şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: anayasa)

    muhte$em bir $emsi belli $iiri.

    -anayaso-

    gul, gurban olduğum hökümet baba !
    baa bir alfabe veremez miydin?
    gara dağlar gar altında galanda
    ---ben gülmezem
    ---dil bilmezem
    şavata'dan hakkari 'ye yol bilmezem
    gurban olam, çaresi ne, hooy babooov ?

    bebek yanir, bebek hasda, bebek ataş içinde
    ---ben fakiro,
    ---ben hakiro
    dohdor ilaç, çarşı bazar tam - takiro
    gurban olam bu ne işdir hooy babooov !

    çoçiğ ağliir, çoçiğ öliir, geçit vermiy zap suyu
    ---parasizo,
    ---çaresizo
    ben halsizo, ben dilsizo, şeher uzah, yolsizo
    bu ne haldır , bu ne iştir hooy babooov !

    gara dağda, gar altında ufağ ufağ mezerler
    yeddi ceset hetim hetim zap suyunda yüzerler
    hökümata arz eylesem azarlar
    ---ben ketimo
    ---ben hetimo
    ben ne biçim vatandaşım hooy babooov ?

    şavata 'dan angara'ya ses getmiir
    biz getmeğe guvvatımız hiç yetmiir
    ---malımız yoh
    ---yolumuz yoh
    angara'ya ses verecek dilimiz yoh
    ganadımız, golumuz yoh
    bu ne biçim memlekettir hooy babooov ?

    yerin, yurdun adresesin bilmirem
    angara'da: anayasso !
    ellerinden öpiy hasso
    yap bize de iltimaso
    bu işin mümkini yoh mi hooy baboov ?

    şemsi belli

    http://www.siir.gen.tr/…iir/semsi_belli/anayaso.htm

    ***

    ayrica:

    anayaso, şemsi belli, kasım 1970, 76 s., 10 tl, ankara.
  • // anayasso adlı şiir, 15 mart 1968 savaş gazetesi 'nde yayınlanmış, ancak şairi 11 nisan 1968 yılında milliyet gazetesi 'nde açıklanmıştır. yankısı zap suyuna köprü yaptırmıştır.

    ["....yurdumuzda ilk kez bir şiirin şairi mahkeme kararı ile tespit edilmiş ve (anayaso) şiirinin şemsi belli'ye ait olduğu ankara ticaret mahkemesi'nin 1972/12 sayılı kararıyla açıklanmıştır...." cumhuriyet, 16.3.1972] //

    http://cigdemsiir.sitemynet.com/siir/anayasso.htm
  • // (...) great zab was once the focus of a debate by turkish intellectuals and the generation of '68. semsi belli 's poem "anayaso" ("constitution" written with a southeast accent, instead of "anayasa"), told the story of the great zab and spread by word of mouth for some time. it was eventually turned into a song by selda , a folk singer. the tragedy of the villagers of savata and the villagers' gentle complaints to the government in ankara were told in the poem. turkey again discussed the village-city contradiction with the backdrop of the great zab. the locals of savata were unable to carry their sick to hakkari because there was no bridge that connected the two sides to one another.

    the poem, which appeared at a time that coincided with discussions regarding the construction of the first bridge over the bosphorus , became one of the most urgent topics on the country's agenda. leftists, in particular the chamber of architects, opposed the construction of the bridge over the bosphorus. "anayaso" became the romantic support of this opposition. the leftists soon made clear their alternative: "the bosphorus bridge will bring with it other bridges in istanbul. the solution is the railway system. therefore, a bridge should be constructed on the great zab, not on the bosphorus." as the discussions gained new dimensions, a group of youngsters from various universities, including deniz gezmis , the leader of turkish students of the generation of '68, went to hakkari and built a hanging bridge on the great zab. "genclik koprusu" (the youth bridge), given as a present to the people of savata by the leftist students, still stands on the great zab... (...) //

    mustafa erdogan

    in turkish daily news , 28 august 1998

    http://www.turkishdailynews.com/…_28_98/feature.htm
  • bir kısım insanın ezilmiş duygularını ortaya çok can alıcı bir biçimde döken anlayana agır gelen şiir...
  • selda bağcan'ın moğollar ile kaydettiği bu dokunaklı şemsi belli şiiri düzenlemesinin basıldığı plaktan bir alıntı;

