şükela:  tümü | bugün
  • jack kerouac ve william s burroughs'un vaktiyle* -tanınmadan önce- birlikte yazdıkları roman. iki yazarın bir biçimde suç ortağı sayıldığı basbayağı gerçek bir cinayetten bahseder. türkçe çevirisi dost körpe'ye ait.
  • ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar romanının özgün adı.
  • bu enterasan ismin hikayesinin şöyle olduğu söyleniyor: iki yazar bir gece bardadırlar. haberlerde, hayvanat bahçesinde çıkan yangından söz ediliyordur. spiker, bülteni bu cümleyle sonlandırır: "ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar. iyi geceler." burroughs'a göre bu, amerika'nın küstah espri anlayışının tipik bir örneğidir.
  • romanda iki anlatıcı vardır: will dennison bölümlerini william s. burroughs, mike ryko bölümlerini ise jack kerouac yazar. batida da ancak 2008 yılında yayimlanan kitabi sel yayıncılık* fazla geciktirmeden okura sunmustur.

    (bkz: http://www.radikal.com.tr/…09.02.2010&categoryid=40)
  • yazıldıktan 63 yıl sonra basıldı; jack kerouac ve william burroughs için yazma serüvenlerinin başlama vuruşu oldu.

    http://www.radikal.com.tr/…11.02.2010&categoryid=40
  • puzzle'ın eksik parçalarından biri olan bu hipopotamlar, kitabın baş kahramanı olan lucien carr'ın 2005 yılındaki ölümünden sonra, onun isteğine uygun bir şekilde burroughs'un ve kerouac'ın vasiyet icracıları tarafından 2008 yılında çekmeceden çıkarılmış. odağına beat hareketinin başlangıcındaki dinamiklerden biri olan columbia cinayetini alırken ikinci dünya savaşı sonlarına doğru new york yaşantısını da keyifle gözler önüne seriyor. burroughs ve kerouac, tanınmamış iki yazar adayı -çünkü o zamanlar daha ortalıkta ne naked lunch ne de on the road var- bir şekilde kendilerini içinde buldukları cinayeti anlatıyorlar, bir bölüm kerouac, bir bölüm burroughs. diğer beat okumalarının aksine sanki bazı ginsberg şiirleri gibi tansiyonu gittikçe artan ve sonunda vecde varan bir belgesel/hikaye.

    elimize bıraktıkları: new york sıcağı, cehennem kerhanesi, benny goodman - the world is waiting for the sunrise ve kanlı bir lucky strike paketi...
  • hakan gunday demis ki, paul verlaine'in arthur rimbaud'yu vurdugu kursun bicaga donustu ve beat'e sirayet etti. eserin yayinlanmasini lucien carr'in hakki rahmetine kavusmasina borcluyuz diyebilir miyiz? tarih cok fazla tekerrur ediyor, ruh hastasi ediyor..

    bkz: hakan gunday, "cennet ya da cehennem, ne fark eder!", vatan kitap, 23 nisan 2010
    http://vatankitap.gazetevatan.com/…yaz=hakan g�nday
  • yıllar sonra beat doneminden yeni bir şeyler bulup okumak adına ilgi çekici. yeni bir bukowski romanı bulmak da bünyede benzer bir etki yapabilirdi.
  • (kanımca) mutlaka on the road okunduktan sonra okunmalı. jack kerouac ve beat jenerasyonu yazarlarının hayata bakışı, davranışları ve dünya üzerindeki hareketlerini anlamadan, -kısmen- çözümlemeden okunduğunda, kitabın biraz havada kaldığını düşünmekteyim.

    ayrıca kitap bir nefeste bitiyor. kitabı alırken öyküsünü az çok görüyorsunuz, duyuyorsunuz, kitap öyle bir akıcılıkta ilerliyor ki sayfalar geçtikte "neler olacak laaan?" diye okumaya başlıyorsunuz. ne çok ağır, ne çok hızlı, tam kıvamında... kerouac ve burroughs'un bu konudaki başarısını ayakta alkışlamak gerek.
  • jack kerouac ve william s. burroughs'un birlikte kaleme aldığı suç romanı. çok uzun bir süre (60 yıl kadar) yayınlanmayıp, son anda akla gelen ve basıma verilen eser.

    (bkz: beat kuşağı)