şükela:  tümü | bugün
  • avrupalı kız sevişmek için bin dereden su getirmez, çünkü avrupalı kız seviştiği için töre cinayetine kurban gitmez, mahalle baskısına maruz kalmaz, cinsel hayatı olduğunu bilen insanların ona karşı olan görüşleri değişmez. ne tuhaf di mi?
  • avrupali kiz sokaga ciktiginda turkiyedeki kadar sapikla, namussuzla karsilasmadigindan haliyle verecegi tepkiler daha iliman oluyor.

    kardesim turkiye'de cocuklara, hayvanlara tecavuz ediliyor her gun; kizlar tedirgin, asik suratli gezmesin de napsin? sapiklara yuz mu versin?
  • ey türk erkekleri, kendinizi merkez alip 3km çaplı bir daire cizmeyiniz, icindeki dişi vatandaslarimizi "türk kizlari aha böyledir" diye damgalamayiniz.
    avrupali kizlar tecavüze ugrandiginda tecavüzcüleriyle evlenme durumlari yoktur; babalari onlarin bogazlarini kesmez bakire olmadiklari icin; evden kacinca aile meclisleri erkek kardesine "al su bicagi" deyip öldürtmez. ama bu da avrupali kizlarla türk kizlari arasindaki farktan degil, avrupali erkek ve türk erkegi arasindaki farklardan kaynaklanmaktadir.
  • biri 16sina kadar veremesse psikologa gider, digeri 16sinda verirse.
  • kabaca;

    eşi de doğum izni alsın da bebeğe rahat rahat baksınlar diye uğraşan kadın* ile yalnızca sokağa çıkma hakkı için* savaşan kadın* arasındaki farktır. ilkinin evli olup olmadığı**, eşinin cinsiyeti*, başta devlet olmak üzere kimsenin sikinde değildir; ne olursa olsun, kendisinin ve bebeğin hakları yine aynı devletçe korunur. ikincisi ise, kuralların azıcık dışına çıkarsa ölsün, gebersindir.

    ilki 18 yaşında iken sırt çantasını alıp altı ay boyunca güneydoğu asya'yı gezebiliyorken; 20 yaşını geçmiş ikincisi, bir akşam vakti üniversitesindeki konsere giderken babası tarafından "orospu oldu" sanılır.*

    ikincisi bir gün dellenip o avrupalı kızların yaşadığı yerlere gider ve bir daha dönmemek için kıçını yırtar; fakat geride kalan hemcinsleri için gece uykuları kaçmaya devam eder.

    biz yazmaktan bıktık, adamlar başlık açmaktan bıkmadılar: ilki insan olarak doğar, insan olarak büyür; ikincisi, hastalıklı bir ülkeye, muhtemelen hastalıklı bir aileye doğar ve "olduğu kadar" büyür, hiçbir hayat alternatifi görmediği için bu "hastalıklı olma" durumunu sonraki nesillerine aktarır. sonra şuursuz başlıkların şuursuz entirilerine konu olarak atanır, ismi daima kezban, yeri ise itin götü olur.
  • genelleme yapmaya doyamayan kimi sozluk yazarlarinin saptadigi farklardir. butun avrupa ve turk kiz populasyonuyla cinsel ve romantik aksiyona girmis kimi sozluk erkegi anlamistir ki avrupa kizi erkegine sahiplenmez, hadi kocum buldugun her kadinla yat, kim tutar seni der. avrupa kizi sekste superdir, gunde 35 kere orgazm olabilir kapasitedir, bu kapasitenin ne kadar kullanilacagi sevgili sozluk yazarina kalmistir. avrupa kizi erkegini somurmez, oysa ki turk kizinin tek arzusu kanini emecegi bir adam bulup, evlenip (zira 'evde kalmak'tan cok korkarlar) evinin kadini olmak, gereksiz kaprislerle erini uzmektir. iddialara gore erkeginin capkinlik etmesinin kabullenemeyen turk kizi morondur. o erkektir ki sahanedir, iskandinavi, almani, italyani, portekizlisi onunla yatmak, hatta ayni anda yatmak icin herseyden vazgecmeye hazirdir ama gerizekali turk kizi bunu kaldiramaz, anlasilamayan sebeplerden oturu seksomanyak-seksist-misojenist erkegini elinde tutmak ister. turk kizinin tum avrupa erkekleriyle sevisesi yoktur, zira turk kizi ne seksten hazzeder, ne de guzel ve zengindir. ustelik butun hayatini kapaklanacak erkek bulmak, erkegin kanini emmek ve er kisinin duygusal ve cinsel ozgurlugunu engellemek konusunda strateji gelistirmeye adamistir, ki ne buyuk zaman kaybidir. o kucuk akliyla ancak kendi gibi kucuk akilli erkekler tavlayip kendini evde kalmak hazin sonundan kurtaracaktir. oysa o asil turk erkekleri atlarina binip avrupa'ya gittiler, tum kadinlarla aslanlar gibi sevistiler, eve donduler, kan hala beyinlerine donemedi.
  • kaynağı türk erkeklerdir.

