şükela:  tümü | bugün
  • ilahiyatçı kadın yazar hidayet şefkatli tuksal 'ın dekolte ve tecavüz tartışmaları sürerken yaptığı itiraftır.

    --- spoiler ---

    sadece dekolte giyen kadınların değil, son derece kapalı olanların da tacize uğradığına dikkat çekerek, "hacca giden kadınlar dahi tacize uğruyor" dedi.

    "orada, hiçbir kadın taksiye binemez. çünkü başına ne geleceği belli değil; kaçırılır mı, tacize mi uğrar"

    --- spoiler ---

    kadının saç telinden tahrik olanlar varken bunların olması normal aslında.

    adam kızınızı öpmeyin diyor sonra ahlaktan bahsediyor, kızına bile hallenmeyi aklından geçiren adam hac mı dinler?

    http://www.cnnturk.com/…le.tacize.ugruyor/607838.0/
  • hernedense yıllardır ilk kez dihayet şefkatli tuksal isimli şu ana kadar ilk kez ismini duyduğum bir yazara ait ve islam karşıtlarının balıklama atladıkları iddia. mufazakar bir çevrede büyümüş bir insanım. yıllardır çevremden birçok insan hacca gitmiştir, hacılarla hocalarla iç içe bir hayatımız olmuştur. en sofusundan light sofusuna, iş olsun diye gitmişinden full takva sahibi olana kadar bir çok tipte hacıyla veya oraya gitmiş insanla muhabbetim oldu. ilk defa böyle bir iddia duyuyorum. kimden duyuyoruz, türbanı takıp medyaya akmış ilahiyatçı bir yazardan..

    kendisinin böyle bir tecrübesi olmuş mu, söylenen cümlelere bakılırsa hayır. böyle birşeye şahit olmuş mu? cümlelerinden bunu da çıkaramıyoruz. çok profesyonelce seçilmiş kelimelerle bir sansasyonel cümle görüyoruz sadece..şöyle ki

    teyze diyor ki "orada hiçbir kadın taksiye binemez".. verilmek istenen mesaj "ben yıllardır o camiadayım, oralıyım, bilirim bu işleri"

    bakın orası melekler şehridir iddiasında değilim ama ortaya çıkıp "hacca giden kadınlar tacize uğruyor" diye bir cümle kurarsanız, bunun insanların kafasında oluşturacağı yansıma hacca giden kadınların, ibadetleri sırasında tacize falan uğradıkları şeklindedir. çünkü insanlar hac deyince hac ibadetini anlarlar. mekke şehrindeki yaşam başka birşeydir, hac ibadeti sırasında sizin gezinmeniz başka şeydir. dolayısıyla bu teyzenin böyle bir yorum yapması gayet ucuz ve kafadan sallama olmuş..

    sizin kutsal saydığınız heryerle ilgili canımın istediği iddiada bulunabilirim, eğer beni türkiye çapında şöhret yapacaksanız. "oranın insanı böyledir, iyi tanırım, şöyle şöyle olaylar olur, bunu herkes bilir orada" diye bir cümle kurarım..değişkenleri istediğim gibi yerleştiririm. ben televizyonda iddia edip çekildiğim sen de internette bunun gerçek olmadığını ispatlamak için çırpındığın müddetçe ben iki sıfır galibim..

    islamiyeti müslüman olmayanlara karşı savunmak değil de müslüman olanların/görünenlerin verdiği zararlara karşı savunmaya çalışmak bazen çok ağır geliyor ey erenler.
  • yıllardır suudi arabistan'da çalışan babamın anlattıklarıyla uyuşan olay. kendisi cidde'de çalışmakta ve umre ve hac olaylarında fazlasıyla
    bulunmuş bir insan. anlattığına göre de hacılara eğer taksiye bineceklerse önce erkeklerin taksiye binmesi arkasından bayanları bindirmeleri söyleniyormuş. sebebiyse taksicilerin kadın biner binmez kaçırma olayları olabilmesiymiş. ne kadar doğru bilmiyorum ama her ihtimale karşı bir gün yolunuz düşerse aklınızda bulunsun istedim.*
  • hac giysisi içine hiçbir şey giymeyen hacı adaylarının müslüman geçinen arap erkeklerini tahrik etmesi olabilir. illa orası burası açık dekolte olması şart değil yani.

    (bkz: iç çamaşırı giymeyen kadınlar)
    ayrıca: (bkz: en dekolteyi çarşaflı giyer)

    edit: kadınların hac giysisi şöyle olabilirmiş: http://www.bakimliyiz.com/…ve-umre-kiyafetleri.html
    yasayan olu olmaya aday komalik hasta uyardı, kadınlar ihram giymezmiş meğer. what the fuck!
  • orhan çeker'in yorum getirmesini istediğim konudur.
  • kulaktan dolma bilgilere ya da "bir arkadaşım" ekolune dayanmaksızın, hacca 30lu yaşlarına varmadan gitmiş birisi olarak söyleyebileceğim tek şey bu iddiaların tamamının şehir efsanesi olduğudur. eşimle beraber çıktığım bu yolculukta zaman zaman programlarımız- ya da isteklerimiz- uyuşmadığı için kafamıza göre takıldık. gece saat ikide, üçte otelden yalnız başıma çıkıp otobüse binerek kabe'ye gittim, karanlık alt geçitlerden geçerken de yalnızdım, tavaf yaparken de, geri dönerken de.. ve başıma hiçbir şey gelmeden otelime döndüm.. ama merak edenler için söyleyeyim ilk gidişimde tırstım.. sebebi de otelde kadınların birbirlerini -güya- uyarmak için dillendirdikleri "bilmemkaç nolu otelden bir türk kadın kaçırılmış " hikayeleri idi.. ikinci gidişimde ne korku kalmıştı içimde, ne de kafamda tereddüt.. "emin belde"de olduğuma tüm hücrelerimle ikna olarak devam ettim ibadetime..

    kabaca bir hesap ile, 5 milyon insanın aynı anda arafat'ta, mina'da, müzdelifede bulundukları bir zaman diliminde bazı yerlerde izdiham oldu tabii ki.. bazen tavaf esnasında da sıkıştık.. başka insanlara dokunup onları rahatsız etmemeye mümkün olduğunca dikkat ettiğim gibi -istanbul'da kalabalık bir toplu taşıma aracına bindiğimde yabancı birilerinin bana dokunmaması için (kadın-erkek farketmez) aldığım tedbirler kadar- başkaları ile temas etmemek için tedbir de aldım.. kalabalıktan,sıkışıklıktan en rahatsız olduğum anlarda bile taciz olarak değerlendirilebilecek en ufak bir hareketle karşılaşmadım..

    gitmeden, görmeden, orada bulunmanın ne demek olduğunu anlamadan yapılan tüm konuşmalar gibi kanaatimce bu kadıncağızın yaptığı açıklama da en nazik ifade ile söz kirliliğidir.
  • cinsel tacizin sadece dekolte giyenlerin sorunu olmadığına dikkat çekmek isteyen ilahiyatçı yazar hidayet şefkatli tuksal'ın iddiası. tuksal'ın tespitlerine göre hacca giden kadınlar dahi tacize uğruyormuş.