şükela:  tümü | bugün
  • valizlerinizi kaybettik demi$lerdi bana bu havaalaninda. 2 saat valiz arayip bulabilmi$tim sonunda. sevmem, etmem. cok kalabalik.
  • iniş ve kalkışlarda gereksiz yere uzun süre uçakta beklemek zorunda olduğunuz havalimanı... mümkün olduğunca uzak durun..
  • karizmatik, devasa bir havaalanidir. hatta birkac havaalaninin biraraya gelmis hali gibidir. kadrolu hirsizlari vardir. gozunuzun onunde bavul calarlar. polise gidersiniz, bir yandan cirpinir bir yandan kapilari kapatin, birseyler yapin, dersiniz. patlak gozlu amerikan polizei'si yuzunuze bakar ve burdaki butun kapilari kapamak icin ne kadar adam lazim sen biliyor musun, der. buyuklugunu o an daha derinden idrak edersiniz.
  • chicago o hare havalimani ile birlikte avrupadan gelen ucaklarin abdye giris noktalarindandir.
  • requiem for a dream filmindeki uyusturucu cekimlerinde kullanilan arkadaki ucak sesleri, bu havaalaninin yakinindaki bir mekandan(yonetmenin evinden), bu havaalanini kullanan ucaklar sayesinde kaydedilmistir.
  • sanılanın aksine tüm işlemlerin çok planlı ve hizli bir şekilde yapildiği ve uçaktan indikten 5 dakika sonra elinizi kolunuzu sallayarak new york'a ulaşabileceğiniz medeniyet harikası. girişteki kontrol memurlarından korkmak yerine rahat olmak gerekir çünkü onlar da sizden bizden onlardan aramızdanlarıdr. biraz onlara çekingen gözle bakarsanız aranızda şöyle bir diyalog geçebilir .

    o- amerika'ya ilk kez mi geliyorsun?
    ben-evet.
    o- iyi . burda adam yemiyorlar. sen yemelisin herkesi.
    ben - aç değilim
    o- ne yapmak istiyorsun
    ben- gezecem çalışacam ingilizce konuşacam
    o- boşver böle saçmalıkları. direk kız olaylarına gir. amerikan kızları çok sağlam olur.
    ben- zaman gösterecek
    o- boşver bak başka amerika yok. hemen gir şurdan new york city'e. burda kalacağın zamanlarda güleryüzlü ol. gerisi kolay.
    ( daha sonra 2 dakika boyunca abimiz kopar. kendi hikayelerini anlatır )
    ben- artik ben girsem
    o- evet halen ne bekliyorsun
    ben- halen imzalamadiniz
    o- pardon ya unuttum. seni de beklettim.
    ben- teşekkürler
    o- iyi amerika günleri ve çıtır kızlar sana.
    ben- size de iyi kontroller.
    o- amerika'dan hiç çıkma . gerekirse kaçak yaşa
    ben- ( gülümsüyor ve giriyorum)
    o - (halen gülüyordur belki böle kafa adamı nerden bulup koymuşlar çok saolsunlar)

    ayrıca bu havaalanı hakkında geniş bilgi için (bkz: the terminal)
  • terminalleri arasında gidip gelmek için air train adında, rayları yerden epey yükseğe döşenmiş bir ulaşım aracı kullanılan devasa havalimanı.
  • biz ataturk havaalaninin kapisindaki efsanevi kuyrugu, ustune amerikalilarin paranoyakligini, valizleri "guvenli", "supheli", "bomba sanmasinlar diye cikip gostermesi kolay olsun" diye dusunerek hazirlariz, gideriz bu havaalaninda, bir de bakariz giriste ne kontrol ne metal tarama vardir.. keza bavullari da check-in'e catir catir verirsiniz.. bu biraz supheye sebep olur tabii, "ulan acaba ben yokken aramaya yaparlarsa, x-ray'de supheli bir sey cikar da valizi gondermezlerse" gibi paranoyaya yol verir.. ozellikle yaz tatili icin oda toplayip geri donecekseniz daha rahatsiz olursunuz.. bin turlu ivir zivir.. cok merak ediyorum lightsaber'i (bkz: master replicas) gorunce ne yapacaklar..

    tabii yaniniza el bagaji da alabilirsiniz, ama unutmayin valizi verdikten sonra ucaga girene kadar donunuza kadar araniyorsunuz, bir amerikan klasigi..
  • 4 lü icao code u kjfk olan havalimani...