şükela:  tümü | bugün
  • çekmeköy'ün bir mahallesi.
  • bir sezai karakoc kitabi. tahmin ettiginiz gibi mehmet akif ersoy'u anlatiyor. oncelikle hayati/dusunce dunyasi ardindan da siiri olmak uzere iki kisimdan olusuyor kitap. akif konusunda aklimiza takilan sorulara yeterli cevaplari bulabilecegimiz eserlerden de biridir ayrica.
  • ankara devlet tiyatrosunun remzi özçelik tarafından yazılıp cahit çağıran tarafından yönetilen oyunudur. ankara'daki temsillerini, küçük tiyatro'da yapmaktadır. prömiyerini geçtiğimiz 12 mart'ta yaparak sahne hayatına başlamıştır. dün gidip izleme olanağı buldum. son derece doğru ve etkili ışık ve müzik seçimi, başarılı oyunculuklarla 2 perde 2 saat şeklinde sıkmayan, etkileyici bir oyun ortaya konmuş. yayın hayatında başarılar dileyelim ve ankara'daki suserlar için ekleyelim öğrenci biletleri salon 9, balkon 6 lira. gidiniz, izleyiniz efendim.
  • aralık ayında prömiyer yapan 2017-2018 ankara devlet tiyatroları oyunu. mehmet akif'i biraz tanımak ve o dönemi tekrar yaşamak için mutlaka gidilmeli.

    --- spoiler ---

    oyun milli mücadele döneminde mehmet akif'in ailesiyle evinde oturup dertleştiği bir sahne ile başlıyor ve istiklal marşının kabulü ile bitiyor. bu sebeple şairin hayatından bir kesit niteliğinde. zaten sizi öyle bir etkiliyor ki eve döndüğünüzde oyunda olmayan herşeyi okuyup öğrenmek istiyorsunuz.

    mehmet akif'i ve neyzen tevfik'i canlandıran tiyatrocular tek kelime ile mükemmeldi. hatta mehmet akif'in eşi dışında bütün oyunculuklar hayran kalınasıydı. biz oyunun ikinci gösterimine gittik, zamanla herkesin role daha çok alışacağı kesin. ankara devlet tiyatrolarının güzel oyunlarında hep karşılaştığımız "gişe açılır açılmaz bilet kapma yarışı" bu sefer başıma gelmedi. hatta oyuna günler kala bile yer bulmak mümkündü, buna biraz şaşırdım fakat oyun bilindikçe (bkz: neşe dert aşk), (bkz: fosforlu cevriye) ya da (bkz: radyo-yu hümayun) gibi bilet kapanın bayram ettiği bir hale geleceği kesin.

    --- spoiler ---

    yazan, yöneten, oynayan ve emeği geçen herkese teşekkürler. istiklal marşını yazan şaire layık bir oyun olmuş.
  • son yıllarda gördüğüm en kötü oyunlardan birisi olmuştur. mehmet akif'in düşünceleri o kadar kör göze parmak şeklinde bastıra bastıra anlatılmıştır ki bir ara yanlışlıkla çocuk oyununa falan mı geldim diye düşündüm.

    hele hele mehmet akif'in karısı ve kızını oynayan oyuncuların performansı ne yazık ki çok yetersizdi.