şükela:  tümü | bugün
  • adı ağaçkakan anlamına gelen eski bir kral,ünlü bir bilici. geleceği görme yetisine sahip ağaçkakanı hep yanında taşırmış.büyücü kirke tarafından ağaçkakana çevrildiğide ileri sürülür.
  • latium'un en eski krallarından ve yerli sayılan boydandır. faunus'un babası, kral latinus'un dedesi olduğuna inanılırdı. sürekli yanında taşıdığı ağaçkakan, roma dininde oldukça önemli bir semboldür, mars'a adanmış bir hayvan olup romulus'la remus'un kurtarılmalarında efsanede ası geçen dişi kurt kadar önemli bir rol oynamıştır.
  • bu ay yayin hayatina baslayan edebiyat ağırlıklı aylik kültür sanat dergisi. satis fiyati tarih itibariyle 3 milyon tl.
  • epsilon yayıncılık tarafından çıkartılan yeni doğmuş dergi...necati sonmez, naim dilmener, nazli erayın yazılar yazdığı bi nevi kültür-sanat dergisi...
  • murathan mungan'in umit karan'la yaptigi roportajin yer aldigi, 12 saat bolumunu tuna kiremitci'ye ayirmis yeni bir dergi... icinde latife tekin'den yemek tarifi bile var!
  • yayın yönetmeni berran tözer'in sözleriyle: "picus'un tek bir amacı var: kitabı endüstriye taşıyacak yollardan biri olmak" açıksözlülüğü için kendisine teşekkür ediyorum. ilk sayıya baktığımızda kitabı endüstri olarak düşünmemizi sağlayan insanların yarısının dergiye dahil edildiğini görüyoruz. diğer yarısı da bir sonraki sayıda devreye girer artık. işin tuhafı aynı isimleri milliyet sanat türü diğer sektör dergilerinde de görüyoruz. bu kısıtlılık nedendir acaba?endüstri dediğimiz şey tanıtım, reklamcılık olduğu kadar üretimdir de, nerede bu endüstrinin üretimi? picus, sanırım bu soruyla ilgilenmeyecek. çünkü derginin yazı kurulu yok, tek bir editörü var yalnızca. yani işin edebiyat, kültür üretimi ile ilgili bir editör var bir de yayın yönetmeni ama derginin 3 reklamcısı var. kitabın endüstriye dönüşmesi de budur zaten: bir bok üretmeden bol bol tanıtmak.sağolun ben almıyayım.
  • türkiye'deki edebiyatın her öğesinde gittikçe daha fazla hissedilen "pulp"a özlemin son halkası. tasarımından biçemine, editörün önsözünden içindekilere kadar her yanına işlemiş bir sığlık mevcut.
    baktıkça eski kitaplık dergisini yad eder oldum.

    bakınız bu durumu belli ki kulağa ilginç geldiği için yapılan murathan mungan-ümit karan röportajında nasıl gözlemliyoruz:

    mm: başarıyı nasıl yaşıyorsun?
    ük: çok güzel yaşıyorum...
    mm: peki başarısızlığı nasıl yaşıyorsun?
    ük: kötü yaşıyorum.

    ...
  • picusun sınır tanımadan gerçekleştirdiği araştırması için (bkz: ümit karanla murathan mungan ilişkisinin boyutu)
  • derginin ekim 2003 tarihli 3. sayısında, genel yayın yönetmeni berran tözerin birinci sayfada yer alan yazısında : ".......orhan cem çetinin fotoğrafları." cümlesi, bir sonraki cümlede ".....öylesine güzel resimler çekti ki....." olarak yazılmı$ ve bir anlatım-anlam bozukluğuna sebep olmu$tur. bu tür düzelti hataları devam etmez in$allah.

    http://www.picus.com.tr/
  • hiç fena bir dergi değilmiş. tasarımı filan gayet iyi. kendine özgü bir dergi olduğu rahatlıkla söylenebilir. şu anda bu tarzda bir derginin piyasada benzeri yok.