şükela:  tümü | bugün
  • uğur mumcu'nun ast tarafından sahnelenmiş kitabı. 12 mart döneminde tecil hakkı varken askere alınıp, hastalığına rağmen ağır işlerde çalıştırılmasından, 12 mart zihniyetinin somut örneklerine kadar birçok olayı anlatır. gülmekten koltuktan düşmelere neden olacak denli komik bölümleri vardır.
  • güler misin, ağlar mısın dedirtecek bir kara mizah örneği. kitabı bitirdiğinde insanın, uğur mumcu, mümtaz soysal ve uğur alacakaptan'a bir kez daha saygı duyası geliyor.
  • ilk kez, 1978 yılında rutkay aziz tarafından ankara sanat tiyatrosu bünyesinde sahnelenmiştir. uğur mumcu, kendisini oynayan rana cabbar'a bizzat oyuncu koçluğu yapmış ve oyunun birçok gösterimini seyretmiştir. sakıncalı piyade, esas haliyle bir kitapken ve kitaptan oyunlaştırılmışken, oyunlaştırılmış halinin kitabı da basılmıştır*.
    http://www.umag.org.tr/kitaptanit1.asp?sec=026
  • su gösteri sanatları sahnesi tarafından sahneleniyor. özellikle mustafa kırantepenin oyunculuğu çok başarılı. oyunun sonunda sinevizyondan gösterilen 68 olayları ve devrimcileri yüreğinize vurulan son nokta oluyor.

    ayrıntılı bilgi:

    yazan: uğur mumcu
    oyunlaştıran: uğur mumcu- rutkay aziz
    yöneten: mehmet ulay
    müzik: timur selçuk
    hareket düzeni: gizem özden
    dekor-kostüm: m. ziya ülgenciler
    işık tasarım: yüksel aymaz
    efekt: ersin aşar
    film tasarım: çağrı kinikoğlu
    yönetmen yardımcısı: nazlıhan sağlam
    asistanlar: eylül başoğlu- gizem özerdem

    genel sanat yönetmeni: orhan aydin

    oynayanlar:
    mehmet ulay
    orhan aydin
    recep yener
    oğuz tunç
    talat bozok
    mustafa kirantepe
    tamer özceviz
    cenk şengül
    kayhan koşar
    deniz atam
    okan şildir
    murat çapik
  • ayni zamanda turk burokrasisinin rezilligini ve komikligini anlatan kitaptir.

    --- spoiler ---

    turkuyu soldan saga degil, sagdan sola salla diye soyleyeceksiniz*

    --- spoiler ---
  • uğur mumcu'nun kitabından oyunlaştırılmış, etkileyici birçok mesaj veren, oyuncuların müthiş performansları ile izleyeni bağlayan harika bir tiyatro oyunu.. izledikten sonra insan kendini gerçekten farklı duygular içinde hissediyor.
  • uğur mumcunun başyapıtı sayılabilecek, yarım solukta okunan eserlerinden biri. askerlikte yaşamış olduğu trajikomik olayların toplanması ile oluşturduğu, "askerlikte mantık aranmaz" sözünün belki de eser haline getirilmiş şekli. "dönemin hukuk kurallarının nasıl keyfi uygulamalar ile yozlaştırıldığını" ibret veren örneklerle bize anlatan uğur mumcu, çoğu zaman da ilginç saptamalara yer vermektedir. bunlardan biri:

    "işkence doğruyu söyletmişse yararlıdır, gereklidir. mahkeme gerçeği arar. gerçek çeşitli yollardan bulunur; gerçek işkence ile de bulunabilir".
  • uğur mumcunun aynı isimli romanından uyarlanmış, daha önce de sahnelendiğini öğrendiğim, şu an da sahnelenmekte olan ve geçen hafta kadıköy halk eğitim merkezinde izlediğim tiyatro yapıtı. mehmet ulay, orhan aydın ve recep yener oyunculuklarıyla adeta döktürüyorlar. genç oyunculardan da bir çoğu büyük performans gösteriyor. kısacası oyunun ağırlığını taşıyabiliyolar.

    --- spoiler ---

    oyuncuların gündoğdu marşını söylediği ve oyunun sonunda 5 dakikalık slaytta uğur mumcu, abdi ipekçi, bahriye üçok gibi aydınlar ve deniz gezmiş, yusuf aylan gibi solcuların resimlerinin gösterildiği kısımlar çok etkileyiciydi zira seyircinin çılgın gibi alkışlaması da bunu ıspatladı bana

    --- spoiler ---

    tabiki eksikleri de var oyunun.öncelikle sahne arası geçiş müzikleri biraz yavan kalmış, sanki o gazı, o heyecanı yaşatmak için özellikle yapılmış gibi. ama eğreti duruyor, insanı saramıyor. kostümler ise bence tam bir felaketti. bütün oyuncular tek tip pantolon yeşil t-shirtle sahnedeydi. ancak bunun nedenini oyunun, dönemin tek tip düşünce tarzını, askeri sistemin insanları tornadan çıkmışçasına istemesini eleştirdiği hatta dövercesine hicvettiği olarak algıladım.

    iki perdelik oyunda dekorun da çok zayıf olduğunu ve neredeyse hiç değişmediğini söyleyebilirim ama sanırım bütün bu eksi gibi görünen yanlar, dekor müzik ve kostüm gibi öğelerin, oyunun önüne geçmesini önleme düşüncesiyle bu şekilde düzenlenmiş. herşeye rağmen insanı güldüren ve güldürürken gerçekten düşündüren, hiç ilgi duymayanları bile cumhuriyet tarihinin karanlık sayfalarını araştırmaya itecek, "neden böyleyiz" sorusuna gayet net bir cevap olabilecek bir oyun. gidip izlenesi...
  • ankara sanat tiyatrosunun, uğur mumcu'nun aynı adlı eserinden uyarladığı tiyatro oyunudur. performansları takdire şayandı. ayrıca, faili meşhur(!) cinayetlere kurban giden bahriye üçok'un, abdi ipekçi'nin bunun yanısıra deniz gezmiş'in resimlerinin bulunduğu barkovizyon gösterimi de gayet hoştu. ama oyundan sonra yok sahte ergenekon davasıymış, bunlar komplo teorileriymiş falan diye bitirme ihtiyacı hissettiler nedense. o barkovizyondan gösterdikleri insanların kemiklerini sızlatıyor muyuz diye hiç düşünemediler. öyle ki o meşhur fail, bizzat avukatlığını yaptıkları ergenekon değil midir ?

    edit : imla hatası düzeltildi.