şükela:  tümü | bugün
  • cani cay yapmak istemeyen birinden, cay yapmasini istediginizde, karsilasacaginiz cay turu
  • halk arasinda siktiriboktan cay manasinda da cok kullanilir.
  • zahmetsiz, bulaşıksız gayet pratik sıcak içecek.

    yalnız ucuz markaların poşetleri suda batmıyor. bi de ne kadar sallarsan salla demli olmuyor.
  • (bkz: salla gitsin)
  • tatlı kaçık gelir benim aklıma sallama çay denince; odanın ortasına ipe dizip kuruttuğu, "açık çay" isteyene beş on kere kullanılmış poşetlerden, "koyu çay" isteyene bi iki kere kullanılmış poşetlerden ikram ettiği şahane sahne gelir gözümün önüne de. bir de tabii nisa serezli, müthiş oyunculuğu ile.
  • (bkz: dallama cay)
  • en sinir bozan şeylerden biridir, güzel bir yere gidip, çay istediğinizde size ılık su kenarında sallama çay getirilmesi (bkz: pia).. sallama söz kadar keyif kaçırıcıdır..
  • "bekarım, evde bir başımayım, bir de çayın derdi, bulaşığı ile mi uğraşcam" diyenlerin bir anlık yanılsama sonucu evlerine aldıkları, sonra ne yapacaklarını şaşırdıkları zımbırtıdır...bu durumda sevgili porselen demlik imdada yetişir ve poşet çaylar artık demlikte yer almaktadır...ince belli bardaktaki keyif devam etmektedir...

    bir de benim bu dediğimi kimi cafeler filan hayata geçirmişler, gördüm, ettim, şaşırdım...
  • sallama çay, adı üzerinde sallama yapılan bir şeydir. kesinlikle gerçek çaya benzemez. genellikle cafelerde bulunur ve de "sallama müşterilere" verilir. bu çayın müşteriye mesajı, "gelseniz de fark etmez, gelmeseniz de. sonuçta müessese batmaz." şeklindedir. tabii müşteri gerçekten müşteriyse o mekana bir daha uğramaz.
    eğer bir evde size sallama çay veriliyorsa bu kesinlikle sizin sallanmadığınızdır. artık ne yaparsınız bilinmez...
  • benim gibi açık çay severgillerin daldırıp çıkarma usulüyle açık sarı ona elde ettikten sonra çay kaşığının tepesine konuşlandırmaması gereken şey. bir süre sonra başka suya bir miktar daha daldırırım çıkartırım diye düşünmeyin sakın. bardağın üstünden sarkan ufak bir kısmından bile, bardağınızdaki suyu etrafa boşaltabilme yeteneğine sahip bu meret. cazibe kanununu başka nerelerde görebileceğiz bakalım. bu durumda siz yudum yudum çayınızı içerken, masa ora bura, kostüm hede hödö de çay damlaları ile desenlendirilmektedir. hele bir de ipini kupanın sapına dolamışsanız poşetin, ölün daha iyi. çekiştirirsiniz çekiştirirsiniz, açamazsınız kendi düğümünüzü, sonra poşetten ayrılır ip kısmı. koyu çay içip mideniz bulanmalıdır bundan kelli. böyle bir dert bişiy. acil icadedilmesi gereken aparatlar arasına, sallama çay yukarıda tutucu diye bir şey eklememiz icabını da hatırlatır bu konu bize. aklımızda bulunsun.
    ilerleyen zaman diliminde sizin sapına doladığınız ipli etiket vesilesiyle çay fincanınız, artık lipton marka olacaktır. ondan sonra satış elemanı olun da görün.