, kaliteli oyuncudur.

    edit: yukarıda belirttiğim filmleri gösterime girdi. şu entriyi güncelleyeyim dedim. bu seneyi the danish girl, maryland ve a bigger splash filmleriyle kapatacak. şu sıralarsa brad pitt, edward norton ve tom hanks'in yapımcılığı paylaştıkları lewis and clark dizisinde clark'ı canlandırıyor. bu diziden sonra dostu roskam'ın abd'deki 2.filmi olan the faithful'da oynayacakmış. bir de true detective'in showrunner'ı nic pizzolatto'nun kitabından uyarlanacak galveston da beklemede. şimdilik bunlar dışında başka projesi yok ama diziyi bitirdikten sonra yeni projelerini açıklayacağına eminim.
  • baklava tepsisi görmek isteyen bu arkadaşı izlesin derim.

    (bkz: rust and bone)
  • rolünü oynamayıp yaşayan ekolünden çok yetenekli, boylu poslu ve sakalsız da yakışıklı olabilen başarılı aktör. ekranda izlemek büyük keyif.
  • bazı fotoğraflarında olduğu kadar hoş çıkmamış yakışıklı mı yakışıklı aktör. 187 boyuyla, kesinlikle çok canlar yakıyor.
  • (bkz: far from the madding crowd) filminde ilk kez gördüğüm, aksanınan ingiliz sandığım, belçikalı olduğunu okuyunca çok şaşırdığım yakışıklı ve iyi oyuncu. bundan sonra da filmlerini takip edeceğim.

    adının okunuşu: ma-ti-yas s-hun-erts
    edit: "skuunarts" değildir. "sch" kombinasyonu almanca'da ş okunmakla birlikte flamanca'da s+gırtlaktan h şeklinde okunur. "ae" diftongu ise kalın e okunur.
  • (bkz: maryland)