şükela:  tümü | bugün
  • ait olunduğu düşünülen belli bir toprak parçasına bağlılık temel noktasından hareket ederek, benzer olanların birlikte ve ortak yaşama ülküsünü hedefleyen en büyük erdem. farklı bir kavram ve değer olan milliyetçilik ile sık sık karıştırılır.
  • genellikle sol düşünceye sahip insanların kendilerini tanımlamak için kullandıkları kavramlardan biridir. yurtseverlik milliyetçilikten hem tanımı hem doğası gereği çok farklıdır. milliyetçiler, yurtseverlik tanımı yerine vatanperverlik ya da vatanseverliği tercih ederler. aidiyet hissini beslediğin topraklara ve o toprağın değerlerine sahip çıkmanın sosyolojik ifadesidir. ya sev ya terket mantığının çok ötesinde bir ülke sevgisidir aynı zamanda da bir özlemi haykırır duymak istemeyen kulaklara: `bu ülkeyi çok seviyoruz ve sizin sevdiğiniz gibi sevmek zorunda da değiliz!`
  • alçakların son sığınağıdır.
    (bkz: patriotism sir is the last refuge of a scoundrel)
  • sol du$unceyle alakasi(zligi) hakkinda:

    http://www.t-k-p.org/…rlar/hbalkanli/oportunizm.htm
  • iki temel ideal vardır: biri, diğer tüm farklı etnik kökenli milletlerin üzerinde olmaktır. diğeri ise kişinin yaşadığı toprakların en iyi seviyeye gelmesidir. iki ideal arasındaki fark, dolaylı ırkçılıkla yurtseverlik arasındaki farktır. 2008 itibariyle türkiye için her ikisi de ütopiktir.

    yurtseverlik daha ziyade solculuk yahut sosyalist doktrinler ışığında incelenmiştir ama teori ve pratik arasındaki farklar uzlaşmaz olduğu için, hiçkimse sadece fikri verilerle bir savı kanıtlayamaz. birinci ve ikinci enternasyonel bunun en belirgin kanıtıdır. herkesin ekmek parası derdinde olduğu bir sistemde kimse komşudaki kapitalizmi, faşizmi, sosyalizmi, komünizmi, köktenciliği falan önemsemez. daha doğrusu kayda değer ölçekte önemsemez.

    iki grup insan var elimizde. birinci grubun sahip olduğu haklar diğerine göre biraz daha fazla. orada empati falan tombalaya kalır. çünkü herkes kendi asgarisi üzerinden mücadele edecektir. somuta indirgersek, avrupa'da en fazla çalışan ama en az para alan türk çalışanıyla (işçi değil çalışan) fransız, ingiliz, ispanyol vb. çalışan arasındaki fark iki grubun uyumlu olmasını engeller. örneğin fransız, süt yardımının artması için çabalarken, türk çalışan süt yardımının kesilmemesi için çabalamaktadır. emin olun aynı koşullarda yaşamayan iki farklı ülkenin çalışanları birbirlerini anlama konusunda ideallerin sunduğu kadar yakın değildir.

    uluslararası dayanışma bu farklıllıklar ve empati yoksunluğu nedeniyle tam anlamıyla mümkün olmaz. ayrıca herkes kendi ülkesinin önde olmasını istemektedir. yani evrensellik falan kitaplarda kalmıştır. din falan filan zaten üçkağıdın allahını sunduğu için oraya hiç girmiyorum.

    sonuçta elde yurtseverlik adını verdiğimiz, aynı topraklarda aynı kaderi paylaşan insanların birlikte mücadele etme motivasyonları kalmaktadır. bu motivasyon 70-80 yıllık ömrü olan insanların önüne sürülür. sen ölsen de çocuğun ya da torunun senin hoşlandığın kıstaslarda yaşayacak diye bir sözdür bu tür yurtseverlik. pekçok insan da politikayı ve hükümetlerarası ödünleri hesaba katmadan inanır buna. aslında olan biten yine bir avuç insanın doğru kararlar alması için duyulan bir inançtır.

    abd yurtseverliğin peşinde, fransa, ingiltere, almanya, belçika, italya, ispanya, çin, hollanda, rusya, avusturya, iran, falan filan da aynı derdin peşinde. insanları galeyana getirmek için yurtseverliği kulllanıyorlar. yurttseverlik yapmam için bunlardan herhangi birini seçmem istenirse kendime en yakın ülke olan türkiye'yi seçerim elbette; listede olsun ya da olmasın, çünkü kendimi iyi hissettiğim insan topluluğu orada var. aynı şekilde diğer ülke vatandaşları da kendi ülkelerini seçecektir. inanmayan denesin. bir fransızı hollanda cephesine sürmeye çalışsın. bir ingilizi fransız metro çalışanları için eyleme ikna etsin. beceremez. çünkü her ülkenin mensubu, doğal olarak kendisi ve kendi ülkesinin daha iyi olması için çalışır eğer çalışması gerekiyorsa.

    bu durumu türkiye'ye uyarlamak demek hainlikle, devletçilikle, anakronizmle, faşistlikle birlikte anılmak demektir. ama çok düşünüp az üretenlerin deyimini es geçiniz, yurtseverlik faşizm falan değildir. etnik kimliğinizden bağımsız olarak bir ülkünün peşinde gitme özgürlüğüdür. beraber batıp beraber çikacağına ikna olmuş insanlar demektir. orada renk farkı falan olmaz, herkes yaşadığı çevre için uğraşır ve sonuçta ortaya koca bir ülke çıkar.

    bunu becerenler bir ütopyayı gerçekleştirir. beceremeyenler ise bir kez olsun denemiş olur.
  • (bkz: yurtsevici)
  • (bkz: #13133912)
  • (bkz: #16140259)
  • bayrak, vatan gibi kurgulanmis seyler icin degil, verili cografyadaki insanlarin kurtulusu icin savasim vermenin ideolojisidir bence yurtseverlik.
    apartheid rejimine karsi onyillarca savasan african national congress i olurlar güney afrika da yurtseverler. el salvador da (bkz: frente farabundo martí para la liberación nacional) dir. sandino nun ülkesinde (bkz: frente sandinista de liberación nacional) olur bu fikirdekiler. bambaska bir görünüm ve pipolu olarak meksika da karsimiza ejército zapatista de liberación nacional olarak cikmasi kesindir yurtseverlerin.. bu liste uzar gider. bilincli bir sekilde yurtseverligi fasizm yada ayni bokun türkish yorumu olan ülkücülerle karistirmada israrli olanlara ise selam ediyorum buradan.
  • burjuva milliyetçiliğidir, proletarya enternasyonalizminin karşıtıdır.

    bu kavram için bir ulusal devrimcilik heyulası uydurmak saçmalıktır açıkçası. devrim için verilecek mücadele, belirli sınırlar içinde gerçekleşiyorsa bile bunun savaşımının sınırlar ötesindeki emekçiler ile beraber yapılması gereklidir. bunun en basit nedeni, burjuvanın sıınrlar ötesinden kar maksimizasyonu ve sömürü konusunda ağız birliği yapması ve dayanışma halinde olmasıdır.

    sonuçta teoride de vatan ve ulus kavramlarının enternasyonal örgütlenmenin önüne koyulmuş, bireysel atomizasyon ile işçiyi örgütlülükten izole etmenin bir üst adımı olduğu ortadadır.