şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • fansub'ın manga dünyasındaki izdüşümüdür. insanlar takip ettikleri mangaların yeni sayılarını sürekli okudukları dilde otomatik olarak bulmak hakkına sahip oldukları yönünde temelsiz bir inanca sahip oldukları için, bir parça bu scanlation işinin nasıl işlediğini açıklamak istedim. o 5 saniyede bakıp geçtiğiniz sayfaların arkasında nasıl bir süreç olduğunu bilin istiyorum.

    1- manga. evet manga. scanlation faaliyetinin başlaması için öncelikle japonya'daki cefakar bir mangakanın manga çizmesi gerekmektedir. eğer adam veya kadın yeni sayı çıkarmazsa konu kilitlenir. yani berserk'i veya hunter x hunter'ı neden güncellemiyorsunuz diye scanlator'ların başına ekşiyen insanlar, süzme gerizekalıdır. elbette burada "manga"nın yanı sıra manhua ve manhwa'lardan da bahsetmek gerekir. güney kore ve çin de çizgi romanlar için hatırı sayılır birer kaynak oluşturmaktadır. ancak ben mangaspor olduğum için her şey manga ile ilgiliymiş gibi yazmaya devam edeceğim.

    2- bir scanlation grubunun o mangayı çevirmeye karar vermesi. ya gruptan birisi o mangayı beğenecek, ya birisi grubun dikkatini o mangaya çekecek, ya da mangayı beğenen birisi o mangayı çevirmek üzere bir grup oluşturacak. bunun başka yolu yok. scanlation da fansub gibi "fanlar için, fanlar tarafından" yapılan bir şey olduğu için, scanlation'da zorlama yoktur. bu iş bedavaya, gönüllülük esasıyla yapılır. sadece raw'ların temini yahut site masrafları için zaman zaman scanlator'a üç-beş bir şey atılması makul görülse de, patreon'da para dilenip ko-fi'de bana kahve alırsanız yeni sayı gelir diyenler scanlator değildir. onlar para karşılığı iş yapan insanlardır, okuyuculara adeta bir hizmet sözleşmesi ile bağlıdırlar.

    bu adımdaki "bir" sayısı da ilginçtir. bir rivayete göre bir grup bir mangayı çeviriyorsa, o tamamen bırakmadan başkası o çeviriye başlamaz diye yazısız bir kural vardır. buna mukabil dergi scan'lerinden yapılan çeviriler üzerine tankoubon çıkınca yeniden bir çeviri yapıldığı da görülebilir. çok popüler mangalarda birbiriyle hız yarışı içine giren birden çok scanlation grubu olduğunu gördüm; ancak kaguya-sama wa kokurasetai'ın 200. sayısında olduğu gibi -benim sayabildiğim kadarıyla- 17 farklı grubun çeviri yapması bir anomalidir. normal olan bir anda tek bir grubun bir manga üzerinde çalışmasıdır; o berbat bir iş çıkarmadığı müddetçe başkası el atmaz.

    3- raw. scanlation'ın "scan" kısmıdır. bunun üç kaynağı vardır: dergiler, tankoubon ciltler ve dijital mangalar. hepsinin ortak tek bir yönü vardır: birisi bunları satın almalıdır. mangakalar siz her yerinden reklam fışkıran okuma sitelerinde vakit geçiresiniz diye çizip uzay boşluğuna salmıyor o mangaları. kimse mangaya para verip almazsa konu yine kilitlenir. birisinin aylık veya haftalık çıkan manga dergilerini veya belirli bir manganın yayımlanan ciltlerini satın alıp, sayfa sayfa taramasından oluşan bir adımdır bu. o telefon rehberi kalınlığındaki dergileri taramak pek hoş olmasa gerek. tankoubonlarla ilgili şunu görmüştüm: kitabın ortasına doğru olan kısımlarının taranınca bulanık çıkması ve iki sayfaya çizilen sayfaların saçma sapan görünmesi nedeniyle, scanner'lar mikrodalga fırında ciltlerin tutkalını çözüp mangaları tek tek sayfalarına ayırıyorlarmış. sonra mücellite bağlayıp yeniden ciltleyenler olduğu gibi bu işlemden sonra berbat olan mangayı çöpe atan da var. bu meşakkatli yöntemin yanı sıra, son yıllarda dijital yayıncılığın artmasıyla birçok manga elektronik ortamda da okunabilir oldu. ancak bu sitelerde de öyle mangayı alıp sağ tıkla-kaydet diyemiyorsunuz. henüz yöntemini çözemedim ama resimleri indirmek için yazılan bir program var sanırım. bununla uğraşmayanlar karınca duası yazılarla ekran görüntüsü alıyorlar. bu yöntemlerle bilgisayarda depolanan mangalar, scanner'ın insafına göre ya raw manga paylaşan sitelere yüklenir, ya da torrent ortamlarına salınır. bazı grupların raw bulan elemanları sadece onlara çalışır, bu mangaların japonca taranmış hallerini sadece onlara iletir. raw paylaşım sitelerinde aradığınız pek çok şeyi bulabileceğinizi söyleyebilirim.