    babadır, sevgilidir, arkadaştır, abidir fark etmez. türk kızının yaratıcısı türk erkeği, avrupalı kızın yaratıcı avrupalı erkektir.
    ulan bu aralara otobüs kullanıyorum epeyce de konuşmaya şahit oluyorum. üniversiteli olduklarını anladığım (biri itü, diğeri yeditepe) iki genç adam (liseden arkadaşlar) konuşuyorlar. biri diyor ki ben kızım olsun istemiyorum, diğeri de evet diyor ben de istemiyorum. erkek olursa en çok sersesi olur, orospu (gayet yüksek sesle, çekinmeden etmeden) olmasından iyidir.
    bravo gençler, aynen bu kafayla devam edin. olmayan beyin kıvrımlarınızı sikeyim sizin.
  • aralarında uçurum olan kızlardır. istisnalar hariç tabii.

    +avrupalı kızın seks konusunda deneyimi vardır. bunu konuşmaktan ve yaşamaktan utanmaz.

    -türk kızı cinsellikten korkar, öyle yetiştirilmiştir. bekareti bozulursa alnının ortasına kurşun yer, intihar süsü verdirilerek öldürülür.

    +avrupalı kız genetik olarak şanslıdır. uzun boylu, ekseriyetle sarışın mavi gözlüdür.

    -türk kızı ırksal özelliklere göre kısa boylu, geniş kalçalı ve ince bellidir. türk kızı elinde olmayan sebeplerden (genetik) dolayı aşağılanır. ama gene de mücadelecidir. rejim yapar, giyinir kuşanır, makyaj yapar.(özellikle belirtiyorum abartanlar hariç) tek istediği bir kadının vazgeçilmez duygusu olan hoşlandığı/sevdiği erkeğe kendini beğendirebilmektir.( herkese mavi boncuk dağıtanlara değil sözüm)

    +avrupalı kız tanımadığı bir erkek ona selam verirse o da ona selam verir, gülümser. bir çekincesi olmaz. çünkü ona selam veren avrupalı erkek saygılıdır. o selam orada kalır. erkek peşinden gidecekse de bunu medeni bir şekilde avrupalı kızı rahatsız etmeden yapar.

    -türk kızı değil tanımadığı erkeğin selamını almak, yolda yürürken bile ona yiyecekmiş gibi bakanlarla, laf atanlarla, otobüste giderken taciz edenlerle uğraşmak durumundadır.

    +avrupalı kızın etrafındaki avrupalı erkekler genetik olarak uzun boylu, geniş omuzludur. saç ve ten renkleri açıktır. ekseriyetle saygılı ve medeni insanlardır. ayrıca zeki, çevik ve ahlaklıdırlar. ahaha, neyse.

    -türk kızının etrafındaki erkekler genetik olarak orta ve kısa boy ortalamasına sahiptirler. genellikle oldukça esmer ve kıllıdırlar. kendi koltukaltı kıllarını kesmekten aciz, sırtı kırçıllı kazak gibi olan, duş almayı, parfüm kulanmayı gereksiz gören ve bunlara rağmen kendini muhteşem zanneden bazı türk erkekleri türk kızını 'kaşı çıkmış', 'kocaman çanta takmış' şeklinde aslında oldukça komik bir şekilde yargılarlar.
  • eski bir fıkrayı hayırlatan farklardır. fransızca öğretmenimiz " soru: mademoiselle ile madame arasındaki fark nedir? cevap: -monsieur!" diye bir anektod anlatırdı. işte avrupalı kadın ile türk kadını arasındaki fark da " erkek" te yatar. avrupalı kadın kendisine güvenli, düzenli, açık sözlü, 1.90 boylarında kumral, vücuduna bakan, temiz, spor yapan, genç yaşta ayrı eve çıktığı için kendi işini kendisi yapan, kadınına saygı duyan, arkadaşlarının ya da ailesinin etkisi altında kalmayan, kendi fikrine sahip, dünya görüşü olan, vizyonu geniş avrupalı erkek ile beraber olur. türk kızları ise, kolları kısa, kafası büyük, omuzları dar, yürüyüşü bir acayip (bkz: kurtlar vadisi adamcıkları), vücudunda anotomi bozukluğu olan, taş çatlasa 1.70 boyunda, bakımsız ama kafasına 100 gram jöle sürünce kendisini yakışıklı zanneden, ana kuzusu, şovenist, aynaya bakmadan çapkınlık peşinde koşan, elinden iş gelmeyen, karar vermek için başkalarından onay bekleyen, durmadan etki altında kalan, zayıf karakterli ve beceriksiz türk erkekleriyle...yahu sen 2 tane çorabı annenin yardımı olmadan çıkartıp attığın yerde bulamıyorsun, kız arkadaşının yardımı olmadan öss kitapçığını dolduramıyorsun, poponu doğru dürüst silmeyi ilerde karın kirli külotlarına sinirlenmeye başlayınca zar zor öğreneceksin, ne avrupa sı ne kızı allahaşkına?
  • bu konu hakkında bir iki kelam etmek isterim. 6 senelik üniversite yaşamım boyunca defalarca kez kültürel değişim projeleri ayağına italya, almanya, ispanya, ingiltere gibi birçok ülkenin değişik şehirlerinde, beyaz rusundan tutun portezlisine kadar değişik milletten kız tanıdım, aşık oldum, falan filan. türkiye'de de durumum türk kızları açısından farklı değil tabiki.

