şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sinema dergisinin en iyi eleştirmeni. star wars'a duyduğu sevgiyle gönlümde taht kurmuş kimse.
  • şu sıralar ne sinema dergisinde, ne sinemayla ilgili başka bir neşriyatta yazılarına raslamanın pek mümkün olmadığı eleştirmen. bana göre sinema yazarlığının, eleştirmenliğin alameti farikası haline gelmiş asık suratlılığı kırmayı becerebilmiş sayılı eleştirmenlerdendir. sinema dergilerindeki en sıkıcı yazılar olan film tanıtımlarını bile ilginç kılmayı becerirdi üslubuyla, her yazısını okurdum ben. yazsa gene okurum*.
  • her gece her yerde bir insan. hindistan'a gitti geldi, bir duruldu, bir başkalaşım kayalar oldu. bıyıklı.
    - ha bir de beli bir arkadaş çevresinde isim soyad formatıyla çağırılır, anılır.
  • bir zamanlarin monica vitti'si. total performance'in allahi, dansin ustasi, sinemanin hastasi, muzigin bilirkisisi, bol meziyetli, cok renkli*, ici icine sigmayan sahsiyet.
    (bkz: to be continued/3)
  • sadece kariyer yaptigi sinema alaninda degil, moda ve muzik konularinda da engin bilgiye sahip dost kisi. zamaninda* sinerama dergisine yazdigi boogie nights elestirisinin basligi* superdir.
  • maryjane'in sinema dünyasına adımını attığı ilk günlerde yazılarını ilgiyle takip ettiği, popüler sinemaya* üvey çocuk muamelesi yapmadığı hissedilen ve şiddetle aranılan genç yazar.
  • arkadas iliskilerine gelince dakik, ise gelince son dakikaci sinema yazari. hem gece kalip hem de iyi yazacagim diye kasmiyor, ozen gostermiyor mu...
    neyse ki genellikle ne yapar eder, mutlu sona ulasir*.
  • bu akdar keyfine duskun olmayip, biraz daha zor sartlar altinda disini sikabilseydi yazilarindan mahrum olmayacagimiz elestirmen olacakti. ama belki de dogrusu buydu, mazhar alanson'dan cok once hindistan'a gitti hem. herkes macera aramaz mi hayatinda... bir turlu -cok istememe ve firsat kollamama ragmen- birlikte calisamadigimiz, bir turlu sanal ortamin disinda -cok istememe ve firsat kollamama ragmen- gorusemedigimiz, woody allen'dan en cok manhattan'i seven ve beresiyle, biyiksizligiyla guzel insan...
  • maldiv ve seysellerde yaptigi uzun tatilini bitirip laila alemlerinde kaldigi yerden devam etmek uzere aramiza donen ve sozlukte onune gecilemez cem altinsaray sevgisi gibi potansiyel basliklarin acilmasina sebep olacak unlu kitap elestirmeni.
    (bkz: unluler hakkinda dogru bildigimiz yanlislar)
  • şu anda trendsetter isimli zor bulunan bir dergi dışında hiçbir yerde sürekli bir yazarlık yapmıyor olmasına rağmen, gün geçtikçe görüyorum ki, cem altınsaray ve onun gibi birkaç isim daha (tuna erdem, kutlukhan kutlu, murat özer sayılabilir özellikle), özellikle sinerama ve sinema'nın aynı dönem çıktığı zamanlarda o kadar güzel işler çıkarmışlar ki, insanlar hala hatırlıyor.

    kendisi en çok filme gitme rekoru kırdığı istanbul film festivali (sanırım 98 yılındaki) hakkında yazdığı derleme yazıda, "..koş lola koş'un ilk 20 dakikası için bile, sırada bekleyen 10 tane sinema filminden imtina edebilirim"(hay sikim nasıl hatırlıyorum peki ben bu cümleyi?) yazarak, o zamana kadar duymadığım imtina kelimesini kelime hazneme katmış olmasıyla; ve fakat benim cümle içindeki kullanımı yanlış anlamam yüzünden uzunca bir zaman kelimeyi yanlış kullanmama sebebiyet vermiş, imtina etmiştir, ben de imtina olmuşumdur. artık gerçek kullanımını biliyor, onu imtina ediyorum. her aklı başında insanevladı gibi kendisi de büyük ihtimalle sözlük okurudur, okusun bilsin istedim..