şükela:  tümü | bugün
  • bir başka deyişle tripoli'deki tüm müslüman, yahudi ve türk nüfus katledilmiştir. şehirde yaşayan tek müslüman ve yahudi kalmamıştır. ama nedense ölenler ağırlıkta türk yahut türklere yakın halklar olduğunda iş hep sayılara biner. mesela türkler yunanistan'da benzerî bir iş yaptığında rakamlar önemsizdir: türkler x şehrindeki bütün yunan nüfusu katletmiştir. az önce de bahsettiğim gibi ölenler türk yahut türklere yakın milletler ise "5.000 kişi, 10.000 kişi" olurlar. avrupa toplumunun en büyük ikiyüzlülüklerinden biridir bu.
  • (bkz: tourkofagos)
  • yunanlıların bağımsızlık savaşının bir parçası olan tripoliçe kuşatmasının sonrasında yapılan katliam. içinde arnavutların da bulunduğu osmanlı ordusu 8000 kayp verip yenildikten sonra etrafta büyük bir türk kıyımı başlamış. katliam süresince bölgedeki tüm türkler ve yahudiler öldürülmüş.

    yunanlılar kazandıktan sonra hemen bölgeye gelen ingiliz askeri memurların belirttiğine göre 8000-15000 arası türk sivil öldürülmüş. ingiliz tarihçi w. alison philips'in yazdıkları şöyle:

    "for three days the miserable inhabitants were given over to lust and cruelty of a mob of savages. neither sex nor age was spared. women and children were tortured before being put to death. so great was the slaughter that kolokotronis himself says that, from the gate to the citadel his horse’s hoofs never touched the ground. his path of triumph was carpeted with corpses. at the end of two days, the wretched remnant of the mussulmans were deliberately collected, to the number of some two thousand souls, of every age and sex, but principally women and children, were led out to a ravine in the neighboring mountains and there butchered like cattle."
  • ölenler türk olduğu için katliam gibi sözcüklerle tanımlamanın yanlış olduğu küçük bir tatsızlık.
  • bir soykırımdır. uygulayıcısı theodoros kolokotronis anılarında vahşeti gerine gerine anlatmış, "türkleri katletmekten onur duydum" demiştir. soykırımdan sonra şehri yağmalayan kolokotronis yamyamlığının haricinde bir hırsızdır. tripoliçe katliamını anılarında ayrıntılarıyla işler. bugün hakkında ne bir kınama ne bir yüzleşme vardır. hatıralarını okumak için http://ia600401.us.archive.org/…sklep00kolorich.pdf
  • insanin ne denli canavarlasabileceginin bir örnegi imis, bugün ögrendim. hala oluyor bu tarz olaylar. ne ülke ile ne milliyet ile sinirlanmasi gerekir.
  • vikipedi'de yazılanlara göre yunan bağımsızlık savaşı'ndaki tripoliçe kuşatması esnasında 23 eylül 1821 günü şehrin düşmesi ile müslümanların (türk) ve yahudilerin katledilme olaylarıdır.

    ingiliz tarihçi walter alison phillips tripoliçe katliamı hakkında:"üç gün boyunca şehrin sakinleri, bir vahşi çetenin kötülüğüne ve keyfine bırakıldı. yaş ve cinsiyet ayrımı yapılmadı. kadınlar ve çocuklar, öldürülmeden önce işkencelere tabî tutuldu. katliam o kadar büyüktü ki, kolokotronis kapıdan hisara kadar atının ayaklarının yere hiç dokunmadığını söyledi. şehirdeki yunan zaferinden sonra yol kenarları cesetler ile doldu. kadınların ve çocukların bulunduğu müslüman kitleleri, yakınlardaki dağlarda sığır gibi doğrandı. " yazmıştır.
  • william st. clair de bu konuda şunları söylemiştir;
    "10 bin üzerinde türk öldürüldü. paralarını sakladığı şüphe edilen tutsaklar işkence edildi. kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. cumadan pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu. bir yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. yahudi topluluğu sistemli bir şekilde işkenceden geçirildi. haftalarca aç bırakılan türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken yunanlar tarafından yere atıldılar sonra vuruldular. su kuyuları cesetlerle dolduruldu."
    "yunanistan'daki türkler arkalarında az iz bıraktılar. 1821 ilkbaharında dünyanın geri kalanı tarafından arkalarından gözyaşı dökülmeden ve farkedilmeden aniden yok oldular. bir zamanlar yunanistan'ın bütün ülkenin etrafına dağılmış büyük bir türk nüfusuna sahip olduğuna bile inanmak zordu. bu ailelerin arasında varlıklı çiftçiler, tüccarlar, memurlar yaşıyordu ve yüzlerce yıl boyunca burada yaşamış ve buraları kendi yurtları olarak kabul etmişlerdi. kasıtlı ve acımasızca öldürüldüler ve hiçbir zaman pişmanlık gösterilmedi."

    ayrıca steven bowman, yahudilerin de çok fazla sayıda katledildiğini belirtti: "böyle bir trajedi, yahudilere karşı özel olarak uygulanmamıştır. tripolis'teki türk katliamlarından sonra güneyde kalan son osmanlı kalesine de yahudiler sığınmıştı. öyle görünüyor ki, yahudilerin de katledilmesi, türklerin katledilmesinin diğer sonucudur." der.

    şimdi, bir bizim kurtuluş savaşımıza bakalım bir de bu haydut yunan'ın savaşına. aradaki hukuksal, vicdani, meşru ve insani farkı görmemek abes olacaktır. evzonlar gibi intikam alayına sahiptir yunan. giydikleri foustanella 400 şeritlidir ki türk himayesi altındaki 400 seneye tepki olarak bu şekildedir.

    yunan komutan teodoros kolokotronis ise anılarında 32.000 kişinin katledildiğini yazmış ve cesetlerin çokluğundan atının şehir duvarlarından saraya kadar toprağa basmadığını iddia etmekteydi. 11 şubat 1821 günü, abd'de yayınlanan the american mercury gazetesi, şehirde yaşanan katliamda 20.000 türk'ün öldürüldüğünü yazdı; ama şehirde bundan önce altı yüz yunan ile yedi papazın da öldürüldüğünü de bildirdi. justin mccarthy'ye göre the american mercury öldürülen yunanları, tripoliçe'de yaşanan katliam için bahane olarak göstermeye çalışmasıdır.