şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: #37222976)
  • (bkz: çansera)
  • çocuklukta yaşanan travmaların bir ömür boyu insan sağduyusunu bağlaması gibi, ben de bu ve benzeri söz dizilerini gördüğümde, 89 seçimleri sonrası, yaşadığım istanbul'un halleri gelir hayalime ve ürküntü çöker üzerime. aslında pek tabii gerçekleşmiş olabilecek birşeyleri ifade ediyor da olabilir bu başlık. örneğin, demirel'in oy deposu olan yenişehir'in çehresinin değiştiği dönem, her nasılsa seçilmiş bir sol belediyenin hükmettiği döneme denk gelmiştir.

    edit: "şehrin çehresini değiştirdi de n'oldu sonrasında?" sorusunu, yanıtını bilerek soranlara yanıt ve diğerlerine bilgilendirmedir:

    ilk seçimde kaybetti! ilçeyi köhne taşra kasabası görünümünden, gelişime açık bir batı türkiyesi kasabasına dönüştürdüğünü düşündüğünden olsa gerek, şok oldu adam kaybedince. kazananlarsa arsızlıkta tavan yapıp, sonuçların belli olmasıyla belediye binasının ikinci katındaki balkona bir beyaz beygir çıkarıp şov yaptılar güya! fakat adam ahdetti, yeniden seçildi. ikinci döneminde ise faydalı bir iş yaparken gören olmadı; hatta partisinden de atıldı!

    bir de, o başarılı dönemdeki kaymakamın rolünü de anmamak büyük eksiklik olur. vali yazıcıoğlu'nun ekibinden biriydi ve çok katkısı olmuştu ilçeye. sonra ona ne oldu derseniz: sürüldü! kimi yaptıkları dokundu kimi güç odaklarına zahir.
  • çöpleri toplamak, belediye otobüsleri işletmek, su sorunlarını gidermek, yol vs düzenlemeleri yapmak, yeşil alan park vs yapmak.

    biz bize bunları yapanları istiyoruz. müthiş talanlardan sıkıldık.
  • sisli belediyesinin, sinirlari icerisindeki tum okullari belediye butcesinden depreme dayanikli hale getirmesi konu ile ilgili guzel bir ornektir. tabii bunu billboardlarla veya ulusa seslenislerle milletin gozune sokmaz, cunku chp secmeni bunun belediyenin zaten gorevi oldugunu bilir. merdiven korkulugunun veya yenilenen kaldirimin acilisini torenlerle yapan akp'nin secmenine bunu anlatmak zordur.

    ha bir de kayseri belediyesi, futbol takimina yatirim yapinca alkislanirken; izmir belediyesi yapinca onlarca mufettis gonderilmesi de baska bir seye ornektir.
  • imar planlarını eşit adaletli uygulayan,
    kamu mallarının benim malım olduğunu bilen,
    bulunduğum kentin gitmediğim noktalarının da;
    sokaklarıyla,
    caddeleriyle,
    meydanlarıyla,
    gökyüzüyle,
    soluduğum havasıyla,
    sahip olduğu tarihsel siluetiyle,
    yüzümü yıkadığım kaynak sularıyla,
    yer altındaki tarihsel değerleriyle,
    yer altındaki madenleri
    ve yer üstündeki ağaçlarıyla benim olduğunu bilen
    senede iki kere kaldırım düzenlemesi yapmayan,
    bütçe artı veriyor diye yandaşlara iş yaratmayan,
    bütçe fazlasını hazineye iade etmeyi akıl edebilen
    üç kişi gerektiren işe on üç değil üç kişi istihdam eden,
    hizmette kar zarar hesabı yapılmaz diyebilen,
    param olmadığı zaman ulaşımı dayak yemek suretiyle yapmak zorunda kalmadığım,
    seçildiği ilde vali konuşunca kuyruğu iki arka bacağı arasına sıkışmayan,
    hele muktedir konuştuğu zaman kafasını kuma gömmeyen,
    bu şehir benimdir ve yasaların bana tanıdığı kurallar çerçevesinde sorumluluıklarımı yerine getiririm diyebilen

    ohhhhooooooo daha neler sayarım neler?
  • (bkz: entry nick uyumu) bkzını verip gidecektim maalesef stockholm sendromu değilmiş nicki. olsun (bkz: serbest çağrışım) der kurtarırız. ha bir de (bkz: macit özcan) gerçeği var.
  • tiyatro kapatmak.

    (bkz: sibel uyar)
  • ücretsiz su ve ulaşım
    (bkz: dikili belediyesi)
    (bkz: toprak işleyenin su kullananın)