    4- çeviri: scanlation'ın "translation" kısmı da budur. japonca bilen çevirmenimiz, taranmış manga dosyalarını alır ve ilmek ilmek, satır satır çevirir. manga dünyasında çince ve korece de bir hayli iş görmektedir. birçok manga, japonya ile eş veya yakın zamanlı olarak çin'de ve güney kore'de de yayımlanmaktadır. bilhassa çinli kardeşlerimizin en az ruslar kadar korsan ruhlu olmaları sebebiyle, çince scan'ler japonca scan'lerden daha önce ve daha fazla sayıda ortamlara düşmektedir. bu fenomen jojo's bizarre adventure'ın duwang çevirisi gibi şaheserlerin ortaya çıkmasını sağlamışsa da, bu ayrı bir entry'nin konusudur. peki kimdir bu çevirmenler? google translate değildir. canlı kanlı insanlardır. ocr teknolojisi geliştikçe takır takır manga okuyacağını zannediyor insanlar ama çeviri o kadar kolay bir iş değildir. düz metinler çeviri yapan yazılıma daha çok bağlam sağladığı için daha iyi sonuçlar alabiliriz belki, ama manganın yarısı da resimlerden oluşmaktadır. görüp de unutamadığım bir örnek var: çevrilecek cümle "umasou" ve o anda bir karakter bir şey yiyor. çeviri "lezzetli görünüyor" olması gerekirken otomatik çeviri bunu "bir at gibi görünüyor" diye çevirmişti. neyse efendim, yine dağılıyorum, çevirmenler mangayı çevirip her sayfadaki yazıları bir metin dosyası haline getirirler. çevirmenin hem kaynak dile, hem de hedef dile hakim olması, her çeviride olduğu gibi, manga çevirisinde de önemlidir. daha önce bahsedilen* ses efektlerinin çevrilmesi gibi ek bir külfetin yanı sıra, manga çevirmenin altyazı hazırlamaktan farklı zorlukları da vardır. karakterlerin sesi, konuşma tonu altyazı çevirirken insana biraz yön gösteriyor ancak mangada karaktere o tonu verecek olan çevirmendir. yine altyazıda orijinal cümle de duyulabilirken, manga çevirisinde japonca tamamen ortadan kaybolur ve okur çevirmenle baş başa kalır. bunlar hep daha fazla sorumluluk demek. bir de başta çinli ve korelileri taltif ettik, ancak çevirinin japonca orijinalinden yapılması her zaman için doğru olandır. dilden dile çeviri yapılırken arada pek çok şey kayboluyor; yahut hedef dilde tam karşılığı olan bir sözcük araya giren dilde olmadığı için sonunda anlam kaymaları yaşanabiliyor. manga okurken bunları düşündükçe insan işin içinden çıkamaz, ondan bu kısmı boşverelim. çevirmen kardeşlerimiz kendi arasında çözsün. (bkz: traduttore traditore)

    5- proofreading: çeviriyi adam eden insan budur. çok deneyimli çevirmenler buna ihtiyaç duymayabilir yahut çeviriye göre proofreader'ın işinin kapsamı değişebilir. en basitinden çevirideki imla ve noktalama hatalarını gidermekten, çevrilmiş metni hedef dilde daha doğal ve akıcı hale getirmeye uzanan bir iş tanımı vardır. hedef dile hakimiyeti çok iyi olan birinin bu işi yapması gerekmektedir. sözgelimi japonca'nın özelliği gereği bir cümlenin yüklemi geçmiş, şimdiki veya gelecek zamanı kast edebilir. çevirmenin gözünden kaçan zaman tutarsızlıklarını gidermek, proofreader'ın işidir. anadili hedef dil olmayan çevirmenlerin proofreading'den geçmemiş çevirileri, zaman zaman beyin yakabilmekte veya buram buram mot à mot çeviri kokabilmektedir. her halükarda her yazıda olduğu gibi manga çevirisini de ikinci bir göz okumalıdır.

