1. kasintili dokuntulu deri hastaligi. kroniktir. sittin sene gecmez.(bkz: allah muhafaza)
  2. insan derisinin yagli olmasindan kaynaklanan bir cilt hastaligi. nemli havalarda nuks eder. kepeklenme yapar, ozellikle kulak arkasinda ve ka$larda kabuklanmalar ve burun uzerindeki kizarikliklar bu hastaligin belirgin ozelliklerinden biridir. maalesef ya kuru ve sicak bir iklime gideceksiniz (bunu ben kesfettim) yada kaderinize razi olacaksiniz. ketoral isimli sampuan'in faydasi dokunmustur. kullanma sekli turk ilac rehberinin ifadesi (bkz:http://www.ilacrehberi.com/) ile,

    kepeklenme ve seboreik dermatit'te: 1. saçlar su ile ıslatılır ve ketoral medikal şampuan sürülerek köpürtülür. 2. saçlar köpüklü olarak 3-5 dakika bekletilir. 3. saçlar baş derisi su ile iyice durulanır. başlangıçta 2-4 hafta süreyle haftada 2'şer kez uygulanır. profilaksi, 1-2 haftada bir 1 kez'lik uygulama ile sağlanır. pitiriyazis versikolor'da: 1. hasta bölgeler su ile ıslatılıp, ketoral medikal şampuan sürülerek köpürtülür. 2. hasta bölgeler köpüklü olarak 3-5 dakika bekletilir. 3. su ile iyice durulanarak havlu ile güzelce kurulanır. başlangıçta 5 gün süreyle günde 1'er kez uygulanır. özellikle yaz periyotlarından önce olmak üzere nüksleri önlemek için 3 gün süreyle günde 1'er kez uygulanır. haricen kullanilir.
  3. yaklaşık 4-5 sene önce başıma musallat olan ve bir türlü geçmeyen tam anlamıyla bir illet. saçlı deride kabuklar ve yaralar şeklinde ortaya çıkan ve deriyle birlikte saçı döken, kaşıntısıyla sinir hastası eden, saçları 1 günde vıcık vıcık yağlandırabilen bir hastalık olup kesin bir tedavisi yoktur. ara ara yokolup sonra aniden hücum etmesiyle ünlüdür. stresle alakalı olduğu için herhangi bir sıkıntılı anınızda bir anda yeniden işgale gelebilir. hastalık çok hızlı bir şekilde geliştiğinden erkek hastalar genellikle kısa bir sürede saçlarını ellerine alabilirler, kadın hastalarda ise saçlar dökülmez ama bir yığın kırık yüzünden çok sağlıksız bir görüntüye kavuşur. şahsen ben aşırı gür ve uzun olmasıyla mutlu olduğum saçlarımı 2 sene içinde kaybederek şokun allahını yaşamış durumdayım. şu ana kadar bir çok üniversite hastanesi ve doktora muayene olduktan ve piyasadaki bütün ilaçları kullandıktan sonra derdime bir nebzede olsa dermanı dermovate losyonda ve sulfur şampuanda bulmuş durumdayım. benim gibi bu illetten muzdarip olanlara bol sabır diliyorum. umarım tedavisi birgün bulunur.
  4. aynı rahatsızlıktan ben de çekiyorum diyebilirim. çok ciddi olmamakla birlikte rahatsızlık veriyor. yine de garip bir ilişki keşfettim. evet kuru ve sıcak havalar iyi geliyor. ancak şuna dikkat ediniz. kola ve kahveyi aynı günlerde içmemeye çalışınız. büyük bir fark yarattığını söyleyebilirim. bir de çekirdek yemeyin. nedenini bilmiyorum ama bu bahsettiğim yiyecekleri karıştırınca cildim reaksiyon veriyor.

    edit: granül kahve içmeyi bırakın! turşu ve acı yemeyin! bunları bıraktıktan sonra sizde de bir iyileşme olursa buraya da yazın...
  5. tam iki senedir bu hastaliktan cekiyorum.kaslarim sürekli soyuluyor ve kuruyor.izmirde gitmediğim doktor kullanmadiğim ilaç kalmadi.(örnek:nizoral,egza-s,topikal kortikostoritler,basis cream,sebamed vb...).benim tavsiyem kesinlikle kahve,sigara,cola,cerezler den uzak durmaktir.ayrica bu hastılık yağlı ciltlerde daha cok görülür. bu arada banyo sayısını da azaltmak gerekir.bu hastalıgı her kim cekiyorsa sakın kafanıza takmayın ve strese girmeyin,rahat olun. görünüme etkisinden başka hiçbir kötü etkisi yoktur ve 4-5 sene icinde maya yok olur ve hastalık geçmeye başlar(bunu bana dokuz eylül tıp fak.dermatoloji abd başkanı soyledi).
  6. temel sebebi, vücuttaki yağ bezlerinin diğer insanlara oranla daha büyük olması/daha fazla çalışmasıdır.
    kola, kahve, fındık-fıstık, alkol, yağlı gıdalar, kızartmalar ve sairenin aşırı tüketimi, cildinizi kolayca elinize verebilir.

