1. bursa düğünlerinin adetidir.
    kimi bursalılarca unutulsa da eski mahallelerde hala devat ettirilmektedir bu gelenek.
    şöyle vuku bulur efem:
    kına gecesi tüm kadınlar kurtlarını döktükten, kına yakıldıktan sonra kız tarafı arabalara dolar. oynaya oynaya damadın evine giderler. damadın evinin önünde kız tarafı tekrar davul zurna ve darbuka eşliğinde oynar. yaklaşık yarım saat 45 dakika sonra damadın bir kadın büyüğü 1 koca tepsi, paket yapılmış tavuklu pilavı dışarı çıkarır. kız tarafı tavuğu alıp eve döner. gelinin tüm akrabaları oturur tavuklu pilavı lüpletir. tam onlar yeme işlemini bitirdikleri sırada bu kez erkek tarafı dayanır gelinin kapısına. damadın arkadaşları akrabaları evin önünde vur patlasın çal oynasın dağıtırlar. bir müddet sonra bu kez kız tarafının büyüklerinden biri bir tepsi baklava çıkarır kapıya. erkek tarafı da baklavaları kapıp damadın evine dönerler. onlarda afiyetle baklavaları mideye indirirler.
  2. zurna ve çiftetelli eşliğinde gecenin üçünde uykunuzdan uyanırsınız. sonra anlarsınız ki bir tavuk alma söz konusudur. kızmazsınız, aksine pencereyi açar seyredersiniz komşunuzun ya da tanımadığınız bir ailenin şenliğini. ülkedeki en güzel düğün adetlerinden biridir, umarım hiç bitmez.
  3. tavuk alma'da gelin bir yerlere saklanır ve damadın onu bulması gerekir. bulduktan sonra ancak karşılıklı oynayabilirler. ayrıca gelinin arkadaşlarından 2 kız gelinlik ve damatlık giyerek sahte gelin ve damat olur. bunun damadın arkadaşlarından yapanlar da vardır. o daha bir eğlenceli olur.
  4. sadece eski bursalılar değil, bazı sonradan bursaya göç etmişler de yapar.
    bu olay 12'den önce başlamadığı için, muhakkak polis gelir. polis bir kaç kez uyarır, en sonunda aile büyükleri tamam deyip, gençleri dağıtırlar. yoksa gençler alkolünde etkisiyle sabaha kadar oynayacaklardır.
    genelde roman havaları çalınır, bazen davul zurna da olur. hiçbir şey yoksa darbuka vardır. gençler kendileri çalar, kendileri söyler, kendileri oynarlar.
  5. gecenin bir yarısı davul, klarnet ve alkış sesleriyle uyanır, " noluyo ... ?! " diyerek uyanır cama / balkona koşarsınız.
    aklınıza " tavuk alma " gelir, kızgınlığınız geçer. nedendir bilmem daha kızabilenini görmedim bu olaya.

    gece gece akla gelmesinin tek sebebi de şu an bir örneğinin gerçekleşmesidir. evet bu saatte..
    zaten olayı bu..

    tanım; bursa düğünlerinin en anlam verilemeyen, en zamansız ve en kızılamayan adetidir.

    o değil de çok iyi çalıyo adamlar..
  6. malesef bu gece olaylı bir tavuk alma olayının şahidiydim. 2 arkadaşımın kına gecesi için fotoğraf çekimini yaptıktan sonra tavuk alma için mahallelerine gittik. hem tavuk almaya katılmak için, hem de fotoğraflarını çekmek için oradaydım. her şey olması gerektiği gibi gürültülü ve eğlenceliydi. erkek tarafının evine gittiğimizde havai fişek de atıldı 10-15 tane. daha sonrasında yarı çıplak bir vaziyette dışarı çıkan bir kendini bilmez, küfürler de ederek bize bağırmaya çağırmaya başladı, camı pencereyi indirdiniz diye. ama öyle bir durum yoktu. zaten orada en az 60-70 kişi vardık. içimizden birkaç büyüğümüz adamı sakinleştirmek için uğraşsa da aynı hırsla bağıra çağıra da olsa evine gitti. daha sonra üst katlardan aşağı biri şişe fırlattı.

    yani sonuçta gece geç saatte de olsa tavuk alma bir gelenek haline gelmiş bir olay. tatsızlık çıkarmadan biraz da sabretmeyi bil de adam. erkek tarafının evine geçerken 3-4 sokak geçtik ve kimse bir şey demedi ve sadece camlarından bakıp gülümsediler. sen de onlar gibi olmasını bil ve sabret. sonuçta insanın hayatında bir kere olan bir şey bu. neyse baklavaları yedikten sonra olayı biraz unuttuk da kendimize geldik.

tavuk alma hakkında bilgi verin