22836 entry daha
  • göçebe türkler.

    (bkz: ah şu biz karabıyıklı türkler)
    (bkz: demirtaş ceyhun)

    --- spoiler ---

    1048’de hasankale’den anadolu’ya giren türkler, 10-15 yıl gibi çok kısa bir süre içinde, ta batı anadolu’yu, afyon, kütahya önlerini bulmuşlardı. işte, bu göçebe boylarının bütün anadolu’yu talan edip durmasından büyük zararlara uğrayan bizans imparatoru romanos diogenes de, yıllar sonra ilk kez 1069’da ordunun başına geçip türklere saldırmıştı. önüne çıkanı kasıp kavuran bu güçlü ordu, 1070’lerde bütün türkleri ta antakya’ya kadar püskürtmüş, nerdeyse anadolu’dan süpürüp atmak üzereydi artık. bu nedenle, acaba alparslan da, bu püskürtmeyi durdurmak ve göçebe türklerin yeniden islam ülkelerine dönmelerini engellemek için mi, 1071’lerde, malazgirt’te bizanslılarla çaresiz savaşmak zorunda kalmıştı, kim bilir? çünkü, gene aynı kaynaklardan öğrendiğimiz kadarıyla, bu göçebe türk boyları henüz daha müslümanlığı kabul etmemişlerdir ve müslüman türklerin gözünde bile “kâfirler”dir.

    ***

    biliyorduk, istanbul 1453 yılında fethedilmişti. ama ilginçtir, şimdi farkına varıyordum; istanbul’u gerçekten 1453’te fethetmişiz de, kesinlikle işgal etmemişiz meğer. fatih, fetihten sonra, türk boylarının da akın akın istanbul’a doluşmalarına kesinlikle izin vermemiş. istanbul’un biz türkler’in eline geçmesi de, fethedilmesinden tam 500 yıl sonra, 1953’te mi gerçekleşmiş ne? galiba, istanbul’un fethiyle ilgili ilk resmi kutlama töreni de, biz türklerce, ta 1953 yılında, fethin 500. yıldönümünde düzenlenmiş. kim bilir, 29 mayıs 1953’teki bu görkemli, resmi kutlama törenleri, aynı zamanda, istanbul’un da artık türklerce işgal edilebileceğine dair devletçe verilmiş bir gizli iznin işareti miymiş acaba?

    ***

    osmanlılar, gerçekten acaba niçin, örneğin, sadrazam lala yörgüç paşa’nın, ülkenin dört bir yanına tellal çıkararak, “kendisine bir türk kellesi getirene, bir osmanlı kaftanı armağan edeceğini” ilan ettirecek denli, daha xv. yüzyılda, sultan ıı. murad döneminde korkunç bir türk düşmanı kesilmişlerdi? oysa, imparatorluğun kurucuları da, yani ataları da aynı soydan, aynı budundan insanlardı?

    ***

    kosova savaşı bile acaba gerçekten niçin yapılmıştır? hala yıldönümlerinde hem biz, hem de sırplar törenler düzenlediğimize göre, acaba savaşı da, gerçekten kim kazanmıştır? sultan murad da, gerçekten savaş alanında bir sırplı tarafından şehit mi edilmiştir, yoksa polisiye romanlara bile taş çıkartacak karmaşıklıktaki usta işi bir cinayete mi kurban gitmiştir? yıldırım bayezid’in tıpkı yangından mal kaçırır gibi, babası bile belki henüz ölmemişken, başucunda apar topar tahta çıkaranlar, acaba gerçekten kimlerdir? çünkü, sultan murad’ın öldürülmesinden sonra, unutmayalım ki, “hıristiyan ve dönme unsurlarla” işbirliği yapmayan türkler, yalnız-ca ordudan veya saraydan kovulmakla da kalınmamış, zorla sınır boylarına ve kırsal kesimlere yerleştirilmişlerdir. böylece, o korkunç türk düşmanlığı ile birlikte, orta asya’dan gelmiş atalarımızın belki de yüzde doksanının, 5-6 yüzyıl sürecek o korkunç çileli “zorunlu iskan” dönemi başlamıştır.

    --- spoiler ---
18951 entry daha
hesabın var mı? giriş yap