    6- cleaning/redrawing: bunu yapanların işi photoshop veya başka resim düzenleme programlarını kullanarak raw'daki japonca yazıları yok etmektir. hatta taranmış hali biraz sarı/gri görünen mangayı siyah/beyaz hale getirip renklerini düzeltirler. yamuk sayfaları hizaya sokarlar. paint'te yazıların üzerine beyaz kutu koyarak yapılacak bir iş değildir. cleaner'ın işi, sadece konuşma balonlarını temizlemekle bitmez: mangalarda baloncuklar dışında, arka planların, karakterlerin üzerinde de yazılar olur. bunları silmek, ve hatta yazıların silindiği yere yeniden çizim yapmak gerekir (redraw). japonca'nın çoğunlukla yukarıdan aşağı yazılması nedeniyle sonraki aşamada silinen yere tercüme edilen metni yerleştirerek sorunu çözemezsiniz. birinin adeta mangaka gibi çalışması gerekir. bir diğer sorun da "sfx" denen ses efektleridir. özellikle resmi çevirilerde bunların hepsini silip çevirisini koyarlar, ama scanlation geleneğinde ses efektlerinin tamamen silinmesi tercih edilmez. çizimlerin parçası gibi olanlar bırakılır, daha minik olanlar silinir. hentai mangalarda bu işi yapanların "decensorer" diye bir alt kategorisi vardır, çünkü bildiğiniz gibi japonya'da manga formatındaki pornolar da sansürlüdür ve scanlator'lar japon ceza kanunu'na isyan ederek bu sansürü ilgili yerlerden kaldırırlar. yaoi mangalarda ise bu mevkiye "dick redrawer" dendiğini gördüm ki ananızın bacınızın unvanı bu olsa ne yaparsınız? ayıp işler... velhasıl bu iş de önemlidir. bazı mangalar cleaner'ların elinde seksen tane filtreli story atan instagram kızına dönüşürken, bazı mangalarda mangakanın çizgilerini çok net görebiliriz. elbette bu husus raw kaynağın kalitesine de bağlı ama photoshop faciaları kendini belli ediyor.

    7- typesetting: proofreader'dan gelen çeviri metninin sayfalarda ilgili yerlere yazılmasıdır. tabii ki bu iş times new roman ile olmaz, yeri gelir her diyalog, her arka plan yazısı, her ses efekti için ayrı bir font seçmek gerekir. font bilmeyen, uygun font kullanamayan scanlator'ın işleri berbat görünür. comic sans ms mesela, her yerde olduğu gibi mangalarda da mide bulandırır. bu işi genelde cleaner'ların da yaptığı görülür ama tamamen ayrı bir adımdır. typesetting aşamasında bir sorun da, hedef dildeki çeviriyi o kutucuklara sığdırmaktır. dediğim gibi japonca yukarıdan aşağı yazıldığı için konuşma balonlarının şekli de buna göre dikeydir. buraya yatay bir metin sığdırmak bazen zor olabilir. bu yüzden iyi bir çevirmen ve iyi bir proofreader, çevirileri mümkün olduğunca kısa hale getirmeye çalışacaktır. typesetter de yetenekliyse kelime hecelemelerini vs. güzelce yapıp her şeyi yerine sığdırır.

    8- kalite kontrol (qc): bu da okunmaya hazır hale gelen scanlation'ın son kez bir gözden geçirilmesidir. aşırı dikkat gerektirir. dil bilgisi hataları, sayfada yanlış yere konmuş çeviriler, yanlış fontlar, okurken saçma gelen yerlerdeki olası hatalar hep bu son kontrolcü tarafından yakalanır. qc ne kadar iyiyse, nihai ürün de o kadar iyi olacaktır.

