şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık 4 saat süren ve prenses diana'nın basın ile ilişkisi üzerinden yürüyen hikayesinin anlatıldığı bir netflix belgeseli.

    annesinin çocukken terkedişi, 19 yaşındayken daha 10 kere görüştüğü charles ile evlendirilmesi, charles'a deli gibi aşıkken adamın aklında hep camilla'nın oluşu, blumia ile mücadelesi, milyonlar tarafından delice sevilirken kocasının onu sevmemesi insanı derin üzüntülere sürüklüyor.

    izlerken diana'ya üzül, charles'a üzül, çocuklara üzül, kraliçeye bile üzül... insan bi noktada ben kimim ki ingiliz monarşisi için oturup ağlıyorum diye kendini sorguluyor.

    magazin basınının kadını daha ilk günden beri yem olarak kullanması sinirlerimi zıplattı, kadının başını yedi şerefsizler.

    bi de royal family geleneklerine göre taht için 2 varis doğurduktan sonra hem kadının hem erkeğin başka sevgililerinin olma hakkı varmış. boşanmak yasak ama bu mutsuz evliliği başka kollarda unutmak serbest.

    charles, diana'dan uzakta gününü gün ederken henüz 20'li yaşlarının başında olan diana hiv, homofobi gibi kimsenin konuşmaya bile yanaşmadığı konularda hayır işleri yapıyor, toplumu bilinçlendirmeye adıyor kendini. gel gör ki insanları iyişeltirmek, kendisini iyileştirmeye yetmiyor.

    izlediğim diana film ve belgeselleri içinde en iyi, en duru, en akıcı anlatıma sahip olandı diyebilirim.
  • diana in her own words'tan hemen sonra izleyip, ingiliz ingilizcesi ve royallik zehirlenmesi yasadim. sedyeden kolumda serumla yaziyorum su an bu entariyi.

    amerika'nin en unlu magazin dergisi people'in gozunden ve anlatimiyla izliyoruz bu sefer diana'yi, ve en yakini erkek kardesinden. bir once bahsettigim belgeselde diana'nin kendi agzindan duydugunuz bircok itirafa burda da rastliyorsunuz, ama tag olarak. bunu sonra izleyin yani, once kendi agzindan dinleyin bana kalirsa. guzeldi bu da gayet.

    zavalli diana :/ :(
  • diana’nın ölümünün etrafındaki onlarca ‘tuhaflığa’ hiç değinmeyen, bir de üstüne kraliyete basın tarafından kendilerini kurtarma amaçlı suç atılmış gibi bir hava yaratan belgeseldir. belgeselin tek güzel yanı sanki sia’nın diana’ya ona ithafen yazılmış gibi uyan bird set free şarkısının girişte kullanmasıydı.