şükela:  tümü | bugün
  • raism grubunun 1996 yılında yayınlanan the very best of pain adlı albumunun en iyi şarkılarından biri.albumde 4.şarkı olarak yer alır.
  • (bkz: alien nation)
  • alienated olma hali. cümlelerinize "merhaba dünyalı, ben dostum" diye baslamanizi gerektiren hadise.
  • bütün dünyanın koca bir gemiye doluşup bir okyanusu aştığını ve şu an herkese karşı kıyıdan baktığınızı; etrafta o dalgaları aşmaya dandik bir sandalınız bile olmadığını hissedip yüzmekten de delicesine korktuğunuz an gerçekleşen durumun ingilizce'deki doğru adlandırılışı. (bkz: alien) (bkz: uzaylı gibi hissetmek)
  • (bkz: kafka)
  • aynı zamanda bir lali puna parçası. nah sözleri:

    walking into open space
    walking into open space
    do you, do you, do you know?
    is the truth you see left celluloid?
    is the truth you see left celluloid?

    demek ki neymiş, iş söz yazmakta değilmiş. güzel şarkı vesselam.
  • kapitalizm'in isci sinifi üzerindeki etkileri hakkında düşündüklerini öğrendikten sonra alienlar yerine karl marx ile ilişkilendirmeye başladığım kelime...

    marx abiye göre kapitalist sistem; işçi sınıfının bireyleri üzerinde yabancılaşma * adını verdiği bir durum doğuruyor. onun yabancılaşma dediği şey, kapitalist patronun daha fazla kâr etmek için işçisinin maaşını azaltmasının, ne bileyim onu daha uzun süre çalıştırmasının kendi işçisinin amı götü dağıtmasına nasıl neden oluğunu açıklıyor bize. yabancılaşma;

    - işten uzaklaşmak (kişisel ihtiyaçlarını karşılamak ve kendini geliştirmek için çalışmalıyken, bireyin düşük bir maaş ile zor şartlar altında sıkıcı, rutin, onu mutlu etmeyen bir işte çalışması)

    - çalışarak üretmekten uzaklaşmak (bireyin emek harcayarak ürettiğinin kendine değil de patronuna ait olduğunu anlaması; patronun onun ürettiği şeyden parasına para eklemesi ama ona hala az maaş vermesi, bu nedenle çalışırken yaptığı işi önemsememeye başlaması)

    - diğer çalışanlardan uzaklaşmak (bireyin çalışıp kazandığı ile geçimini sürdürmesi ve hatta sosyalleşmesi, gezip tozması, kendine hobiler falan edinmesi gerekirken tam tersine uzun saatler boyunca çalışması ve buna rağmen gelirinin az olması, kişisel vaktinin kalmaması, evine yorgun dönüp uyuması)

    - kişisel potansiyellerden uzaklaşmak (işinden tatmin olmayan bireyin kendini önemli görmek yerine lüzumsuz bulması, boşluk hissetmesi, fiziken ve ruhen yıpranması, işyerinden çıkıp bir an evvel evine gitmek istemesi)

    diye dört biçimde etkiliyor işçi sınıfını. kapitalizmin etkisi olan yabancılaşma ezilen sınıfın amına koyarken kapitalizm yanlısı olanların da zararına oluyor bir yerde; işçisi patronuna gıcık gitmeye başlıyor, yeri geliyor bilerek malzemeden harcıyor, hatalı üretim yapıyor, bozuk üretim yapıyor, çalıştığı yeri kötülüyor vesaire...

    yarın bir gün patron olursan dikkat et kendine; ee kötü karma iyi karma diye bir şey var, değil mi ama...
  • aline kökünden gelen bu hede, insana kendi varlığı dışında başka bir varlığın yada etkenin egemen olması durumudur. bunun türkçedeki karşılığı yabancılaşma, farsçadaki karşılığı divanegi, arapçadaki karşılığı ise tecnindir. bu üç kavram da dilimizde yaygın olarak kullanılmaktadır [(bkz: mecnun),(bkz: divane)]. temelde insanın kendinden uzaklaşması, benliğini kaybetmesi, bir başka şeye dönüşmesi anlamlarını taşımaktadır. alinasyon terimini batı felsefesine ilk katan kişi hegel'dir. daha sonra karl marx, bu kavramı sosyolojide kullanmıştır. alinasyon kavramı başına gelen bu ufak çaplı maceralardan geçerek günümüzde psikolojide ve insanbilimde yaygın olarak kullanılan bir terime dönüşmüştür.
    alinasyon, geçmişte her ne kadar insanın benliğinin başka bir etken veya varlığın ele geçirmesini ifade etmek için kullanılmışsa da bugün bilim, benlik yitimini yani delirmeyi farklı tanımlamaktadır. bilimsel olarak delilik, bir dış etkenin veya varlığın insan benliğine yerleşip, kimliğini değişikliğe uğratması değil, asıl etkeni insanın özünden kaynaklanan, yani kişinin benliğini bir dış etkene bağlaması olarak açıklar. daha açık bir şekilde bugün benliğin bir dış etken tarafından ele geçirilmesi değil, tamamen kişinin benliğini yitirmesi olarak tanımlanır. yani benlik ele geçirilmemiş, sadece yitirilmiştir.
    alinasyona yol açan etkenler çeşitlilik arzeder ve bu etkenlerin teşhisi dünya görüşüne bağlı olarak değişir. bu etkenleri tek tek açıklamak oldukça zahmetli ve ayrı başlıkların konusunu ihtiva ettiğinden ve bu entry amacına ulaştığından nokta (.)
  • sevgili ülkemizde alienationa uğramamış bir insan evladı var mı ? (bkz: ben) hayatımın baharında ne olduğumu fark edip yaşamaya çalışan birisiyim üstelik uzaktan hem kendimi hem "bizi" görebiliyorum yabancılaştık birbirimize a dostlar. kurt kuşu kaptı,köle etti öldürmüyor,süründürtüyor,yabanileştiriyor. *