şükela:  tümü | bugün
131 entry daha
  • aslında yalan falan değildir.

    şimdi bu çankaya kütüphanesine giderseniz orada atatürk'ün okuduğu kitaplar var. nereden biliyoruz okuduğunu? çünkü adam kirli bir okuyucu; okurken bazı yerlerin altını çiziyor, sağına soluna notlar düşüyor eski türkçe. yani bu kemalistlerin götünden uydurduğu bir mit değil mustafa kemal okumayı seviyor.

    bilinmeyen tarihimiz saklı gerçekler diye müptezellik yapacağınıza açıp iki tarih kitabı okursanız zaten göreceksiniz ki bu mustafa kemal'le sınırlı bir durum da değil; türk kurmayı okur, okumayı sever.

    ama nasıl oluyor ömrü savaşlarda geçerken falan deniyor da burada savaş konseptini de yanlış biliyorsunuz; cs:go gibi askerler bıçak sallaya sallaya koşup zıplaya zıplaya silah değiştirmiyorlar yavrum savaşta, hele ki 1900'lü yılların başında savaş hiç öyle sandığınız gibi bir olay yok ortada.

    amerikan iç savaşından ikinci dünya savaşına dek geçen zamanda savaş denilen olay esasında cephe savaşıdır. savaş uzun bir sürece yayılır ama bu sürenin yüzde doksanından fazlasında iki taraf cephelerinde öylece bekler. sonra pat bir taraf uygun bir zamanda atağa kalkar, baskın verir ya da yapacağı baskın elinde patlar ki genelde patlar, baskında bir boğuşma olur sonra tahliye başlar, bunlar zaten göz açıp kapayıncaya kadar gerçekleşen olaylar. sonra yine başlar uzuuun bir bekleyiş.

    subay sınıfının zaten kendilerine ait odaları olur cephelerin içinde ve çoğu da kitap okur, bir şeyler yazar çizerler. yani subay sürekli bir plan program yapar taktik çalışır diye bir şey yok çünkü o kadar öyle üzerine çalışacak bir şey dönmüyor zamanın çoğunda.

    mesela reşat nuri meşhur çalıkuşu'nu yayınladığında büyük taarruz zamanları, atatürk onu o sırada okuyor. büyük taarruz, zamanına göre baya aksiyonlu bir savaş ama yine de okumaya zaman var. çok beğeniyor kitabı oradaki subaylara falan da tavsiye ediyor. subaylar da okuyorlar ha yani bu sadece mustafa kemal'in olayı değil; subay dediğin okur çünkü zaten geldiği yere okuya okuya gelmiştir, boş zamanı çoktur ve bir şekilde savaşın o psikolojik yıpratıcılığından uzak kalmak ister en azından bir süreliğine. erat kısmı da kendi arasında geyik yapar pişpirik oynar, okuma yazması varsa mektup okur yazar falan filan. böyle yani. habire koştur babam koştur bir şey değil savaş.
78 entry daha