şükela:  tümü | bugün
  • (1871-1935), türk müziğinin ünlü isimlerini konu alan bir dizi risale yazmış, bunlardan zekai dede, abdülkadir meragi ve dede efendi'ye ilişkin olanlarını yayımlayabilmiştir. meraklısı, bu risalelerin çeviriyazılarını bu kitapta bulabilecektir.

    eserleri
    1.esatiz-ı elhan i.cüz: hoca zekai dede efendi, istanbul 1318 (1902)
    türk müziğinin ünlü adı zekai dede'nin (1825-1897) hayatını konu alan bir risaledir. bestecinin ölümünden beş yıl sonra ve onun en yakın öğrencilerinden biri tarafından kaleme alındığından, oldukça sağlam bir kaynaktır.

    2.esatiz-i elhan ii.cüz: hoca abdülkadir-i meragi, istanbul 1318 (1902)
    135?-1435 yılları arasında yaşamış olan müzik bilgini ve besteci maragalı abdülkadir hakkında yapılmış ilk çalışmadır. abdülkadir'in hayat hikayesin karanlıklar içerisinden çıkartan ilk kaynak bu risalenin 100. sahifeye kadarki bölümü, konuyla ilgili olarak gazetelerde çıkmış polemiklere ayrılmış, daha sonra müzik adamının hayat hikayesi ve sanatı incelenerek, son kısma eserlerinin listesi eklenmiştir.

    3.esatiz-i elhan iii.cüz: dede efendi, istanbul 1341 (1925)
    hammamizade ismail dede'nin (1778-1846) hayatı ve sanatı üzerine yapılmış ilk ve bugüne kadarki en değerli çalışma olma kimliği taşıyan bu kitapta, dede efendi'yle ilgili olarak onu tanımış kimselerin anılarının yanısıra hakkındaki menkabevi söylentilere de yer verilmiştir ve son kısmında yine bir eser listesi vardır.

    rauf yekta bey, " esatiz-i elhan" serisini sürdürerek, türk müziğinin en tanınmış bestecilerinin hayat hikayelerini müzikoloji literatürüne kazandırmayı amaçlamış,bu maksatla urmiyeli safiyüddin ve hacı arif bey'le ilgili bölümleri de kaleme almış, ancak bunlar maddi imkansızlıklar nedeniyle basılamamıştır."

    kaynak: http://www.biyografi.net/
  • 1932 kahire uluslararası arap müziği kongresine türkiye'de mesud cemil bey'le birlikte katılmıştır. bu toplantıdaki izlenimleri mesud cemil şöyle özetliyor: ". . . türk mûsıkîsi'nin ses sisteminin mahiyetini, en büyükleri dahil, bir türlü kavrayamayan müsteşriklere ve hepimize yirmi dörtlü tabii sistemi fizik ve matematik esaslariyla ilk ögreten odur. ondan sonra gelenler sadece ilerletmişlerdir "
    bir sekizliyi yani 'kalın do-ince do' arasını 24 eşit parçaya bölünmesi esasına dayanana 24'lü sistemi anlattığı ve 1934'de kahire'de yayımlanan "mutâlâât ve erâe" adlı bir kitabı bulunan rauf yekta bey'in bu sisteminin asıl yaratıcısı ise mihail meşakka'dır.