şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çok merak ettiğim süreç, kesinlikle bu araştırma konusu yapılması gereken bir şeydir. acaba birileri çıkıp gelin lan böyle bir şey yapıp milleti kekleyelim, bakalım onlar da aynısını yapacak mı dedi?

    yoksa biri çıkıp "x hanım gelin sizinle bir anlaşma yapalım ve bundan sonra sadece ikimiz sevişelim, ben sizin karnınızı doyururum siz de ev işlerini yaparsınız" deyip evlilik akımını mı başlattı? (bunu günümüzde diğer türlü de uyarlayabilirsiniz ama ben ilk zamanlara göre düşünüyorum:d)
  • erkeklerin kendi mallarını/eşyalarını rakiplerinden korumak/saklamak amacıyla gelen sahiplenme isteğinin bugün ki haline evrilmesiyle ortaya çıkmış olabilecek durum.
  • devletlerle birlikte ortaya çıkmıştır.

    evlenmek resmi bir işlemdir, kağıt üzerinde olan bir prosedürdür. birine evlenelim dediğiniz zaman aslında resmi prosedürleri halledelim demiş oluyorsunuz.

    tüm çağlarda eşler birbirlerini koruyup kollamıştır. evlilik sadece bu durumu yasalara bağlamıştır.
  • hadi ciddi bir cevap vereyim size.

    stadlarda meşalenin yasaklanmasının sebebi insanların o meşaleyi bir silah olarak kullanmasıydı. yani sahaya atılıyor rakip taraftara atılıyor vs. bu yüzden de yasaklandı.

    bu örneği baz alırsak , aslında yasaklanma kelimesi ne kadar uygun bilmiyorum ama bir düzene bindirilmesi gerekmiş demek. sen demişler sağda solda zamparalık yapıyorsun, sonra tutup eşini, hadi allaha ısmarladık diyip çekip gidiyorsun bu olmaz demişlerdir. bu işin bir resmiyeti olması gerekir gibi bir şeyler olmuştur.

    bu iki örnekte de görüldüğü üzre, insanoğlunun yaptığı, yapmış olduğu şeylerden doğan sonuçlardır bunlar.

    ciddi bir cevap dedim ama komik oldu biraz.
  • çocuk yetiştirmek için ortaya çıkmıştır. evlilik ortaya çıkışı itibari ile çocuk yetiştiren bir kurumdur. baba sadece yiyecek sağlamak bile olsa anne ve çocuk yanında kalarak çocuğun büyümesinde ve hayatta kalmasına rol oynaması ile gelişen bir kavramdır. çoğu toplulukta erkekler çok eşli olmaya çalışmıştır fakat bunu erkeklerin büyük kısmı başaramamışlardır. kadınlar kendi ve çocuklarının bakımı için gereken yiyecek miktarını başka bir kadın ve onun çocukları ile paylaşmayı tercih etmeyerek, kendi çocuklarının hayatta kalmalarını sağlamak için çocuksuz ve evli olmayan erkekleri tercih etmiş ve zamanla sistem tek eşli evlilik şeklinde oturmuştur.
  • veraset ve miras kavramları sonucu ortaya çıkmıştır.
    ilk insanların böyle dertleri yoktu. hatta grubun dişisi bütün komunitenin en güçlü erkekleri ile sırayla birlikte olurdu.
    bu şekilde daha güçlü nesiller yetişeceği düşünülürdü.
    hatta sonraki çağlarda insanların gruplara ayrılması da yine bu sebeple olmuştur.
    grubun güçlü liderini öldürüp kadına sahip olan adam yüzünden ex liderin oğlu gruptan ayrılır. farklı şekilde yaşamaya ve evrimleşmeye başlar.
  • aile arasında yapılan ve eski zamanlarda yalnız başına yapıldığını düşündüğüm söz olayının yerleşik hayat ve devletleşmenin etkisiyle mal ve haklarını birleştirmek isteyen çiftlerin bu birlikteliği devlete bildirilmeleriyle söz merasimini resmileştirmesi ve bu sayede devlette kayıt altına alınması ve zamanla bu söz merasiminin evlilik ismine bölünmesi sonucu ortaya çıkmış olabilecek durumdur.
  • 15. yüzyılda, insanların 30 yaşında öbür tarafa terki diyar eyledikleri dönemde, bugün olsa kişilerin pedofili ile suçlanacağı kesin olan ancak o zamanlar medeni hukukun pek olmadığı dönemlerde, yapılmaya başlanan hadisedir. bugün insan ömrünün 70-80 sene olduğunu varsayarsak bir kimseyle 40-50 sene beraber yaşama fikri ne kadar uygundur bilemem.