    9- dağıtım: bu işi ekipteki elemanlardan biri yapabileceği gibi, sırf bu işi yapan ayrı bir insan da olabilir. irc'den manga indirilen günlerden bugüne elbette bu iş çok değişti. ama kural olarak scanlator'ın çevrilmiş mangayı zip'leyip dosya paylaşma sitelerine yüklediğini ve kendi sitelerine indirilmek üzere koyduğunu söyleyebiliriz. hayatı kissanime.com'un yavru sitesi kissmanga'dan ibaret sananlar bilmez, ama eski kurtlar animeleri olduğu gibi mangaları da bu şekilde indirip arşivlerler. (ben ilk manga okumaya başladığımda onemanga vardı, online okuma sitesi demişken reisi de analım.) manga çevirenlerin tüm online okuma sitelerini takip edip buralara çevirilerini yüklemeleri imkansıza yakındır. scanlation gruplarının kendi hesaplarını açıp çevirilerini yüklediği batoto ve mangadex gibi oluşumlar elbette farklıdır; bunlar doğrudan scanlator'dan okura ulaşır. ancak diğer tüm online okuma siteleri, ya gönüllülerinin indirdikleri mangaları kendi sitelerine yüklemesi, ya da son iki siteye yüklenen çevirileri otomatik olarak çeken sistemler kurması ile işler. bu aracı siteleri manga okurları pek sevmez, çünkü resimleri sıkıştırıp kalitesini düşürdükleri gibi bir tarafına kendi logolarını da koyup insanı sinir ederler (seni unutmadık mangafox). buralardan alınan resimleri kullanmak, online izleme sitesinden anime ekran görüntüsü alıp paylaşmak kadar otaku puanınızı düşürür.

    bu online okuma sitelerine biraz uyuz olduğum anlaşıldığına göre devam edeyim: "scanlator'ların bu kadar uğraşıp ortaya çıkardıkları scanlation'lardan online okuma sitelerinin para kazanıyor olması (reklam gelirleri) vs. scanlation'ın zaten mangakanın eserini çalıyor olması" aşırı popüler bir tartışma konusudur. bazı scanlator'lar, son yıllarda kendi sitelerinin içine online okuma fasiliteleri ekleyerek kendi mangalarını indirmek istemeyenlerin en azından kendilerine reklam geliri kazandırmasını istemektedir. tabii tartışmanın ikinci kısmı, zurnanın daha çok zırt dediği yerdir. scanlation'ın endüstriye katkısı bence yadsınamaz. aradaki dil bariyeri kalkmadıkça japonya'da üretilen çizgi romanların batıya açılması imkansız. bu açıdan bir bakıma scanlator'lar bedavaya manganın reklamını yapıyor diyebiliriz. resmi olarak çevirisi çıkan manga sayısı, hala illegal olarak çevirisi yayımlanan manga sayısına oranla çok az. ve dürüst olalım, ben sadece 5-10 sayfasını görüp de ciltlerce manga almaya başlamak istemem. satın aldığım mangaların hepsini scanlation'larda okuduktan sonra almışımdır. bir de baskı süreci de işin içine girince resmi çeviriler japonya'ya göre bir hayli geç gelmektedir. animelerde olduğu gibi popüler mangaların da japonya ile eş zamanlı dijital legal çevirileri yayımlanmaya başladı, ama yine sayı ve çeşitlilik çok az. sadece shounen jump ile ilgileniyorsanız hayat güzel ve illegalliğe uzak olabilir, ama bunun dışındaki neredeyse her şey için scanlator'ların size o mangayı tanıtmasına ihtiyaç var. çoğu manganın sadece ilk sayısını çevirip beğendiyseniz alın diyen scanlator'lar bile mevcut. benim de kafam karışık sözlük; okuduğum ama mangasını almadığım mangalar vicdanımı sızlatmıyor değil ama bir bakıma da scanlation'lar olmasa o manga hakkında okunmaya çok da değer olmadığını söyleyecek kadar bile fikir sahibi olmayacaktım.

    bu yukarıda yazdığım her adımı tek başına yapan, one man army kıvamında scanlator'lar da bulunmaktadır; ama ortaya konan emek miktarı değişmemektedir. scanlation'ın arkasındaki scanlator'ları da görünüz. ayrıca eşek olmayın orijinal mangaları da alın lütfen. fikri mülkiyet neferi değilim ama mangakalara içten içe çok üzülüyorum.