şükela:  tümü | bugün
  • azerbeycanlı ünlü şair. sabir diye bilinir. ülkesindeki molla nasreddin adlı dergide cahilliği taassubu hicveden mizahi yazılarıyla ve taşlama tarzı şiirleriyle ünlüdür. hophopname adlı eseri türkiye de de basılmıştır.
    (bkz: gorhuram)
  • 1862-1911 yılları arasında yaşamış, şiirleriyle fuzuli'den sonra azerbaycan'ın yetiştirdiği en önemli şairdir. şiirlerinin çoğu yergi tarzındadır.

    ilber ortaylı'ya göreyse islam dünyasında halkın topladığı bağış ile heykeli dikilen ilk büyük adamdır.

    nefsin garazı, aklın marazı

    ey nefs, farz bildiğin için ağlayışın,
    daim olsun gerek gece gerek gündüz sitayişin
    dinim ve mezhebim, emelimdir nümayişin
    şimdi nedir bu yolda, bana söyle, arayışın?

    bu emir doğrudur diye izan ederim
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    eh, olmasam bir işte reis, eylerim fesat,
    sana vefasızlık ederim, başlarım inat,
    çalışmamla ayrılığa döner o koyu ittihat,
    birtakım şahıslar bana etmezse inkiyat.

    ben özerkim, itaatı ferman ederim,
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    bir şahsın olsa aklı bin benim kadar,
    sanmam ola kaya gibi tahsin benim kadar,
    görsem ki halk edip tayin benim kadar,
    bin hile ederim, edemez cin benim kadar…

    sanma ki hile hurdayı noksan ederim,
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    başkanlığım altında dolup toplanmayınca kâr
    hele olmayınca elimin altında iktidar,
    bir hayırlı işi ister ede kim ki intişar
    cüret ederim onu öfkelenip tarumar.

    kin ve garazla cümleyi hayran ederim,
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    bir iş ki hayrım olmasa encama varamam,
    bin çıplak olsa da birine urba veremem,
    şanımı, makamımı bütün islama veremem,
    vatan derdinden ben seni talana veremem!

    ülke halkını zulm ile perişan ederim,
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    çünkü muazzez olmaya çoktur tefekkürüm,
    emsalin ihtiramına artmakla tahassürüm,
    ben ben demekle cümle bilir var tekebbürüm,
    olsa nolur nice ahmaklara teşekkürüm

    onlardan ayrılığa ahd u peyman ederim,
    benden emin ol, âlemi sana kurban ederim!

    bir gün gelir onlar da bilir hıyanetim,
    benden tiksinerek kaçar cemaatim,
    o zaman kopar başıma benim de kıyametim,
    artar gamım, gider ferahım, ulu şevketim.

    o zaman ahdi bozup ben de isyan ederim,
    imdat! derim, ama nasıl bir devran ederim!

    ayrıca (bkz: copy paste degil alin teri)
  • inteligentik, bu ki, böhtân deyil, türki damşmaq bize şayan deyil,
    türk dili qâbil-i irfan deyil, biz buna qâil olan insanlarıq!
    ay berekallah, ne gözel canlarıq!

    aydınız, bu yalan değil, türkçe konuşmak bize yakışmaz.
    türk dili irfan dili değil. biz bunu anlayan insanlarız.
    helâl olsun bize, ne güzel insanlarız!

    mirze elekber sâbir

    bunu okuyup türklüğe hakaret ediliyor diyenler, vatan haini diye böğürenler çıkıyor. hayat ne garip. oysa bakın bir edebiyat ustası kendisi için neler demiş;

    " mirze elekber sabir’de çok sağlam, çok derin bir tarih ve millet şuuru vardır. o, türk tarihinin bütünlüğünün farkındadır. azerbaycan’ı bu bütünlük içinde değerlendirir. türklerin ayrı ayrı adlarla, sıfatlarla parçalanmasına, birbirine düşman olmasına karşı çok hassastır. o, dilin birlik için en önemli etken olduğunu bilmektedir. türkçe yazmayan, türkçe konuşmayan aydınlara şiir diliyle gereken cevapları verir. farsça’nın bir ‘aydın dili’, bir edebiyat dili olmasına meydan okuyan; bölgesindeki ruslaştırma çalışmalarına karşı çıkan sabir, her fırsatta türkçe’nin büyüklüğünü dile getirir. halkın konuştuğu türkçe ile yazar. halkın sözlerini, deyişlerini, ağızını şiirinde kullanır. zaten şiir yazması halkın dertleri içindir, o halde halkın anlamadığı bir şiiri uygun görmez. gerçi şiirlerinde yörenin etkisiyle pek çok farsça sözcükler bulunur; ama, özellikle hicivlerinde bunlara daha az rastlanır.

