şükela:  tümü | bugün
36 entry daha
  • sınava girmenin ne faydası olacak ki? husumetle yazılmış, içi boş, fayda sağlamayacak bir öneriden fazlası değil bu. sistemsel arızalar giderilmeden toplumun her kesimine yönelik kaliteli bir eğitim imkanı sağlanması zor.

    amaç eğitimin kalitesini arttırmaksa öncelikle öğretmenliği en başarılı ve en yetenekli öğrencilerin tercih edeceği bir meslek haline getirmek şart (tıp misali), bu bir. bunun dışında öğretmenlerin daha iyi maddi imkanlara sahip olmasını sağlarsanız öğretmen kendini geliştirebilir. yoksa maddi olarak yetersiz imkanlarla hiçbir öğretmen öncelikli olarak kendimi nasıl geliştirsem diye düşünmez; düşünse bile düşündüğünü kolayca gerçekleştiremez, yapabilecekleri sınırlıdır. ön şart kesinlikle tatmin edici maddi imkanlardır kim ne derse desin. öte yandan toplumda öğretmen gitgide burun kıvrılan, küçümsenen bir duruma gelmekte. idarecisinden velisine hatta öğrencisine kadar kimseden saygı görmez duruma ''getirilmiş'' bir meslek grubundan bahsediyorum. maddi şartlar yeterli değil, saygı görmüyorsun diğer yandan kendini geliştirmen şart! yani sen bana yeterli bir maaş verme, saygı duyma ben de bu şartlarda kendimi geliştirmeye yöneleyim nasıl olacaksa! sürekli öğrenci psikolojisinden bahsedilmesi ve ön planda tutulması doğru ama öğretmene de en az bu kadar değer vermek gerekmez mi? mevcut durumsa tam tersi! öğretmenlerin şartlarına dışardan eleştirel bakanlara işin içinde biri olarak göremediğiniz çok fazla sorunumuzun olduğunu söyleyebilirim. ciddi anlamda bir mesleki itibar kaybından söz edilebilir. bunda devletin öğretmenini resmi rakamlara göre yoksulluk sınırının altında bir maaşa mahkum etmesinin de etkisi büyük. bu ülkenin geleceğini inşa etme sorumluluğundaki öğretmenler devletin kendi rakamlarına göre yoksul! ben demiyorum devletin tespiti bu, neyi tartışıyoruz ki?

    öte yandan devlet isterse kaybedilen bu mesleki itibarı çok rahat geri getirebilir. öğretmen olacak kişileri çok özenli seçersin, iyi imkanlar sunarsın, meslek içi eğitimleri zorunlu ve sıkıcı formaliteler olmaktan çıkarıp verimli hale getirirsin, öğretmenle üniversitenin bağını kalıcı kılarsın, vs. vs. çok fazla yapılabilecek iş var aslında. devletin çocuklarını yani geleceğini emanet edeceği insanları kılı kırk yararak seçmesi gerekiyor. öğretmen olmaması gereken birçok insanın atanması da itibar kaybının sebeplerinden biri. malesef burada mesleki kalitenin de düşürüldüğü aşikar. burada zaman zaman öğretmenlere getirilen eleştirileri de bir ölçüde anlaşılır buluyorum. öğretmenlik mesleğinin yeniden itibar görmesi için; devamlı kitap okuyan, farklı yerler gezip gören, kendisini iyi ifade edebilen, iletişim yönü kuvvetli, sabırlı, çalışmayı eziyet gibi görmeyen, vizyonu geniş, sanatın ve kültürün ne olduğunu kavramış, kişisel gelişimin nasıl sağlandığını bilen, çocuğun veya gencin zihnini okuyabilen, en az bir yabancı dil konuşabilen, mümkünse hayatında bir spor dalına veya enstrümana yer veren, gelişime açık, öğrenmeyi seven, topluma örnek olabilecek insanların öğretmen olarak atanması ve böyle insanlara doğru düzgün imkanlar verilmesi gerekiyor. yapılması gereken kısaca bu insanları iyi seçmek, yetiştirmek ve sürekli gelişim ve öğrenme için de gerekli koşulları sağlamak. işte böyle bir sistemle yetişen öğretmenler bu işin itibarını geri getirir.

    illa birilerini eleştireceksen eğitim sistemini kendi çıkarları doğrultusunda kasıtlı olarak bozan siyasal iktidarları eleştir. çünkü onlar düşünebilen bir toplum istemiyorlar.
156 entry daha