şükela:  tümü | bugün
  • enteresan sarkilar yapan cezayir asilli fransiz bir sarkici modeli, ucun biri, ucun diger ikisi icin (bkz: khaled) ve (bkz: faudel), uc icin (bkz: 1 2 3 soleil)
  • ses yoksunu bir kisi. bu kadar unlu olabilmesinin nedenini anlamak guc
  • ''ya rayah'' isimli $arkisiyla ilk olarak tanindi.fakat bu $arki dile pelesenk olup soylemeye kalki$ildigindinda kufur eder gibi bir imaj cizer insan gozunde..
  • arabistanın kumlu çöllerinden fransanın lacanau beldesine uzanan ilginç bi ba$arı öyküsü son çıkardığı (made in medina) albümündede çok ilginç tınılar var, sempatik bi herif
  • ole ole albümü nefisti. bence sıkı müzisyen. keşke bazı gençlerimiz onu örnek alsa.
  • khaled'le ve diger rai'cilerle anilmasi sanssizlik biraz, cunku rachid taha, farkli bir kulvarin insani. rai soyleyecek kadar iyi bir sesi yok, daha kaba saba bir vokali var, ama sarkilari cok daha dinamik, daha modern. magrib tinilari mevcut tabii ki, ama en azindan durus, tavir olarak, albumleri daha rock'n'roll, hatta punk. bunda son albumlerinde beraber calistigi ingiliz produktor, eski gong ve system 7 elemani steve hillage'in payi da buyuk..
    turkiye'de ya rayah ile tanindi 98'de, ama gecmisi 80'lerin fransiz gocmen grubu carte de sejour'a kadar gidiyor. sonralari solo takilmaya basladi 90'larda ve 96'da yaptigi ole ole ile turkiye'de duyuldu az da olsa adi. ben de ilk o donemde, adini roll'un ilk sayisindaki muthis erdir zat kritiginde duymustum. kendimi muzikle ilgili bir adam addederken, hic duymadigim birinin bu kadar ovulmesi yuzunden, tabii epey merakimi celbetmisti. cidden de nefis bir albumdu o. kelma, nokta, valencia gibi enteresan sarkilarla doluydu album. sonradan ya rayah'li diwan cikageldi 98'de. cok daha geleneksel bir albumdu bu. rai'ye iyice yakinlasmis soundu ile, kendisinin de dedigi gibi bir 'kokleri hatirlama' albumuydu. eski arapca sarkilarin coverlarindan olusmustu. habina, ach adani, bent sahra gibi sarkilari duyunca, "ya bizimkiler niye boyle cover'layamiyorlar eski sarkilari?" diye hayiflanmistik.. o aralar turkiye'ye de geldi bir kac defa, star'in guzellik yarismasina bile cikarak bizleri sasirtti. 99'da 1 2 3 soleils konser albumunde yer aldi, ama sesi kanaatimce khaled ve faudel'inkiler yaninda cok kotu siritiyordu..
    neyse ki 2001'de made in medina ile donus yapti eski tarzina. ole ole'den bile iyiydi bence bu arap rock'n'roll albumu. hele acilisi yapan barra barra var ki, arap muzigine onyargili olan insanlari bile yola getirir bence..
    kisaca efendim, takip edelim diyorum arap muziginde kendine yeni bir kulvar acmis bu adami.
  • efendim, rachid, iyi album yapmakla kalmiyor, muthis de kiritiyormus. canli gorme sansina sahip olduk gecen gunlerde. sahnede genc bir "arap james brown'u" gordum sanki. grubuyla muthis uyumu, sahneye hakimiyeti, girdigi rock'n'roll pozlari ile gonulleri fethetti. grubu da muthisti, cok eglendikleri her hallerinden belli olan sevimli tiplerdi hepsi. gozlerimiz steve hillage'i aradi ama o yoktu. "rachid, biraz da ingilizce konussaydi keske" dedik, seyircinin cogunu frankofon olmasinin etkisiyle fransizca konusuldu hep. voila voila'yi acarken 'this is techno, baby!' dedi neyse ki..
    en onde olmanin da etkisiyle epey samimi olduk hatta kendisi ile. konsere kurtlarini dokmeye kararli gitmis olan ben, daha nokta'nin ilk notasi ile kendimden gectim, gerisini hayal meyal hatirliyorum. bir ara rachid, eline bir sise su alip, ustune boca etti bir kismini. sonra da benim elime tutusturdu, "birader ben sarki soylerken beni sula" der gibi el kol hareketleri yapti, tabii dinlememek olmaz, arkadasi pek guzel islattim. cok terledigimi gorunce hoplayip ziplamaktan, elime temiz havlulardan birini de tutusturdu kendisi sagolsun..
  • anırgan şahsiyet. her nedense yine de severek dinleriz...
  • bir donem ulkemizde unlu olup cesitli dergilere ve gazetelere 'ben anarsistim soyle entelim vs' roportajlari verip sonra da starin guzellik yarismasinda sahne aldiktan sonra gozden kaybolmus dana favorili adam.
  • mayıs başında babylon'da sahneye çıkacak şarkıcı, rai'ci mi desem yoksa.