hesabın var mı? giriş yap

  • ingiltere'nin ispanya toprakları ve akdeniz'le çevrili denizaşırı şeysi.

    burada makaklar da yaşarmış efendim. hatta avrupa kıtasındaki tek maymun topluluğu gibraltar'ınkilermiş. yalnız maymunlar turistlerin de davranışları yüzünden epey bir şımarmışlar. geçen sene 6km2 lik ülkede 59 maymun ısırma vakası görülmüş. uzmanlar bu ısırmaların tehlikeli enfeksiyonlara sebep olabileceğini söylediler az önce dw'de. ben de bunu söylemek için uzman olmak mı gerekiyor diye düşündüm tabi.
    bir kadın maymunların üst kat komşusunun ekmeklerini yediğini söyledi. yönetim özel eğitimli bir maymun polisi birimi kurmak durumunda kalmış. ve 30 tanesini de iskoçya'ya yollayacaklarmış.

    evet anlaşılıyorki gibraltar maymunlarının fütursuzca şehre indiği ve bilinçsiz turistlerin maymunları evcil hayvan sanarak gereğinden fazla içli dışlı olduğu yerdir. burada maymunlar insanlara aşırı derecede alışmış olup, yüreklerinde zerre kadar insan korkusu barındırmamakla birlikte, eğitimsiz de canlılarmış. bunları da az önce ingiltere'de primatoloji okumuş bir arkadaş söyledi. sıkı durun adam primatolojistmiş.

    bu da bbc'den başka bir gibraltar maymunu haberi

  • - kadın olduğu belirt checked
    - güzel olduğunu söyle checked
    - modellik yaptığını ekle checked
    - genç olduğunu unutma yaşını belirt checked
    - arayıştasın her yola gelirsin checked

    artık yeşili bekleyebiliriz.

  • 1) anket görünce dayanamadım diyip sadece kendisini övebileceği ankete yazanlar, gösteriş budalaları

    2) fakirliğini geyiğe vurmuş tam olarak neyi amaçladığı belli olmayan pis fakirler

    3) her başlıktan espri çıkarmaya çalışan geyik canavarları

    4) ciddiye alıp saatinin markasını yazan ötesini düşünmeyen insanlar

    5) zengin olmayıp zenginmiş gibi yaparak ilgi çekmeye çalışan zavallılar

    tiplemelerini barındıran anket.

  • 8284 kadın çaylağı yazar yaptırdı. güzel de oldu, eyvallah. ona sözüm yok ama bir arkadaşım var bu kampanyadan yararlanan, bari onu almasaydı. az önce "nick neyin kısaltması?" diye sordu. halen elim ayağım titriyor.

  • ölümsüzlüğün bugu verilmiş listedir. bu yöntemlerle azraili kendinizden uzak tutarak ölümsüzlüğe kavuşursunuz.

  • walkman'de dinlediğiniz şarkının tadını bugün spotify'dan alamamak ile benzer bir durumdur. tüketim çılgınlığının sonucudur.

    eskiden şarkıları, filmleri ve duyguları kolayca tüketemiyorduk. bu sebeple film izlemek çok özel bir andı, çok değerliydi. zira istediğiniz an istediğiniz filmi izlemeniz mümkün değildi. günümüzde milyonlarca seçenek elimizin altında; istediğimiz filmi, istediğimiz an, istediğimiz kalitede, istediğimiz pozisyonda, istediğimiz hızda, istediğimiz şekilde izleyebiliyoruz. hatta o kadar konforluyuz ki filmi beğenmezsek izlemeden geçme lüksüne sahibiz.

    şarkılar da öyle. bilirsiniz kasetler vardı eskiden. öyle anında ileri-geri sarmak, anında başka bir şarkıya geçmek imkansızdı. istediğimiz an istediğimiz şarkıyı dinlememiz mümkün değildi. oysa günümüzde sonsuz sayıda şarkı elimizin altında, üstelik klipleriyle ve konser kayıtlarıyla birlikte. kulağa harika geliyor değil mi? işin aslı öyle değil ama...

    dışarı çıkarsanız sonsuz sayıda taş bulabilirsiniz, bu sebeple hiçbir değeri yoktur. oysa elmas bulamazsınız. çünkü kolay değildir elmas bulmak, çok zordur ve elması değerli kılan zaten budur. işte aynı durumu yaşamaktayız; eskiden elmas olan filmler ve şarkılar, artık birer taştan ibaret. aralarında tek tük güzel taşlar buluyoruz, hatta bu yüzden güzel bir film seçmek için günler harcıyoruz. böyle bir ahval içerisinde filmlerin ve şarkıların eski tadı vermeyeceği çok açık değil mi?

    bunlar size normal geliyorsa üzgünüm ama siz de tüketim çılgınlığının esiri oldunuz demektir. bana normal gelmiyor ama ne yazık ki çağın gereksinimi bu şekilde. ben de herkes gibi böyle yaşıyorum ancak hem duygularıma verdiğim değerden ötürü hem de mental sağlığım için elimden geldiği kadar tüketmemeye, üretmeye çalışıyorum. tüketmeyi kendime bir ödül olarak görüyorum ve bir şey tüketmek için bir şey üretmek zorunda hissediyorum. sizlere tavsiyem de budur. unutmayın, konfor en büyük düşmanınızdır.

    sosyal medya, internet, artan bireysellik, sahte sosyallik, sonsuz seçenekte şarkı ve film, kısacası tüketim çılgınlığı; sonuç konfora bağımlı hassas insanlar, kendini özgür sanan köleler, kapitalizmin çarkları...