şükela:  tümü | bugün
  • insanın ifadesini kaydıran bir rüzgara sahip olan ve ingiltere'nin güneyinde yer alan sahil şehri. tarihi dockyardı ında büyük britanya deniz tarihi sergilenmektedir. burada sergilenen ve yapımı arasında 20-30 yıl fark olan 18-19.yy a ait gemilerdeki teknolojik ` bilumum değişiklik: tahtadan metale kürekten buhara ` sanayii devrimini anlatır.
  • abd'nin new hampshire eyaletinin en buyuk degil ama en meshur yerlesim birimi olan, takriben 20.000 nufuslu bir sehir kasaba kirmasi.. eyaletin guneyinde konuslanmis olup icinden nehir gecen, yakininda okyanus olan ve kisi basina dusen restoran ve bar istatistiklerinde a milli takima girecek denli basarili olan bir turist kasabasidir..
    magazalari, kafeleri, barlari, restoranlari ve ust-orta sinif amerikanlar'iyla mutlu amerikan aile filmlerinde gordugumuz kasabalari andirir..
    ufak tefek ama pek bir senlikli, bir o kadar da huzun verici turk cemaatinin* cuma aksamlari toplanip cay demleyip, esrar cektigi kilim caffe'sini ise nereye koyacagimi bilemedigim gibi mekanin isleticisi ve de cem karaca abd subesi yalcin abi'ye saygilar..
    bol bol greyfurt yiyelim..
  • charles dickens in dogmus bulundugu ingiliz sahil sehri.. londra ve diger guney sehirlerine tren yolu sayesinde ulasimin cok kolay olmasi bir avantajidir .. londra tren ile bir bucuk otobüs ile iki bucuk saat uzağındadır... lakin kendinize güvenip direksiyon başına geçerseniz kapağı motorway e attıktan sonra bu mesafe gaz pedalını dürtme katsayınız ile ters orantılı olacaktır. southsea sahil seridinden düzenli olarak isle of wight a hoovercraft servisi mevcuttur, bunun yanı sıra kuzey fransa ve ispanya ya battal boy feribotlar (p&o ferries) da bu şehirden kalkar... ingiliz donanmasının hatırı sayılır bir kısmı portsmouth körfezinde istirahat eder. yerel halkın büyük bir kısmı denizci kökenlidir ve şehirin, aynı zamanda da futbol takımının kısaca adı pompey şeklinde geçer. tarihi limanı hms victory ve hms warrior gibi iki adet güzele ev sahipliği yapar. yapımı henüz tamamlanmış olan ve gunwharf quays civarından yükselen spinnaker tower ise şehirin yeni sembolu olma yolunda büyük bir adım atmıştır...

    ne diyorsun aslanım sen diyorsanız aydınlanmanız açısından aşşağıdaki linklere göz gezdirebilirsiniz.

    http://www.poferries.com/…emplate/routes_routes.htm
    http://www.spinnakertower.co.uk/
    http://www.hms-victory.com/
    http://www.hmswarrior.org/
    http://www.iwight.com/
    http://www.gunwharf-quays.com/
  • ingilterenin dorset eyaletine bağlıdır.
    3 sene sonra gelen edit: ingiliz politkacıların populist yaklaşımları sonucu yeni il yapılan hampshire bağlanmış güzide güney şehri.
    *
  • mike oldfielddan güzel bir oyun havası.
  • logosunda sarı-lacivert ay-yıldız olan portsmouth fc kulübüne adını veren ingiliz şehri
  • futbol takımı için:
    (bkz: portsmouth fc)
  • portsmouth,nh gibisi yoktur...yılın her mevsimi bir başka güzeldir...ayrica oldukça özlenilen bi kasabadır....
  • daha önce sadece londrayı görmüş kişiler için ne turizm ne de eğlence açısından bekleneni verebilecek bir yer değildir. meraklıları için; yağmuruyla, rüzgarıyla, fish n chipsiyle, her yüz metrede bir bulabileceğiniz publarıyla, deniz kenarından kuzeye doğru iki km ilerlediğinizde bile değişen aksanıyla, güneşli havalarda t shirtlerini çıkararak dolaşan yerel halkıyla tipik bir ingiliz şehrinden öte bulunabilecek şeyler sizin durumu ne kadar olumlu yorumlayabildiğinize göre değişir. ama bu, portsmouth ta eğlenilemez anlamına da gelmez. örneğin north end de, normalde civar halktan bir irlandalı değilseniz girmenizin mümkün olmadığı irish pub'da çarşamba akşamları sadece 2 pound karşılığında salsa dersi almak, southsea de ki d-day museum ve blue reef aquarium ı dolaşmak, her ne kadar güneşli olsada soğuk olan bir havada yerel halka uyup çivi gibi olan okyanusa dalmak ve "yok canım, limonata gibi işte" diye titreyerek bağırmak, man utd - portsmouth fc karşılaşmasının olduğu gün manchesterlı taraftarları taşıyan minibüs tarzı bir arabayla karşılaşıp portsmouthlu zannedilip kovalanmak ve bir dolu da küfür yemek, bot turuna çıkıp kaptanın garip aksanından dolayı söylediğinin tek kelimesini anlamamak ve yerel halka uyup onlar güldüğünde gülmek, amiral nelson un gemisinin fotoğrafını çekerken standla gemi arasındaki boşluğa fotoğraf makinesini düşürmek, liquid denen gece kulübüne yanlış ayakkabı tercihi nedeniyle alınmamak ya da deniz kenarında yürürken aniden bastıran yağmur ve rüzgar nedeniyle kendini can havliyle bir çatı altına atmak ve buranında şans eseri south parade pier olması sonucu bir yerel eğlencede düzenlenen yarışmalara katılmak mümkündür. isle of wight a oldukça yakındır ama araba kiralyıp gitmek isteyenler feribota on dakikalık bir mesafe için oldukça yüklü bir ücret ödemeyi göze almalı. bunun dışında hovercraftla da gitmek mümkün ki en ucuz ve en zevklisi.
  • aslında adadır, lakin bizim cunda adası gibi anakaraya çok yakın olduğundan köprülerle bağlıdır. popülasyonunun yarısını üniversite ve dil okulu öğrencileri oluşturur, haftasonu barlarda donanma bebeleri içip nara atar, ha bir de dümdüzdür istanbul'un yokuşlarından sonra bünyeye ilaç gibi gelse de bu durum fena halde manzara yoksunluğuna sebep oluyormuş onu gördüm. son olarak en az 3 yıl daha yaşayacağım yer, kısfmet artık.