    mirze elekber sabir, türklüğün eğilmez başı, bilge kardaşıdır....

    o, tüm türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük hiciv-taşlama ustasıdır.

    onu, dünya durdukça unutmayacağız!
  • tutdum orucu iremazanda
    qaldı iki gözzerim qazanda
    mollam da döyür yaza yazanda

    (metinlerimde hata arayanlar için kaynak: haz: memmed memmedov: filologiya elmleri doktoru, professor, şarq-qarb yayınları, 2004, bakı)
  • "nerede bir müslüman görsem, korkuyorum" sözlerinin sahibi: (bkz: korkirem/#30216095)
  • yaklaşık 100 sene önce halkı kandıranlara, uyutanlara şöyle seslenmiştir:

    zahida, gel soyunak bir kere paltarımızı*,
    çıkarak zahire batındaki efkarımızı,
    pişgah-i nazar-ı halka* tutak varımızı,
    görüp onlar dahi tahkik eylesin kârımızı,
    her kimin akı kara ise utansın, a balam,
    belki yıllarca yatanlar bir uyansın, a balam!

    şimdilik* gel unudak filmesel* öz lafımızı,
    iddiamızca açak ayine-i safımızı,
    alak ayineye karşı bütün esnafımızı,
    gösterek onlara insaf için insafımızı,
    her kimin akı kara ise dayansın, a balam,
    belki yıllarca yatanlar bir uyansın, a balam!

    gel yazak şart için öz tercüme-i halimizi,
    hem de doğru olarak şerh edek ahvalimizi,
    halk tatbik eylesin halımıza kalımızı*,
    anlasınlar da n’olur gaye-i amalımızı,
    her kimin kalbi kara ise utansın, a balam,
    belki yıllarca yatanlar bir uyansın, a balam!
  • günümüz türkiyesi'nde yaşasa ve 110-120 sene önce yazmış olduğu şiirleri yazsa, akp tarafından "halk düşmanı, darbeci, bizi aşağılıyor" nidalarıyla linç edilip hayatını zindana çevirme planları yapılırdı muhtemelen ama 100 sene öncesinin azerbaycan'ında ahali aralarında para toplayıp heykelini dikmiştir. mesela, "sual cevap" isimli şu şiirini okuyun, aynı şiir 2010'ların türkiyesi'nde yazılsaydı şairinin nelerle karşılaşacağını bir düşünün.

    - şehr-i malumunuzun vaz u kararı* nicedir?
    - hamdülillah, nice görmüştüse nuh, öylecedir.
    - yeni mektep açılıp mı vatan evladı için?
    - az değil adem açan medrese ahfatı için.
    - okuyor mu gazete şehrinizin ehli tamam?
    - bazı sarsak okumuşlar okuyor, ben okumam.
    - ülkenizde açılmış mıdır kıraathane?
    - tazeler açmış idi koyduk onu virane.
    - aç karındaşlara infak edilir mi, emmi can?
    - onu görmez mi hüda, el niye versin ona nan*?!
    - bive avratların emri alınır mı nezere*?
    - canı çıksın, o da gitsin yine bir taze ere.
    - ittihat emrine dair konuşursuz mu bari?
    - konuşur bir paramız, leyk* boğazdan yukarı.
    - sunniy-ü şia taasupları lağv oldu mu ya? ( "bunlar şia'dan beter" diyenler için burası)
    - ne dedin? küfr konuştun! yırtarım ağzını ha?
    - gabil-i arz* sözüm yok, beni affet, gideyim...
    - becehennem* ki gidesin, seni hud ben nideyim?
    buna bak, ağzına bak, suret-i idbarına* bak!
    başının şapkasına, ettiği guftarına bak!
  • şieyem, emma ne bu eşkâlden,
    sünniyem, emma ne bu emsalden.
    sufiyem, emma ne bu ebdalden
    heg seven insanem, a şirvanlılar!
  • namık kemal'in ünlü "âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır" şiirine kafkasyalıları tenkid eden bir nazire yazan şair.

    âmâlimiz efkârımız ifnâ-yı vatandır
    kin u garez u hırs bize ruh-i bedendir
    ef'al yok ancak işimiz lâf-ı dehendir

    dünyada esâretle bütün kâm alırız biz
    kafkaslılarız, yol keseriz, nâm alırız biz

    (...)