şükela:  tümü | bugün
  • sunset boulevard da kendisi gibi eski bir sessiz sinema yönetmenini canlandırmış ve adı max von mayerling olmuştur. somurtkanlığı ile alfred hitchcock u anımsatır bana biraz. oyunculuğa da el atıp bu alanda da dikiş tutturmasının nedenlerinden biri de o çatık kaşların altında derinden bakan gözler olsa gerektir. ister kötüyü ister iyiyi oynasın ürkütücü bir yanı vardır. bu yüzden son ana kadar mutlaka bir arıza çıkaracak gibi gelir.
  • erich von stroheim'ın "von"u sonradan eklenmiştir. kendisi yahudi asıllı olup, amerika'da ününü bir prusya aristokratı imajıyla yapmıştır. filmlerindeki ara yazılar çok güzeldir, foolish wives'da sanırım, bir avrupa şehrine gelen amerikan çift, gece dışarı çıktığında şöyle yazılar çıkar:

    "monte carlo-gece-ışıklar-zar sesleri-kahkahalar-ağlayanlar-bağrışanlar-neşeliler-hüzünlüler-monte carlo!"

    bu tür ara yazılarla ortam oluşturur. tabii aynı zamanda seyircinin kafasında bir avrupa resmi de oluşturur. birinci dünya savaşı öncesi, belle epoque insanıdır sanki stroheim. sanki (zannediyorum hobsbawm'da geçen) bir köke, "eve" sahip olmaktan mahrum olmasına karşılık, dünyayı, kadınları ve şarabı tatma şansına erişen o prusyalı subaylardan birisidir. yaşadığı dönemde geçmişe ait bir karaktere dönüşüp kendisini ilginç kılmış bir tiplemedir. bu açıdan avrupa'dan amerika'ya göçmüşler arasında bir yandan bunu en kuvvetli bir silaha dönüştürebilmiş, avrupalılığını amerikalının gözünden yaratmış; öte yandan yarattığı kişiliğe hem hayatında, hem eserinde hapis kalmıştır. egzotik olmaya, bu zamana ait olmayan hırslar duymaya mahkum edilmiştir(ne diyorum lan ben? ama böyle düşünmek hoş stroheim'ı). dünyaya bakışı alabildiğine karamsar, ayrıntılara gösterdiği obsesif önem alabildiğine avrupaidir. gayet güzel de kadın düşmanıdır. ama olsun.
  • çok fazla para harcayan bir yönetmendir.

    yapımcıları the merry-go-round filmini tamamlamasına izin vermemiştir. paul rotha sinemanın öyküsü adlı kitabında bunu şöyle anlatır:

    "stroheim bir manga askeri stroheim tarzında selam vermeyi öğretmek için çok uzun bir zaman harcamıştır. sonunda yapımcılar bu oyundan sıkılmışlar ve stroheim'i yönetmenlikten alarak filmi rupert julian'a bitirmişlerdir."

    gene benzer bir sorunu the wedding march filminde yaşamıştır yönetmen. filmi o kadar uzun çekmiştir ki kurgu odasında on iki ayını geçirmiştir. yapımcılar bu süre sonunda kurgu işini ondan almış başkasına vermiş o da yapamayınca bir başkasına vermiştir. sonunça bütünlükten uzak bir film ortaya çıkmıştır ve normal çıkış tarihine göre üç yıl gecikmeyle gösterime girmiştir.
  • sessiz sinemanin baba yonetmenlerindendir. foolish wives ve blind husbands'in yaninda, en taninan filmi greed'dir. gerci bu filmin taninma nedenleri biraz da aciklidir, zira basina buyruk bir insan olan erich bey, uupuzuuun bir film cekmistir, 7 saat falan, fakat bu studyo tarafindan kusa cevirilir, kavgalar kopar. uzun film cekmesine ilaveten, detaylara duskunlugu ile de bilinir stroheim, setlerindeki en ufak detaylar bile ozenle hazirlanmistir, haliyle filmlerinin butceleri de kontrolden cikar azicik, studyolar film cektirmezler ona sesli sinemaya gecisten sonra.

    bir de oyunculugu vardir kendisinin, ilk olarak kendi filmlerinde kadinlari bastan cikaran prusyali subaylari oynar, sasali isminin de bunda faydasi olur elbette. gerci o isim de yalandir, erich'in soylulugu falan yoktur, amerika'ya gocerken kendisine oyle bir isim takivermistir sadece. oyunculugunun daha sonraki donemlerdeki guzel bir ornegi icin, bu sefer de alman bir subayi canlandirdigi, jean renoir'in la grande illusion'u tavsiye edilir.
  • sessiz sinemanin platonik asklardan veya birbirine sarilan sevgililerden daha ileri gidemedigi bir donemde cinsellik temasini -ki filmlerinde en agir basan tema da budur- ekrana tasima cesaretini gostermistir. filmlerinde genellikle sadizm ve fetisizm unsurlari da mevcuttur. "bugune kadar sadece bir film cektim, o da greed'dir." demistir yasaminin son zamanlarinda.
    askere gitmeyi reddetmis, amerika'da oynadigi filmlerdeki nazi subayi rolleri araciligiyla da askerligi ve nazileri elestirme firsati bulmustur.
    andy warhol'un sinemasini en ck etkileyen isim olarak gosterilir.
  • sinemanın nev-i şahsına munhasır en gizemli adamlarından biri olup büyücü edasıyla verdiğ pozlardan ürkütüp tırsırtan zaat.. sinemada sıyırmış projelerle ismini duyurmuş.. mükemmelliyetçiliği, deliliğinin delili olduğu gözlenmiş, hatta oyunculara nisbet şööle bir profil verip gözükerek filmin merek unsuru olmuş cult yönetmen..
    sunset bulvarında film kadar ilgi çekici bir uşak kompozisyonuyla akıllara agatha christie nin katil uşak tiplerinin esin kaynağı olduğuna dair güçlü imalar bırakmıştır..
  • sunset boulevard filmindeki uşak max rolüyle sinema tarihine geçmiş,derin etkileyici bakışlı oyuncu.ömrünün son yıllarını fransa'da geçirmiş,üç kez evlenmiş.galiba bir kaç tane de roman çalışması var.
  • kendisi seks ve sadizm gibi temalara olan saplantisiyla sinemanin marquis de sade'i olarak adlandirilabilir.
  • gelmiş geçmiş en kastırıcı yönetmen olarak bilinir. mcteague adlı kitabın bir uyarlaması olan greed filminin çöl çekimleri için harbiden de milleti toplayıp çöle götürmüştür. herşey mükemmel olmalı derkene 2-3 kişi falan sette güneş çarpmasından ölmüştür. deli bir üstad.
  • paprika çingene aşkı romanın yazarı.