    tam tedavisi, deri altındaki yağ bezlerini küçülten ve fekat yan etkileri dolayısıyla pek tercih edilmeyen, yanılmıyorsam kortizon destekli ilaçlar ile mümkündür, ancak dediğim gibi tercih edilmez. tam tedavidense, hemen hemen hiç yan etkisi olmayan kremler/losyonlar ve devamlı kontrollü beslenme ile belli sınırlar arasında tutulmaya çalışılır.

    metabolizmanın değişkenliği dolayısıyla dışarıdan tedavide, sabah ve akşam için farklı ilaçlar kullanılır. ayrıca saçlar için ayrı, diğer kıllı bölgeler için ayrı ilaç kullanılır.

    evet efendim, seboreik dermatit yalnızca kafada değil ,her yerde kepek yapabilir. saç diplerinde oluşan kepeğin yanı sıra, kaşlarda, bıyık-sakal bölgesinde, hatta göğüs kıllarında dahi kepeğe rastlanabilir.

    hastalığın bir diğer etkisi de, aşırı yağlanan ciltten dolayı, enfeksiyonlara, dolayısıyla da sivilcelere daha açık bir durum yaratmasıdır. sırt-göğüs-bel bölgesinde aşırı yoğun ve büyük olmasa da, sivilcelenmeye rastlanabilir. bu sebepten, banyo esnasında herhangi sabunlardan ziyade protex/seba med gibi antibakteriyel sabunlara yönelmek gerekir.

    ilaçların kullanmaya başladıktan bir hafta sonrasında gözle görülür etki yarattığını, beslenmeye de dikkat ettiğinizde, kısa zamanda özellikle yüz bölgesindeki etkilerin ortadan kalktığını şahsi deneyimden söyleyebilirim.
  7. lise yıllarından beri hayatımı zehir etmiş olan hastalık... burun kenarlarında ve kaşların çevresinde sinsice gelişip en iyi ihtimalle kızarık, azdığı zamanlarda suratıma kepekli bir görüntü veriyor... muhtelif zamanlarda muhtelif milletlerden muhtelif hekimler tarafından verilen kortizonlu kremler bir halta yaramamıştır... bir dönem kuru yağlı gıdalar ve kızartmalardan uzak durmam gerektiği söylenmiştir, bir de yanında e vitamini hapı falan da denenmiştir, bunun da pek bir faydası olmamıştır... gözlükleri temiz tutmak imkansızlaşmıştır, saç diplerinde de oluştuğu için koyu renk ceket ve/veya gömlek giymek tam bir ıstırap haline gelmiştir... sakal bırakınca dipleri anında kızarır, günde bilmemkaç defa yıkamaya rağmen bilgisayarın klavyesine pul pul dökülür... ketoral, daha önceleri nizoral gibi şampuanlar, kükürtlü sabun, davul tozu, minare gölgesi, yılan yağı falan da denenmiştir, bir süre sonra genel bir para etmeme durumu söz konusudur... yazın genelde azaldığını, bazen tamamen kaybolduğunu farkettim, ancak bu durumun hava, stres, ultraviyole, ozon tabakasındaki delik gibi faktörlerle ilişkisinin bulunmasını isvicreli bilim adamlarina bırakıyorum...
  8. bu hastalık birçok insanda reçeteli krem ve şampuanlarla kontrol altına alınabilir.
    tedavi edilebilir,fakat yinelemeler olabilir. düşük etkili kortizon kremi veya losyon uygulamaları ciltte etkileyici bir tedavidir. bazen hastalar güçlü bir kortizon tedavisine de ihtiyaç duyarlar. dermatolog kontrolünde kullanılmalıdır.bu ilaçları kullanmak istemeyen hastalar için, dermatologların tavsiye ettiği bazı reçetesiz ürünler vardır. bunlar; çinko priton, selenyum sülfat, sülfür ve salsilik asit içeren şampuanlardır.(circloprox ve ketakonazole içeren şampunlar).

seboreik dermatit hakkında bilgi verin