şükela:  tümü | bugün
  • bir keresinde hic unutmam:
    1994 senesiydi...saatte 350 km hizla, o sirada pistten havalanmak uzere olan bir bombardiman ucagi ile carpistiktan sonra, yakindaki bir tren yoluna savrulup istanbul ankara seferi yapmakta olan mavitrene bindirerek 12 vagonuyla birlikte treni raydan cikarmis ve akabinde yuvarlandigi golu, su altinda motorunun hala calisiyor olmasi sayesinde boydan boya gecip ciktigi yerde yola devam etmis ve tum bu badireyi tamponunda bir catlak, kaputta iki cizikle atlatmisti...

    (ve taunus, motorundaki o magrur ve gururlu homurtuyla gunesin battigi yerdeki kizilliga dogru islik calarak uzaklasti)
  • 2.0 benzinli motoru olan otosan mamülü araç.
    sağlık bakanlığı 1995 yılında yaklaşık 5 bin adet ford transit marka aracı ambulans kullanımı için otosandan almak istedi. otosan ise o sıralar elinde epeyce bulunan fakat satılmayan 2000cc lik benzinli motorları bu ambulanslara takmayı teklif etti. bakanlık yüksek yakıt gideri olacağı nedeniyle reddetti. ancak birdenbire o yıllarda epeyce aktif olan bazı gruplar (çatlılar, kırcılar falanlar filanlar) devreye girerek benzinli 2.0lt atmosferik motorlu transitleri bakanlığa sattılar. bu araçlardan 100 kadarı daha ilk yilında depolarına yanlışlıkla mazot konulması nedeniyle skerdiler. il müdürlükleri her tarafından masraf akan bu araçları ne yapacaklarını şaşırdılar. 100km de ortalama 25 litre yakıt tüketen, 150km/h göremeyen, her 1000kmde 2litre yağ yakan araçlar, kısa sürede segman ister vaziyete geldiler.. hasılı, sene 2000de tasarruf tedbirleri gereği bunları hizmetten çektiler.

    işte o ambulansların motorları taunuslara aitti. montaj için getirilen ama satılamayan motorlar. böylede vatansever, milletperver ve reyiz bir araçtır.
  • sağından solundan hüzün fışkıran araba modeli. hele bir de bakımsız bir alanda terk edilmişse, yanına oturup ağlayası gelir insanın..
  • kafa kafaya şahin'le çarpışsa, şahin'i ortadan yarıp arkadan gelen broadway'i de altına alabilecek kadar oturaklı ve sağlam bir arabaydı. özledim lan.
  • yaylana yaylana giden pek bir rahat araçtır kendileri. vakti zamanında otobanda 130 km/s civarı giderken aniden sağ aynanın kopup gitmesi de unutamadığım taunus anılarımdan birisidir.
  • 1982 model belçika montajı olanını, varımı yoğumu ve 5 aydır tüm zamanımı harcayarak topladığım, hiçbir araca değişmeyeceğim muhteşem araba.

    önemli not: her şeyde olduğu gibi türkiye’de üretilen otosanlardan uzak durun. avrupa olanların 60 modellerini gözünüz kapalı alın.

    pomçikim de bayılıyor arabaya. gelin arabamız yapacağız.
  • geçen hafta kardeşim kaza yaptı. 1973 taunus ile. şirkete ait 4 araçlarından tek bunun vizesi, kaskosu yapılmış, en ucuzu olduğundan *

    neyse polis geliyor bakıyor duruma, çarpan araba sağ kapıdan connect. 80 ile üstelik. taunusun kaportada neredeyse sıfır hasar, connect'in ön darmaduman. polis için dumur 1 tabii

    akabinde polis "oh ne güzel uğraşmayacağız, nasılsa yoktur vizesi tutanağı tutar geçeriz" diye geliyor. tabii bir bakıyor arabada herşey de tam. 38 yaşında araba sonuçta. 4 vitesli. polis için dumur 2 tabii ki *

    o gün bugündür arabaya var olan saygım bir kat daha arttı..
  • kendini sevdirmesini bilen araba. soyle ki:
    elinden onlarca araba gecti babamin; mercedes, mitsubishi, daihatsu, broadway, lada samara, peugeot, suzuki, mazda, hatta minibusler ve hatta kamyon. cok fazla araba degistirirdi bir ara, ben binmeden sattiklari olmustu. ama hicbirini 73 model ford taunus kadar sevmedi. "cok temiz araba" der dururdu. ne yaptiysak sattiramadik bu arabayi. halbuki ne klimasi vardi, ne direksiyonu hidrolikti. hicbir ozelligi yoktu. hatta cok eski gibi dururdu. sonunda bana kaldi. simdi nedense eskiymis gibi gelmiyor. canavar gibi araba. cok agir, o yuzden de dik yokuslarda bile kaymaz pek, kalkisi kolay yaparsiniz, hic geriye kaydirmadan hem de. virajlara yavas girmeniz gerektigini unutursunuz. kollariniz kas yapar bu arada, sonra o direksiyonu parmaginizla cevirmeye baslarsiniz. ve siz de cok seversiniz, hic bozulmasin istersiniz. evet hic bozulmasin.

    kapali otopark gorevlilerinin bana yaklasimi rahatsiz edici ama.
    "araba belli zaten, en agirindan. icindeki kiza bak, zayif birsey, beceremez simdi bu"
    - abla sen anahtari birak ben geliyorum.
    - gerek yok, ben hallederim.
    - (carpacak simdi bir yere, al basina bela)

    - abla, tir soforu gibisin valla, helal olsun.
    (belki de budur bu arabayi sevdiren)
  • bir arkadaşımın eniştesi de aynı arabayı sokağa terk etti. garip bir kaderi var bu arabanın. sokağa terk edenlerin neden satmayıp sokağa terk ettiklerini halen anlayamamışımdır. arkadaşın eniştesine de sorduk olayı aslında. o da bilmiyor neden arabayı oraya bıraktığını. bir arızası vardı , yarın yaptırırız haftaya yaptırırız derken sokakta kaldı çürüdü gitti dedi.
  • direksiyonunun agirligindan dolayi annemin sahip oldugu kol kaslarinin bas sorumlusudur kendisi.. daha sonra annem tir soforu olmaya karar verdi zaten, california - nevada hattinda hububat tasiyo simdi.. ne arabaymisin sen be kardesim.. hala gozumun onundedir kadincagizin cirpinislari o hayvani direksiyonu cevirecem diye..