1. filmin çekimi tamamlandıktan sonra yapılan tüm işlemler
    renk açmak, rötüş, göğüs büyütme v.s v.s
  2. bir filmin/dizinin çekimleri tammalandıktan sonra efektlerin, müziklerin eklenmesi eğer gerekiyorsa dublajın yapılması yeterli teknoloji varsa gereksiz seslerin çıkarılmasına denir
    türkçesi montajdır.
  3. cekilmis bir filmin ustune yeni bir takım goruntu ve ses efektleri , 3d modeller ekleme ve bilimum rötüşlar için kullanılan ifadedir. bu baglamda, sadece cekilmis goruntuleri, yeni bir sey eklemeden, kesip bağlayarak filmi olusturma asaması olan montaj dan oldukca farklıdır.
  4. bir filmin/reklamın/dizinin/klibin vs. çekim aşamasından sonra geçtiği her türlü işlemin tümü. montaj da bunun bir parçasıdır. önce film telecine edilir, offline montajı yapılır, sonra bi daha düzgün renk ayarıyla telecine edilir, sonra sesi yapılır (sette alınan seslerin, ses efektlerinin, dublaj, dış ses, müzik gibi her türlü kulağın algıladığı şeylerin filme göre yapılması), online'ı yapılır, online'da gerekirse 3d'si, gökyüzüne bulut koyma, adamın ağzına ateş koyma, sağ köşeden gözüken crane parçasının silinmesi vs. gibi bir çok gerekli/gereksiz efekt yapılır. bu aşamada yönetmeni kontrol etmek önemlidir. çünkü sette beceremediği bi sürü şeyi inferno'da, flame'de yapmaya kalkar. gidip yerdeki halının rengini değiştirmenizi isteyebilir mesela. daha sonra ajans istiyo diye bin kere film değişir. çok ama çok pahalı bi şeydir post-prodüksiyon. yorucudur da.. uyutmaz adamı, eve gün aşırı gönderir..
  5. yapim sonrasi. cekimlerden once yapilan hazirliklar "yapim oncesi" (bkz: pre-production) diye bilinir. post production da, cekimlerin bitiminden sonra filmin tabi tutuldugu her turlu islemi kapsar. montaj(turkcesi kurgu)'dan farkli diildir, zira kurgu da yapim sonrasi asamalardan biridir.
  6. çekimler biter bitmez filmin sinemalarda gösterimine kadar olan film yapım evresine post production diyebiliriz.
    teknik ve pazarlama olarak ikiye ayırırsak ;
    teknik kısım, çekimler bitip filmin dop negative halinde (sinemalarda gösterilebilecek durumda) elimize gecene kadar gecen süredir.

    bundan sonrası filmin dağıtımı , reklamı, pazar arayışı vs. gibi süreçlerin yaşandığı pazarlama evresine girer.
    çekimler 35 mm, 16 mm gibi formatlar ile analog; hd, minidv, dvcam gibi formatlarda dijital olarak yapılır.
    35 mm film formatı da 4 e ayrılır*; 1/85 kaşlı, sinemaskop, full academy ve süper35 mm olarak.
    bunlar birbirinden görüntü kalitesi, pratiklik, sağladığı olanaklar vs ile ayrılırlar.

    1 85 kaşlı 35 mm formatı yaygın olarak kullanılan formattır. film şeridinindeki her karenin üstünde ve altında kaşlar vardır. şeridin sol kısmında ses dalgası bulunur. standarttır.
    süper35 ise tüm kareyi kullanması ve oldukça kaliteli görüntü vermesi ile reklam sektöründe kullanılır.
    full academy ve sinemaskop ise amerikan film endüstrisinde kullanılan formatlardır.

    çekimler bittikten sonra negatifleri dijitale aktarma işlemine telesine denir. telesine off line montajın yapılabilmesi için şarttır. farklı telesine metodları vardır ; tek ışık telesine, best light telesine , full grade ..
    tek ışık en ucuz ve kullanılangelen yönetm olmakla beraber tüm filme monokromatik gri bir filtre ekler. timecodelara telesine aşamasında dikkat edilmelidir, filmin negatif montajı bu timecodelar ve offline montajın birlikteliğyle yapılır.
    full grade her bir karenin tek tek renk değerlerine bakıldığı telesine türüdür, reklam sektöründe kullanıılır.
    full grade ve best light aşamasında filmin renk değerleriyle ilgilenen görevli color grader dır. filmin görüntü kalitesi, sinematografisinde color grader ın önemli rolü vardır.

    telesine aşaması bittikten sonra avid, final cut ya da premiere ile off line montaj yapılır.
    offline montaj aşaması tüm yaratıcı kurgu sürecin gercekleştiği evredir. burada verilen kararlar negatif filmlere doğrudan uygulanır.

    offline montaj daki uygulamalar bir edit decision list ile -üzerinde tek tek kurgulanmış planların giriş ve çıkışlarının bulunduğu döküman- belgelenir.

    filmin en başta bahsedilen negatif leri edl ye göre kesip yapıştırılır ve bu aşamada yapılacak bir hatanın geri dönüşü yoktur. negatif montaj aşaması bitince ele gecen kurgulanmış şeritlerin bir negatifi daha alınır, buna master copy denir -negatif tabanlı pozitif kareler-. bu kopyalarda sadece görüntü bulunur aynı şekilde ses de bu tür aşamalardan gecerek bir ses dalgası haline getirilir ve master copy e eklenir . bu master copy de bir ham filme aktarılarak dop negatif denilen sinema kopyaları elde edilmiş olur.

    ses ve görüntü çoğu sinema filminde postproduction ın sonunda biraraya getirilir. o ana kadar eşleme işlemleri timecodelar vasıtasıyla gercekleşir bu yüzden time codelar ın önemi büyüktür .

    bir diğer postproduction sistemiyse, tüm filmin çekimler biter bitmez video ya aktarılması –telesine ile- ve offline kurgu dan sonra doğrudan ham filme aktarılması ile gercekleşir. bu sistem diğerine göre daha yeni ve pahalı bir sistemdir. fakat bu sisteme yönelik bir meyil vardır sinema çevrelerinde.

    filmin renk düzeni, görselliği, tonu color grader yönetmen ve sanat yönetmeninin ortaklığıyla negatif montaj sonrası planlar teker teker izlenerek düzenlenir. eğer bu aşama özensiz gercekleşirse filmin görselliğinde tutarsızlıklar, ışık, renk kaymaları, düzensizlikler görülür.
  7. filme değer katan işlemler olmasına rağmen, adı en az anılan kişilerin yaptığı ama vasat film ile iyi film arasındaki kalın çizgiyi belirleyen işlemlerin tamamı. en önemli ayağı kurgudur.
  8. "üretim sonrası" anlamında, üretimden sonra yapılan tüm işlerdir.

    film sektöründe en çok kullanılır:video editleme, özel görsel efektlerin eklenmesi, ses dizaynı-ses efektlerinin eklenmesi vs adımlarını içerir