şükela:  tümü | bugün
  • 1 mesaj 2 kontör, 5 mesajdan sonra sınırsız, 10000 sms. tey tey beeee. ne günlerdi.
  • şimdi bizimde çok etkili yöntemlerimiz vardı ama burada mustafa dayımdan bahsetmek istiyorum izninizle..

    şimdi bu şerefsi öhö pardon çok muhterem az götveren ulan dayanmıcam işte bu şerefsiz dayım, benim hayatımda gördüğüm en dünya sikine minare götüne yaşayan insandır...

    öyle ki kendisinin bido bidon içtiği rakılar ve viskiler, tarla tarla içtiği tütünler ve yaptığı 4 evlilik bilmem kça meşru bilmem kaç gayri meşru çocuk ve dedemin hacıladığı mirası ile dünyanın en gamsız en yavvvvvşakkk insanıdır...

    bu adamın ilk evliliği bile öyle gamsız bir şekilde yaşanmıştır ki whatssaptan önceki hayatın nelere kadir olduğunu görebiliriz...

    şimdi yıl bilmem kaç çift sıfır..
    kadife pantolon ve ceketiyle mahalle kahvehanecisine 2 apartman bir sıfır araba parasını kumarda kaybettiği yetmiyormuş gibi bir de kahveye gide gele gide gele pencereden dışarıyı seyereden bir kıza aşık olmuş şerefsiz..

    yalnız şurada takdir etmem gereken bir şey var ki; adam hayatının rutininden ziyadesiyle maceralar çıkartmakta ve bir de araya aşk meşk gönül ilişkileri falan da koyabilmektedir.
    zira ben kendisinin kupa kızına falan aşık olduğnu düşünürdüm...

    neyse bu denyo ne yapıyor ediyor, enseye kadar uzattığı saçlarıyla kızı tavlıyor..
    pastane buluşması, sinema yiyişmesi derken işi ilerletiyor...
    kız istenecek evlenilecek falan..
    işsiz ipsiz sapsız dayım...

    tabii dede hazretleri bunu duyunca ellerini göğe açıp 2 rekat namaz kılıyor..
    evladım oğlum, zevksiz gecenin mahsulü acaba imana mı geldi deyyu deyyu..

    neyse efendim kız gidilecek istenilecek falan haber gönderiliyor, falanca ayın bilmem kaçında sizdeyiz diye, insanlar hazırlık yapıyor..

    benim bu şerefsiz dayım da akşamları kızın penceresine taş atıp, akşamları oradan iletişim kuruyor..
    yine böyle bir gün kumarda kaybedince, içip içip, aşkta kazanma düşüncesi ile müstakbel sözlüsünün penceresine taş atmaya gidiyor ama o kafayla bi alt kattaki camı taşlıyor..

    neyse bu şerefsiz dayım yanlış pencereyi taşlaya taşlaya, kenafir gözleri, yılansı bakışları ile şeytana pabucu ters giydirecek ve sülalemize yıkım ekibi gibi girişecek olan necla pencereye çıkıyor.
    dayım denilecek yavvvşak da hoppp abayı buna yakıyor...

    allem ediyor kullem ediyor necla ile de dışarıda buluşuyor. diğer kızı da boşluyor..
    diğer kızın istenme günü gelince de, kız tam istenirken ben bi arabaya gidiyorum diyerek dedemden anahtarı alıp alt kattaki necla'yı kaçırıyor...

    olay ortaya çıkınca anneannem ayılıp bayılıyor, dedem sinirden köpürüyor, zavallı istenilen kız hastanelik oluyor. bizimkiler kovulmaktan beter oluyor...

