şükela:  tümü | bugün
  • şu an için türkiye liglerinde olmayan şey . bazıları saf yüreklilikle, bazıları bir şekilde çıkarı olduğu için "yabancı sınırı olmazsa yerli futbolcu nasıl yetişecek?" diye olmasını istiyor. buna karşılık verilecek birkaç cevap var. yabancı sınırı ne zaman kalkmış, yabancı sınırı varken hangi futbolcular yetişmiş, yokken hangi futbolcular yetişmiş ona bakmak lazım.

    bu konu hakkında kitap bile yazılır ama yabancı sınırı zorbalığı ya da yerli futbolcu dayatması biraz bir şirketin başına geçip iş bilsin bilmesin senin memlektinden insanları şirkete doldurmaya benziyor. hatta yabancı sınırı getirmek biraz bu işi yasayla zorlamak gibi oluyor. böylece ne oluyor, normalde 5 paraya oynayacak yerli futbolcu, nasıl olsa bana muhtaçlar deyip kendini geliştirmeye gerek görmeden 100 paraya oynamak istiyor.halbuki yabancı sınırı olduğunda adam dışarıdan yabancı futbolcu transfer edilmemesi için transfer edilecek yabancı futbolcudan iyi olmak zorunda, onu kesebilmek için elinden gelenin en iyisini yapmak zorunda, yabancı sınırı olmadığında kulüplere tabir-i caizse şantaj yaparak 5 kuruş alması gerekirken 100 kuruş isteyemeyecek. olması gereken de budur.

    peki futbolcu neden yetişmiyor? o da ayrı bir kitap konusu, tesisleşme ve eğitim yetersiz diyelim.
  • düz mantıkla bakınca olması gerektiği düşünülen ama uygulamalara bakıldığında kesinlikle olmaması gereken uygulama. biz ikisini de denedik. yabancı sınır varken, tarık çamdal, mehmet topuz, alper potuk gibi adamlara milyonlarca lira harcandı, ha türk futboluna katkı sağlasın, helali hoş olsun ama ne oldu yerli futbolcular bu durumu suistimal ettiler. "kendimizi geliştirmemize gerek yok, bize muhtaçlar." diye düşündüler.leş performanslarla sırf "yerli" oldukları için sabredilmek zorunda kalındı.

    peki yabancı sınırı kaldırılınca ne oldu. yerli futbolcular anladı ki, "eğer kendimizi geliştirmez en iyisi olmazsak bu işten ekmek yiyemeyiz, bize muhtaç değiller. gider yabancı alırlar." dediler ve cengiz ünder, yusuf yazıcı, abdülkadir ömür, abdülkadir parmak, ozan kabak, enes ünal gibi gençler yetişti. cenk tosun da yabancı sınırı kalktıktan sonra sabredip uzun süre yedek kalıp formayı kapan sonra dünyanın en iyi ligine giden bir futbolcu. bu da yabancı sınırının futbolcu yetişmesinde engel olmayı bırakın, rekabetçi ortamla daha daha kaliteli futbolcular yetişmesini sağlamıştır.

    önce luce, şimdi şenol hoca milli takımın başında "yabancı sınırı olması " gerektiği yönünde demeç verdiler. yanlış bir şey olduğunu yeni yerli çöp futbolcularla acı bir şekilde tanıklık edeceğiz anlaşılan siz bilirsiniz. türk futboluna yarar değil, zarar verirsiniz.
  • galatasaray’ın önünü kesmek adına zorlayacaklar bu kuralı getirmeyi. daha önce izledik biz bu filmi, gereken yapılacaktır.
  • milli takıma hazır, formda oyuncu göndermek için ve de gerçek manada altyapıdan oyuncu yetiştirmek için yeniden düzenlenebilir:

    - en fazla 11 yabancı oyuncu transfer edilebilir.
    - sahada aynı anda en fazla 8'i oynayabilirken 3'ü de yedek bekleyebilir.
    - her futbol takımı, kendi altyapısından yetiştirdiği (başka takımın altyapısından transfer edilenler geçerli değil) en az 3 futbolcuyu bir futbol sezonunda (ister türkiye kupası ister süper lig'de) en az 10 maçlık süre olan 900 dakika oynatmak zorundadır.
  • galatasaray'ın ligi domine etmeye başladığı zaman akıllara gelen sınır. aynen kardeşim "şampiyon takımda istiklal marşını okuyacak adam yok" ayneennn.
  • bak hep buna karşı argüman geliştirilirken "ya almak zorunda değilsin" deniyor ama olayı üç büyükler özelinde irdelediğinizde, taraftar baskısı yüzünden almak zorunda kalıyorlar. kaldı ki yönetici de taraftar gibi, cahil. bana ne lan benim param mı, alın gitsin diyor. taraftar seviniyor, başkan kral adam oluyor. yıldırım demirören, ünal aysal, aziz yıldırım...hep bu minvalde adamlar.

    dolayısıyla sınır aslında taraftara ve yöneticiye geliyor. yönetici biraz basiretli olsa, taraftar aklı başında insan olsa evet, sınır gelmesin. ancak şu ekonomik durumda ve bu cehaletle baş etmenin en kestirme yolu sınır koymak. bu kulüplerin akıbetini korumak için tek çıkar yol mevcut durumda sınır getirmek. o kadar salak bir kitle var ki, şimdiden de başladılar; duyum var mı, ya bir yudum duyum, abi kim gelecekmiş, önce ben duydum, duyum, duyum, duyum...bu salak kitle, ki üç büyüklerin taraftarının yüzde doksan dokuzu bu kitleye dahil, prangalanmadan üç büyüklerin batışı önlenemez. bunun da tek çıkar yolu maalesef sınırdır.

