şükela:  tümü | bugün
  • patlatanin vezir patlatamayanin rezil oldugu icki cesidi
    (bkz: bitmis sampanya sisesinin icine gul koymak)
  • romantizmin doruklarında kadınları havaya sokmak, değer verildiğini göstermek için en pahalısından patlatılır.
  • galatasaray kupa'yi aldiginda, dogumgunlerinde, evlilik yil donumlerinde, sinav kutlamalarinda, helal olsun dedirten seylerde patir kutur patlatilip yarisini yere dokup seedilen icki..
  • beyaz şarabın iki kez fermantasyona uğratılmış hali. aslında şişesi sallanmamalı ve patlatılmamalı..
  • nam-ı diğer "şeytan şarabı"..
  • azeri turkcesinde "oynak şarap"tır adı.
  • ilk defa fransa’nın champagne bölgesinde geliştirilmiş yöntem ile yapılmıstır...adını da buradan almıstır dolayısıyla..
  • patladiginda yarisi siseden fiskirmak suretiyle bosaldigi icin pek de ekonomik olmayan icki.

    ayrica pavyonlarda bir nunmarali sevgi gösterisidir. sevilen sarkici, türkücü, dansöz, ne varsa artik* sahne performansini sergilerken sampanya patlatilir. bir siseyle kalinmaz, gerekirse 150 sise de patlatilir*. hatta bir kisim insanin dansözün ayakkabisina sampanya doldurup ictigi de kayitlara gecmistir.
  • eski tek kanallı günleri hatırlayanlar, playboy dergisinin türkiye'ye ilk geldiğinde trt televizyonunda yayınlanan reklamınındaki başrolu şampanyanın kaptığını anımsayacaktır...koyu kırmızı bir fon, ara sıra görünen gece elbiseli, sarışın bir hatun (hafiften soyunmakta) ve smokinli bir er kişi tarafından sallanan şampanya şişesi...

    reklamın sonunda playboy ve patlamış bir şampanya şişesi görmekte idik...ne demek istediler, açıkçası ben anlamadım (anlayan varsa anlatsın bi zahmet)...
  • 1688'de dom pierre pérignon icad etmistir ayni zamanda dünyanın en ünlü denebilecek klas bir sampanyasina da imzasini atarak isim babasi olmustur.