    3 gün sonra dayım istanbul'dan dedemi arıyor ve şu efsane cümleyi kuruyor;
    "herşey kısmet baba, neye niyet neye kısmet biz evlendik"....

    işte böyle gençler whatsapp'dan önce dayım şeytan taşlar gibi pencere taşlayarak hatun kaldırıyor..
  • 98 yılı, yeni çalışmaya başladığım zamanlar. ilk maaşım ile olmasa da ilerleyen zamanlarda cep telefonu alamıştım kendime. lakin bu mereti almakla iş bitmiyor tabi. öyle saatlerce nerde konuşacağız. pahalıydı, ev telefonu vardı. onunla bazen uzun konuşmalar yaptığımız olsa da hep bi ipin ucu kaçmasın düşünceleri vardı sanki. doyasıya konuşamadığım için, yazardım ben hep. ona yzdığım çuval dolusu mektup sanki karşılıklı konuşmalar gibi:) bir de resimlerimi yapıştırıp konuşma balonları şeklinde duygularımı anlatmış, birçok yerinde kendime giydirmişim. arkadaş ben de bu kendimi anlmıyorum. o zamanlar o kadar da kilolu değildim, gösterişli ve güzeldim. valla mütevazi olamaycağım. yine de her türlü kendimle dalga geçmişim. bütün bunları nerden mi biliyorum. mektupları muhafaza etmiş:) ben olsam edemezdim o kadar zaman. hep ben yazdığım için yıllarca, yazılan taraf olarak saklamış. şimdi bakıyorum arada duygulanıyorum, ne kadar safmışım, enerjikmişim deyip pek de değişen bir şey olmadığını görüyorum, kilom dışında. mektup da bir zamanlar iletişim aracıydı, hislerin, ruhun, yaşanılanların aktarım aracıydı.
  • posta güverciniyle
  • sms'li dönemler... o yıllarım fazla sap olduğu için whatsapp ile sürdürdüm şahsen.
  • bir sms’in iki kontör olduğu ve ciddi ciddi mors alfabesi öğrenip kız arkadaşına da çözüm kitapçığı veren kknyyk’nın yine de kontöre tüm harçlığını yatırdığı ve türlü analojiler, atılan sesli harfler, ilk harfi büyük kelimeler (boşluk da yer kaplıyor) sonucunda rastgele harflerle gülme efekti gibi duran smslere rağmen bir türlü yetişemediği süreç. kız hariç kimse de demiyor ki “smsin karakterine para ödenen dönemde internetten bulup 49 dilde ‘seni seviyorum’ yazılır mı kıza?”, kız diyor ki “çok güzeller ama bunların içinden bir tanesinin beni nasıl mutlu ettiğini anlatamam”*.

    14 yaşındaki insan evladımız kızla güneş’in doğuşunu izlemek istiyor ancak bunu yapabilmesinin tek yolunun da uzakta da olsa iletişim içinde kalmak olduğunu düşünüyor. telefonla konuşmanın dakikasının 10 kontör olduğu bir dönemde eline ev telefonunu alıp kızı * arıyor. güneş doğana kadar telefonla konuşuyorlar; kız mutlu, kknyyk mutlu. kknyyk gidip kızın ana caddedeki evinin önüne onu sevdiğini yazmak için sabah 5’te sprey boya ile evden çıkıyor, aynı otobüsle kızılay’a inebilmek için ankara şehir merkezini bir uçtan bir uca yürüyerek kızın okuluna gidiyor ve haftasonları da ev telefonundan kızı arıyor. sonra o dönem için en net hatırladığım anılarımdan biri yaşanıyor:
    baba kişisi: oğlum bu fatura ne? 4 asgari ücret bu, neden böyle yaptın
    kknyyk: faturanın öyle geleceğini düşünememiştir. kız uyarmıştır ama “yok ya” demiştir. kem küm eder

    ancak kknyyk’nın bilmediği bir diğer husus ise bu konuşmaların bazılarının fatura kesim tarihinden sonra olduğudur ve babanın gözlerinden “oğlum sen salak mısın? geçen ay konuştuk ya bunları” yazısı kayarak geçerken baba tarafından elde gösterilen 9 asgari ücrete denk telefon faturasının da ayrıca geleceğidir.

    sonra, o güne kadar ikna edilemeyen baba kişisi mucizevi bir şekilde (bkz: ceppartner) alınmasına müsaade eder, kknyyk ardışık iki numara alıp kıza götürür, ilkel bir whatsapp havası yakalayan ilişki bu sefer de aşırı iletişim kaynaklı sorunlar yaşamaya başlar.
  • avea 5000 sms.
  • bunları geçin çağrı atma devrinden geliyorum:))
  • bb messenger vardı sonra skype vardı, msn messenger vardı ve inanmayacaksın ama facebook, evet facebook. bundan 11-12 sene evveli tabii bunlar.