    "bu şarkı; doğu anadolu'nun daha da doğusunda hakkari dolaylarında, kış aylarında zap suyu adı verilen üstü köprüsüz deli dolu akar bir çayı geçerek hasta bebeklerini doktora ulaştırmak isteyen ve ceplerinde türkiye cumhuriyeti nüfus kağıdını taşıyan insanların, çocuklarını boz bulanık zap suyunun çağıltıları içinde yitirmenin öyküsüdür."
  • yeni anayasa gündemdeyken, pkk ateşkesi bitirdi bitirecekken, kürtler kendi ana dillerinde -haklı olarak- eğitim hakkı isterken hatırlanmasında yarar olan şiir.

    50 yıl kadar önce, kendi dilinin zaman zaman yasaklandığı, gelişimine izin verilmediği, destek olmayı ise çoğu kişinin aklına bile getirmediği, getirenlerin ise "bölücü", "hain" kategorisinden süründürüldüğü bu topraklarda, dört duvar arasına kıstırılmış kürtlerin, kedi gibi sonunda üstüne gelenin üstüne atılmadan önceki son silahsız, "durumunu dile getirme" denemesidir.

    bu çaresiz, canhıraş feryadın esas olarak umursanmadığını da biliyoruz. onun için bugünlere geldik. 450 milyar doları dağa, taşa, ateşe, baruta, mayına, toprağa gömdük. 30-40.000 insanın hayatını ve darmadağın olan milyonlarca kişinin yaşantısını paraya çevirmeye ise gücüm ve vicdanım elvermiyor.

    bazı gerçeklerin neredeyse 50 yıl önce de dile getirildiğinin; temeldeki adaletsizliğin, kimi değişimler olsa da esas olarak değişmediğinin, "devlet baba" mitinin o dönemlerde kürtler cenahında da ne kadar güçlü olduğunun şiir, müzik diliyle anıtsal ifadesi bu şiir.

    devlet, hükümet, anayasa buna bir çare bulmadığı, bulmak istemediği; demokrasiden, eşitlikten, ilerlemeden yana güçlerin ise bir çare bulamadığı, bulmakta zorlandığı, hatta başarısız olduğu ortamlarda; halkımız bir çok konuda kendi çözümlerini üretmiştir;

    kendine iltimas sağlatmak için rüşveti, başını sokabileceği bir konutta oturmak için gecekonduyu, pragmatik, paylaşımcı ve ucuz yolculuk için dolmuşu, kendini içten ifade etmek için arabeski... ha unutmadan, sanatsal duygulanımı için de kendi kitschini üretmeyi başarmıştır.

    bugün, türkiye cumhuriyeti, tarihinin en önemli dönemecinin eşiğine gelmişken; sivil - asker darbecileri demokratik ortam içinde yakalama, yargılama, böylece değişik darbe girişimlerini engelleme deneyimi yaşanırken; ülkemiz şimdi demokratik yolla yapılacak ilk sivil anayasa yapım sürecine girerken;

    üstelik türkiye’nin bu anayasayı sadece kendisi için değil neredeyse tüm yakın coğrafyası için yapacak olması, hepimizin sorumluluğunu daha da arttırırken;

    şemsi belli ürünü bu kendini ifade biçimi üstüne kafa yormak, onu örnek almak, geliştirmek, estetize etmek, kitschlikten çıkarmak ve toplumsal çıkış yolları arayanların, çözüm yolu arayanların önüne düşmek görevi kimlerindir? diye düşünmeye değer.
  • urfalı babi şöyle yorumlamıştır;

    http://alkislarlayasiyorum.com/…urfali-babi-anayaso
  • mehmet önder'in şiirin dokusuna uygun ve çok etkileyici bir şekilde seslendirdiği şemsi belli şiiri.
  • adresessin bilmirem derken neden direkt ingilizce'sini söylemiştir merak konusu.
    ''uy'' babo, derken gözdağı veriyor.
    resmen milleti aşağılayan bi' şarkı.