şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sikindirik)
  • kanat atkaya'nın dilimize pelesenk ettiği ve benim daha önce hep bitişik yazılır şekilde gördüğüm gayet başarılı bir kelime. sahte, dandik, kalitesiz, adi anlamında. bir zamanlar eminönü'nde kilo ile satılan pilli, stempo marka saatlere verilen takma ad.
  • genco'nun genco nun yalan dunyasi'nda sürekli kullandığı kelime, tamlama ya da her neyse.
  • doğru yazılımı "telmaşa" dır. kol saatlerinin, taklit ve dandik olanlarına verilen addır. argoda, sahte, bi boka yaramaz anlamında da kullanılır.
  • genco nun yalan dünyası sonrası sönmez karakurt'un penguen'deki karışık konulara değinilen köşesi, uzun metraj kolpa grosso gibi bir şey....lakin burada son birkaç haftadır bir tv dizisi senaryosu kastırmakta olan genco usulü bir kaybeden tiplemesi üzerinde durulmaktadır
  • ....ve sonunda yine genco'nun yalan dünyası türü bir formata geçen köşe, yeni ismi de şudur:

    (bkz: ortam dünyanın en telmaşa adamı)
  • tel maşa deyimi, zemberekli mekanik saatlerin (evet, zembereksiz mekanik saatler de vardır) maşa (pallet) denen parçasının telden yapılmış gibi ince ve dayanıksız olması haline bir benzetmedir. eski ucuz saatler böyleydi. bu parça, eşapman çarkını (escape wheel) diğer ucundaki balans yayı (hairspring) ile dengelemeye yarar. saatin doğruluğunu sağlayan parçalar bunlardır.
  • (bkz: sikko)
  • ilk kez babamdan duyduğum söz dizisidir. rahmetli saat tamircisiydi ve ben de çocukluğumda sık sık onun yanına giderdim. müşteri saatini tamire getirir, babam hemen saati açar, problemin ne olduğunu ve kaç paraya tamir olacağını söyler müşteri de saati ya bırakır ya bırakmazdı. (genelde en büyük problem saatin kirlenmiş olmasıydı. parçalar sökülür dört aşamalı özel yıkama makinasında yıkanırdı.)

    bazen de babam saatin arka kapağını açar tek göz büyüteçini takar ve saate dikkatlice baktıktan sonra saati masaya bırakır 'aaaa tel maşa bu, sen at bu saati kardeşim' derdi. müşteri de nasıl yani falan olurdu. babam da saatin maşasının telden yapıldığını bu nedenle tamir etmenin manası olmadığını yapılacak en iyi şeyin saati atmak olduğunu tekrarlardı. müşteri de genelde saati satan adama küfrede küfrede dükkandan çıkar giderdi.

    yillar sonra aynı kelimenin 'dandik' manasında kullanıldığını ilk kez duyduğumda hem çok gülmüş hem de hüzünlenmiştim
  • argoda sahte, işe yaramaz, kalitesiz, ucuz, uyduruk.