şükela:  tümü | bugün
  • sure olarak okundugunda ise kuran'daki belli bir temayi i$leyen ayetlerden olu$mu$ bolumlere denir..
  • jp. internet üzerindeki bir panodaki konu başlıklarından her birine verilen adın kısaltması
    (bkz: sureddo)
    (bkz: thread)
    (bkz: 2ch)
  • 15 - 29 ekim tarihleri arasında ingiltere listelerinde 1 numaraya çıkmış 1994 yılı take that hiti. yerinden indirdiği saturday night*'ın ardından 2 hafta zirvede, 15 hafta listelerde kaldı. yılın en iyi 50'single'i arasından ise 42. sırada yer aldı. amerikalılar ve avustralyalılar ise şarkıyı o kadar sevmediler ve ne zirve ne de zirve civarına gelmesine izin verdiler. bu hitle birlikte ingiltere'de zirve görecek take that şakılarının çoğu bitti azı kaldı. yani 8 şarkıdan sadece 3'ü. zirveden indiren ise pato banton single'i baby come back oldu.

    sure, so sure
    i need you so much
    sure, so sure, so sure

    i'm sitting here writing to my lover (lover)
    last time we met i wasn't so sure (not so sure)
    now i'm hoping, maybe dreaming, for a life as one
    when she reads this i'm hoping she'll call (call me baby)
    but i need more, much more than before
    i need positive reactions whenever i'm down

    but i'm sure so sure
    it's heaven knocking at my door
    (sure, so sure)
    so baby come on inside
    (need you so much)
    more and more each time we touch
    (sure, so sure, so sure)
    that it's sweet love i've found

    it's not a game so don't play hard to get
    (tired of running after you)
    there's no connections holding us down (down)
    isn't it a shame (shame) that it never happened
    (isn't it a shame)
    though still here we are the second time round
    it's gotta be social, compatible, sexual, irresistible
    it's gotta be right for life

    but i'm sure so sure
    it's heaven knocking at my door
    (sure so sure)
    so baby come on inside, yeah
    (need you so much)
    more and more each time we touch
    (sure, so sure, so sure)
    that it's sweet love i've found, yeah, yeah

    holdin', squeezin', touchin', teasin'
    wantin', wishin', waitin', thinkin'
    of you love, yeah yeah
    blindin', groovin', feel it, move it
    findin', breathin', bracin', breedin',
    with you girl

    it's gotta be social, compatible, sexual, irresistible
    it's gotta be right for life

    sure so sure
    sure so sure
    so baby come on inside
    need you so much
    more and more each time we touch
    sure, so sure, so sure
    that it's sweet love i've found

    sure so sure
    sure so sure
    really feel so sure
    need you so much
    oohh yeah
    sure so sure so sure
    that it's real love i've found
  • süre olarak kullanıldığı başlıklara sure olarak kullanılmış gibi entryler girilerek komiklikler yapılan kelime.
    töbe töbe kih kih ıhımm cık cık phuhaha şeklinde tepkilerle okunur.
    (bkz: #1483124)
    (bkz: #1293375)
    (bkz: #1792980)
  • ingilizce'de "tabi" anlamında kullanılabileceği gibi yukarda bahsedildiği gibi "thank you" ya cevap olarak da kullanılabilir, gavurellerde bizzat gözlemlenmiştir.
  • would you like kalıbıyla kaşı taraf bi şey talep ettiğinde 'tabi ayıpsın emrin olur' şeklinde samimi bir cevap verme şekli.
  • dilimizde karşılığı tabi değil tabii olan ingilizce bir kelime.
  • rexona'nın ingiltere'deki adı.
  • (bkz: he canım he)

    "anlatmaya devam et, inanmadım ama itiraz etme hakkimi saklı tutuyorum, lafın bitince butun savlarını tek seferde başına yıkacagım" anlamında da kullanılabilir. kalp kırmadan "o kadar yanlışsın ki, seni duzeltmeye kalksam günün yarısı gidecek, ama seni o kadar siklemiyorum, git ötede oyna" mesajı verir.