    ancak diğer taraftan, evlilik hadisesi çocukların anne-baba rol modellerini oluşturmaları için faydalıdır. bu bağlamda, ilişkilerin bağımlılığa dönüştüğü gerçeği ile de yüzleşmek gerekir.

    bu arada, kadınların son 50 senede ekonomik özgürlüklerini kazanmasıyla iyice farklı bir hal almıştır evlilikler. bu konu başka bir başlık altında irdelenebilir.

    sonuç olarak; bu yazıyı lütfedip okuyan herkesten ricam kimseyi kandırmayın. kimsenin de sizi kandırmasına izin vermeyin. bu hayata 1 sefer geliyorsunuz. tadını çıkartın. ancak tadını çıkartırken özsaygınızı kaybetmeyin. aldatmayın, aldanmayın. aile kurmak istiyorsanız kurun, istemiyorsanız kurmayın. önce isteyip sonra "bana uygun değilmiş" diyecekseniz diğer insanların hayatlarında açacağınız yaraları da bi zahmet hesaba katın. bencillik yapmak başka birşeydir pislik olmak başka bişeydir. bu ikisinin farkını anlamak için bol bol kitap okuyun.

    devletin nazarında evli olmak hiçbir anlam ifade etmez. devlet trafik cezası kesmek, vergi almak gibi işlevleri olan bir kurumdur. bu kurumun kayıtlarında bir satır işgal etmiş olmanız kimsenin umurunda değil. siz, sevgiliniz ile beraber hayat maratonunda koşmak için evlenirsiniz. ilişkiler illa ki zaman içinde biçim değiştirir. bu değişime adapte olabilirseniz evliliğiniz de sürer.

    güvenemeyeceğiniz kimseyle evlenmeyin. evlilik; güven, saygı, sevgi çerçevesinde yaşanan tüm estetik güzellikleri barındıran muhteşem bir kurum da olabilir, cehennem azabı da olabilir. bunun yönünü tayin etmek sizin elinizdedir.
  • aşkın yasalar önünde güvence altına alınması aşka bir hakarettir. gerçek aşk kesinlikle sınır tanımaz. aşkıma güveniyorsam neden evleneyim? yasalar önünde "bakın ben bu kadını ya da adamı seviyorum. aha işte bu da kanıtı" demek tümüyle saçmalık.

    ama işte tüm bunlara rağmen "çocuğun meşru olması" başta olmak üzere bu resmiyete gerek duyulan bazı durumlar var. keşke olmasaydı. keşke herkes daha özgür ve sevgi dolu bir bakış açısına sahip olabilseydi.

    ama maalesef günümüzde evliliğe ihtiyaç duyuluyor. bu tıpkı adam öldürmenin ya da hırsızlığın görünürde saçma olup bunu önlemek için polise ihtiyaç duyulması gibi bir şey. polisi ortadan kaldırmanız için önce ona olan ihtiyacı ortadan kaldırmak gerekiyor. ve bu örnekten hareketle, önce evliliğe gereksinim duyulan bilinç her neyse, o bilinci değiştirmek gerekiyor. herkes sevgi dolu, kıskançlıktan, nefretten uzak bir dünyada yaşasaydı, bu mümkün olabilirdi evet. ama şu an için ne yazık ki evlilik kurumuna ihtiyaç var. tıpkı devletlere ihtiyaç olduğu gibi.