şükela:  tümü | bugün
79 entry daha
  • http://i50.tinypic.com/903mmb.jpg

    latincede taç, çelenk anlamlarında olup göksel cisimlerin etrafında beliren, türkçede hale dediğimiz çemberi de betimlemiştir. haleye ingilizcede de corona denilebiliyor. biliciliğin ve kehanetçiliğin, yaşamın önemli bir parçası olduğu roma'da göksel corona'lar için de birtakım tarihî kayıtlar mevcuttur. örneğin apollonia'dan dönen imparator augustus roma'ya girdiğinde, güneş'in etrafında böyle bir corona oluştuğu anlatılır.

    eskiler doğanın; liderlerin, önemli adamların doğumlarındaki ve ölümlerindeki ya da yönetimdeki uğursuzluğu (marcus antonius/cleopatra egemenliğindeki mısır'da olduğu gibi) corona gibi birtakım fenomenlerle önceden bildirdiğine inanırdı. bu inanç yapısı kimi zaman astrologların, kimi zaman augurların, kimi zaman da simyacıların başını yakmıştır. ancak augustus örneğindeki corona, yıkımın ve uğursuzluğun değil, iyi günlerin, refahın göstergesidir.

    filosofumuz seneca, naturales quaestiones'te bu atmosfer olayını açıklarken, bu halkaların söz konusu göksel cisme yakın bir noktada oluşmadığının altını çizer. gerekçesi de şudur: güneş, ay ve diğer parlak yıldızların bulunduğu noktada ether'den başka bir şey olmasa gerek; oysa göksel cisimlerin ışıkları, parlaklığı havaya çarpar, çarpınca da ışık sahibi kaynağın (örneğin güneş'in) şeklini alır. bu yüzden corona'lar yani haleler çember şeklindedir. filosofun burada yaptığı benzetme şudur: etrafı çevrili su birikintisine, gölete, göle vb. taş atıldığında, ilkin dar olan ancak gitgide genişleyen bir halka dizisi oluşur, bu dizi suyun sınırlarına doğru uzadıkça kaybolur. aynı durum atmosferde de geçerli olmalıdır.

    ancak burada bir farklılık söz konusu. en tepede bahsettiğim eskilerin doğa fenomenlerini kâhin gözlüğüyle okumaları durumu corona'lar için de geçerlidir. corona'lardan bazıları herbir yana doğru genişleyerek ya da sönerek kaybolurken, bazıları sadece bir yöne doğru genişleyerek kaybolur. buna bağlı olarak romalı gemiciler (büyük ihtimalle önceki ve çağdaşları olan uluslardaki gemiciler de), corona'nın kaybolduğu yöne göre rüzgâr tahmini yaparmış. örneğin güneye doğru kaybolursa, bu, güney rüzgârının; kuzeye doğru kaybolursa, kuzey rüzgârının çıkacağına bir işaretmiş. günümüzde aradaki bağlantıya ilişkin ilmî veriler ne boyutta bilmiyorum; ancak eldeki edebî kayıtlar bu gemicilerin yanılmadığını söylüyor. biz yine de dilimizi ısıralım, bu eski "doğa okuması"nı ihtiyatla karşılayalım
267 entry daha