    bir ihtimal daha var tabii. sana ne sen muhasebeci misin beyinsizliğinde olmayıp, biraz akılların başlara devşirilmesini sağlamak. bana imkansız geliyor bu tabii. üç büyük kulüp taraftarından hiçbir şey olmaz zira.
  • https://twitter.com/…oll/status/1132986604879060993

    sözde vizyoner yalı çocuğunun nihat abisiyle birlikte azaltmaya çalıştığı sınır.

    boşuna çer çöpü doldurmadı takıma elbette.

    bunların vizyoneri de bu kadar oluyor işte. 'ben beceremiyorsam rakibimi de aşağıya çekeyim'
  • bu garabeti gerçekten kulüplerin ekonomik durumu kötü diyerek destekleyenler bu söylediklerine kendileri inanıyor mu acaba merak ediyorum.

    gelmesi durumunda olacak şey belli. üç büyükler, minik alper potukları, ismail köybaşıları ve tarık çamdalları transfer edebilmek için milyonlarca euro harcamaya başlar. anadolu kulüplerinin kel müteahhit başkanları ellerini ovuşturarak bekliyordur eminim gelmesini. kulüplerin mali durumu yabancı sınırı gelince düzelecekmiş. güldürmeyin milleti arkadaş. ülkeden yurtdışına yapılmış en yüksek bonservis bedelli transferler bu sınır yokken yapıldı. bırakın rekabet artsın.

    iki maç iyi oynayıp kapağı büyüklere atınca yatış moduna geçen türk topçular tam bitti derken bunlar yüzünden yine türeyecek.
  • öncelikle bazı gerçekleri hatırlayalım:

    beşiktaş, yabancı oyuncu sınırı varken cenk tosun'u bonservis bedeli olmadan almıştır. yine oğuzhan özyakup'u 500 bin avroya, veli kavlak'ı 600 bin avroya almıştır.

    galatasaray yabancı serbestliği varken mbaye diagne için 10+ milyon avro ödemiştir. yine yabancı serbestliği varken fenerbahçe tolgay arslan için 3 milyon avro ödemiştir.

    yönetimlerin saçma işlerini yabancı sınırına karşı argüman olarak sunarken biraz daha düşünmeli.

    peki yabancı oyuncu sınırı olmalı mıdır? illa ki olmalıdır. her ülkede vardır. önemli olan sınırlama kriterleridir. sadece miktar üzerine kriter koyarsan yapıcı bir iş yapmış olmazsın. mesela 22-23 yaş altı, potansiyelli ve kendi ülkesinin milli takımında oynamamış olup türk milli takımında oynayabilecek olanlar sınırlama dışı tutulabilir. bir marcao'yu, bir ekuban'ı milli takıma kazandırabilsek fena mı olur? (ekuban milli takımında oynuyor mu bilmiyorum) bir de didier drogba gibi, samuel eto'o gibi, mario gomez gibi dünya çapında oyuncular da sınırlama dışında tutulabilir. bunun kriteri nasıl oluşturulabilir bilmiyorum ama yabancı serbestliği ile ligimizin 30 yaş üstü 3. sınıf futbolcularla dolması engellenmelidir.

    özellikle gelmesi gereken kriter de bir takımın 11'inin tamamen yabancı oyunculardan oluşmasının önüne geçilmesidir. gelişmiş liglerde öyle bir takım yok. hiç ispanyol oyuncusu olmayan bir real madrid, hiç ingiliz oyuncusu olmayan bir manchester city, hiç italyan oyuncusu olmayan bir juventus, hiç alman oyuncusu olmayan bir bayern münih göremezsiniz.

    galatasaray, işgüzarlık yapıyor. önlerini kesmek için yabancı sınırının getirileceğini söylüyor. değil. sen yerli oyuncuya tamamen sırtını döndüğün için zorluğa giriyorsun. bugün 10 tane iyi yerli oyuncun olsaydı, fenerbahçe'de de 14 tane çok iyi yabancı oyuncu olsaydı rolleri değişecektiniz. herkes kendi çıkarını düşünür. kaldı ki ligin kalitesinin arttığı da görecelidir. biz görmeden galatasaray 14 süper yabancısıyla şampiyonlar ligi kupasını aldıysa bilemem tabi.

    edit: "yabancı sınırı kalktıktan sonra pek çok türk futbolcu yurtdışına gitti"

    kısmen doğru. bu daha çok değişen futbol ekonomisi ile ilgili bir durum. daha önce everton cenk tosun'a 22 milyonu şak diye veremiyordu. leicester, çağlar söyüncü için 20-30 milyonları gözden çıkaramıyordu. ronaldo, bale transferleri sonrası para muslukları iyice açıldı. takımlarımız hiç olmadığı kadar yerli-yabancı oyuncu sattı.

    bir de sürekli verilen tarık çamdal örneği iyice sıktı. yabancı oyuncu sınırı 3 olsa bile tarık çamdal için 4.75 milyon bonservis ödemek ve 5 yıllık sözleşme yapmak yönetim salaklığıdır.
  • öncelikle bazı gerçekleri hatırlatayım:

    bir: gerçekleri tarih yazar, tarihi de galatasaray!

    iki: yabancı zorunluluğu yok, yerli zorunluluğu var. istersen ilk 11 ini türklerden kurabilirsin.