hesabın var mı? giriş yap

  • 80'lerin basi, askeri yonetim zamanlari. bir gazeteci zeki muren'e sorar.
    "efendim size neden pa$a diyorlar, biliyor musunuz acaba?"
    zeki muren katila katila gulerek $oyle cevap verir:
    "ankara'dakilere ibne diyemedikleri icindir herhalde!"

    10+ yıl sonra gelen edit:
    olayın ayrıntılı hikayesi için (bkz: #62646594)

  • ciciş kardeşler esra ve ceyda'nın umreye gitmesiyle başlayan ülkemiz üzerindeki karabulut serisinin yeni bir basamağı

  • özellikle lpg'li araç kullanan sürücüler için elzem bir konudur. şöyle ki:
    araç ilk çalıştırma esnasında benzinle çalışmaya başlar. motor soğutma suyu belirli bir sıcaklığa ulaşana kadar lpgye geçiş olmaz. motor su sıcaklığı uygun değere geçince lpg yakıtına otomatik geçiş yapılır ki bu dediğim olay yeni nesil enjektörlü motorlar için geçerli bir durumdur. eski nesil karbüratörlü motorlarda bu durum sürücünün şahsi tercihine bağlı olarak manuel kumanda edilebilir.
    sürekli lpg ile çalışan bir araçta (günümüz türkiye'sinde her 100 lpg'li aracın en az 95i bu şekilde kullanılır)
    motor lpg ile çalışır vaziyette iken, benzine her hangi bir ihtiyaç yokken bile ilgili motorun orijinal çalışma mantığı benzine göre düzenlendiği için benzin pompası sürekli çalışır haldedir. benzin pompasının kullanılmasına ihtiyaç olmadığı halde çalışır durumda olması uzun vadede lpg'li araçlar için arıza olarak geri dönüş sağlar. bu tür bir arıza ile karşılaşmamak için yapılması gereken en önemli kullanıcı tedbiri , araç deposunda mümkünse asgari çeyrek deponun üzerinde benzin bulundurmak ve benzin pompasının sürekli çalışmasından kaynaklı olarak ısınarak bozulmasının önüne geçebilmektir. depoda ne kadar çok benzin varsa benzin pompası içinden geçen düşük sıcaklıktaki benzin miktarı da o kadar fazla demektir. tersini düşünürsek depoda 2 lt benzin var ve benzin pompası sürekli olarak bu 2lt benzini devridaim yapacak ve düzenli olarak aşırı ısınmaya maruz kalacaktır. öte yandan bu türden arızaların önüne geçebilmek adına araç lpg de çalışır iken benzin pompasının çalışmasını engellemek için röle koymak gibi değişik ve mantıklı uygulamalar mevcuttur.
    dizel araclarda ise durum benzindekinden farklılık arz eder. tek tür yakıt sistemi ile çalıştığı için dizel araçlarda mazot pompasının ısınması haricinde depo dibindeki tortular ve hava yapma riski gibi riskler mevcuttur. özellikle sürekli inişli çıkışlı yollarda yapılan seyahatler dizel araçlarda da çeyrek deponun üzerinde yakıt bulundurma gerekliliğini ispatlayan durumlardır.
    aracın kullandığı yakıttan bağımsız olarak depoyu sürekli dolu tutmanın bir diğer avantajı ise özellikle yaz aylarında daha çok gözlenen depodan yakıt buharlaşmasını minimuma indirmektir. sürekli kullanılmayan araçlarda depoyu full doldurmanın yakıt buharlaşmasını azalttığı tecrübe edilmiştir. öte yandan sürekli olarak 10-20 liralık benzinle gezen araçlarda bu buharlaşmanın daha fazla olduğu bilinen bir gerçektir.
    yine bir dipnot olarak eklemek gerekirse, aracınıza hangi yakıtı alırsanız alın ancak yakıt aldığınız zaman dilimindeki sıcaklığa dikkat edin. özellikle yaz kış farketmez mümkünse araç deponuzu gece yarısı saatlerinde yani günün en düşük sıcaklığının olduğu saatlerde doldurmayı tercih edin. çünkü benzin istasyonlarındaki yakıt doldurma prensibi litre bazında bir ölçüm tekniğine dayalıdır. düşük sıcaklıkta görece olarak daha çok veya daha zengin yakıt almış olacağınızı göz önünde bulundurunuz.
    en nihayetinde son söz olarak ister dizel ister benzinli olsun aracınızda kısa ve uzun vadede sorun yaşamak istemiyorsanız mutlaka çeyrek deponun üzerinde yakıt bulundurunuz.
    sağlıklı, kazasız ve belasız mutlu sürüşler dilerim.

  • kibar adamdır. bunda pislik, art niyet yok. belki sen adama güvenmiyorsun, girmesini istemiyorsun. adam da böyle bi ihtimale karşı nazikçe izin alıyor.

    bağzı kadınlara nezaket gerçekten de fazla.

  • okuyunca birden gülümseten başlık. benim anneannem ya lan bu.

    ocakda yemek vardır...
    -allahuekber
    -naapıyım altını mı kapatıyım?
    ses bir ton yükselir
    -alahuekber!!!
    - ..... :/ kısıyım mı?!?
    l ye baskı yapılır kızgın kızgın...
    -alllllahuekberrr
    -0.o açıyım mı altını?
    -gerizekalı namazı bozdurdun bana anneni ara gelirken ekmek alsın!

  • topluca muhabbet esnasinda bana donup:

    - turkler de zaten arap, degil mi?
    - nasil yani?!?
    - ikisi de musluman, dolayisiyla turkler de arap...
    - e o zaman ruslar da ingiliz?
    - ho?
    - siz de hiristiyansiniz ingilizler de hiristiyan?
    - hmm evet ben cok yanlis dusunmusum, sorry...

  • türkiye’nin nasıl yönetildiğini gösteren basit örneklerden sadece bir tanesi.

    bir tarafta insanlar sadece para harcasın diye havalandırmanın sürekli içerdeki havayı çevirip çevirip verdiği avm’lere gitmek serbest iken;

    bu sıcaklarda püfür püfür deniz havasını alabileceğin sahiller yasaktır.
    pikniği yasakla , mangalı yasakla ama avm’ler açıkken sahilde yürümeyi neden yasaklıyorsun?

    işin en traji komik tarafı ise tuzla marina , pendik marina gibi sahil kenarına kurulan avm’lere gitmek serbest

    neyse ben daha bir şey demiyorum

  • taraf'ın yazı işleri müdürü.

    defne joy evinde fenalaşınca doktor bulmak için sokağa çıkmış, bulamayınca geri dönmüş.

    işte sağa sola akıl verenler bunlar..