    zor pişen etin yahnisi güzel olur derler. tamam hakikaten ilişkinin başlangıç aşamaları ağrılı sancılı olabiliyor. hem kendi ilişkilerimden hem de arkadaş çevremden biliyorum. kendi milletimden olan insanlarla yaşadığım ilişkiler (sonları kötü bitse de, olmaz ve hayır laflarını çok kullansalar da) hep aklımda güzel hatıralar bırakmıştır. içtenliklerinden bir kere bile şüphe etmedim. yabancılar ise bir haftalık birlikteliklerden sonra ülkelerine falan döndükten hemen sonra "yar saçları lüle lüle, yarim sana güle güle" hesabı hemen başka erkeklerin kollarına atılma ihtiyacına girmişlerdir. hiç birinin de götü türkiye'ye gelmeye de kalmaya da yememiştir. hatta ve hatta bulgar olan bir tanesi, en yakın arkadaşıma da gözümün önünde yazmaya bile kalkıp, hem postayı hem de siktiri yemiştir.

    oysa burada, kendi ilişkilerimden örnek vereyim, o beğenmediğimiz türk kızlarından biri şehir değiştiriyorum, gidiyorum dediğimde, arkada kalmak istememiş, benim için benden 3 kat daha fazla maaş aldığı istanbul'daki işini bırakıp antalya'lara yanıma gelmeye bile yeltenmiştir*.

    ve işin ilginç yanı, bütün bu ilişkilerin flörtleşmeye başladığı dönemlerde yani başlardaki henüz sadece kolkola gezmeye başladığımız dönemlerde hem türk'ü olsun hem avrupalı'sı olsun aynı şekilde triplere girmiş, aynı nazları yapmışlardır. ha fark olarak bakacaksak; yapılan ilk hatada (dil sürçmesi, acayip sakarlıklar, aptallaşmak gibi) avrupalı kızlar yanınızdaki diğer erkek (veya kız) arkadaşlara yönelmiş, türkiye'de ise "ehehe seviyor beni, sakarlıklar yapıyor" tepkisi alıp artı puanlar kazandırmıştır bu hatalar.

    cinsel yönden illa ki dokunmak gerekecekse de;
    türk kızları toplumun, ailesinin, arkadaşlarının baskılarına rağmen, biraz da utangaçlıkla çekinerek sizin her istediğiniz şekle girmiş, hamile kalma riskine rağmen kırmamak adına prezervatifi sormaya utanmıştır. buna rağmen; "hadi eve gidelim" şeklinde ilk davet karşı taraftan gelmiştir. bu arada şunu itiraf etmek gerekir, eğer lisede değilseniz, ve kız arkadaş "paylaşmaya hazır değilim" gibi sözler sarfettiyse, o saniye ilişkiyi sonlandırdığım olmuştur. eğer böyle bir durumla karşılaştıysa burada türk kızlarından şikayetçi olanlar, başka kapılara da gidebilirler gayet açık) ha avrupalı kızda durum nasıldır, seks yapmanın yemek yemek, elini yüzünü yıkamak, işe gitmek gibi bir faaliyet olduğunu benimsediklerinden, madem erkek arkadaşım var neden yapmıyorum bilinciyle yaklaşmışlardır. ha bir de ilişki falan beklemeden direk yatağa girelim tarzı vardır. onlardan da daha alkol ya da uyuşturucu almadan yatağa giren gözlemlenmemiştir. (ha türk kızı da o kadar vücudu uyuşturan şey aldığında bütün toplum baskısını üzerinden atıp gayet de avrupai kız modeline dönüşmektedir.)

    çok acayip milletiz lan. aynı anda biz şöyleyiz biz böyleyiz diye tavus kuşu gibi kabarırken, aynı anda kendimizin iyi yanlarını görmeyip sadece şöyledir böyledir diye sızlanan tek milletiz.

    farklı kez dile getirilsede çok pis kıllanmaya başladım. istedin de vermedi de, bunu ortalığa üstü kapalı yaymak için burayı mı kullanıyorsun diye? üstüne de beni, onları savunduğum için yavşıyo lan bu salak, kesin karı peşinde diye etiketliyorsun. *