şükela:  tümü | bugün
12367 entry daha
  • haksızdır.
    hiç uzatmadan nedenini söyleyelim.

    türkiye'de yıllardır ciddi, olgun ve dişli bir muhalefet var mı? bu soruya 81 milyon hep bir ağızdan, gönül rahatlığıyla "hayır" yanıtını verir. (kk bile)

    peki ince, yıllardır eksik olan muhalefetin üstündeki ölü toprağını atmış hatta muhalefete kimsenin beklemediği müthiş bir enerji getirmiş midir?

    bu soruya da 81 milyon hep bir ağızdan, gönül rahatlığıyla "evet" yanıtını verir. (rte bile)

    öyleyse hocam; hiç ama hiiiç kusura bakma, siz milyonlarca yurttaşın ümit bağladığı biri olarak, milyonlarca insanın nefesini tutup beklediği bir seçim gecesinde kayıplara karışamazsınız. bu bir.

    bir gazetecimsiyle münakaşaya hiç giremezsiniz, bu iki.

    hakkında "hayal kırıklığıyla sabaha kadar içip sarhoş oldu" gibi bir iddiaya sebebiyet verecek hiçbir şey de yapamazsınız, bu üç.

    milyonlarca insanın beklentisini böyle acemice şeylerle heba etmek zaten aday olduğunuz makama yetkin olmadığınızı gösterir.

    kendisine "çırak" diyen cumhurbaşkanı'na "ben ondan önce milletvekili olmuş biriyim. 16 yıldır bu işin içindeyim, çırak değilim." diyorsanız o zaman karşılaşacağınız her duruma karşı bir hatta birkaç planınız olmalıydı.

    bu saptamaları yapmaya rahatlıkla devam edebilirim fakat uzatmayacağım.

    bence toplum ince'ye hazırdı ama ince o makama hazır değildi. kaybetmesi onun adına daha hayırlı oldu diye düşünüyorum.

    bakalım hatalarından ders çıkarabilecek mi? eğer bunu başarabilirse geleceği çok parlak olabilir ama aynı şekilde devam edecekse hiç kimse boşuna ümitlenmesin...
  • eğer kriz çıkar da bir sonraki dönem chp'nin başında seçimi alırım diye düşünüyorsa avucunu yalar. yedirirler mi ponçik gibi krizi ona?
  • chp'nin başına geçerse alabileceği oy maksimum %27-28 olacak kişi.
  • kendisini bu denli takip edip başlıklarına yazan kişiler bilirler incenin son kurultay konuşmasını. iktidar olanların hep girdikleri ilk seçimde iktidarı elde ettiklerini eğer bir seçim kaybetti ise bir daha seçim kazanamadığını söyleyerek kılıçdaroğlunu eleştirmişti. evet bir çok insan umutluydu ama neticede muharrem ince bir seçim kaybetti.ancak diğer taraftan yukarıda yazan seçimi kaybetmesinin kendisi için bir şans oldugu yorumuna da katılıyorum. bütün bunları bir arada değerlendirdiğimizde incenin tek sıkıntısı yanlış zamanda aday olup insanların karşısına çıkarılması oldu.
  • bugün habertürk yayınında "nerede kalmıştık?" diyecek siyasetçidir.

    umuttur.
  • muharrem ince, her şeyden önce umudun adıdır. ne deniz baykal ne de kılıçdaroğlu, hiç bir zaman gençliği heyecanlandıran insanlar olamadılar. hangi gençlik mi? gezide ortaya çıkan, iyi eğitimli, dünya standartlarına eşit veya üstünde kültüre sahip olanlar, daha çok askerlik yapanların anladığı bir durum var. askerliğini yapanlar, ülkenin çeşitli yerlerinden gelen çok farklı, renkli kişiliğe sahip insanlarla askerlik yaparlar. bir süre sonra kafalarını meşgul eden şey bu insanlarla bu ülkenin nasıl olup da batmadığıdır, kısa dönemlerin bir kısmı, uzun dönemlerin büyük çoğunluğu vasıfsız, bilgisiz, oturmasını kalkmasını bilmeyen, bir kısmı esrarkeş, bir kısmı alkolik, klişe söylenişiyle yolda görseniz yolunuzu çevireceğiniz insanlardır. kültürsüz ve kuru kalabalıklardan oluşurlar. mantıklı olan biri, böyle bir gençliğe sahip olan herhangi bir ülkenin kısa süre de dünya sahnesinden çekilmesi gerektiğini anlar. evet o gezi olaylarında gördüğümüz az sayıda bu ülkeyi ayakta tutan ve hatta ilerleten insanlar. ülkenin sanatını, bilimini, kültürünü, tıp bilgisini, bir yere kadar hukukunu, mühendisliğinin önemli bir kısmını oluştururlar. ekonomi de bu parlak gençler üzerinden döner.
    chp'nin en büyük sıkıntısı bu gençlikle bağlantı kuramamasıdır. belki büyük kısmı chp'ye oy verir. gizliden destekler de. ama o kadar chp'nin kurultaylarına, toplantılarına mitinglerine bakın hep orta ve ortanın üstü yaşlarda insanları görürsünüz. bu insanlar iyi niyetli de olsa ne heyecanlılar ne de dünyayı tam algılayabilecek bilgiye sahiptirler. parti, bu insanların en kurnazlarının ve hırslılarının elindedir. eski dünyanın kodlarıyla dünyayı okurlar. ülkenin geri kalanıyla zaten bağ kuramazlar. kendilerini en bilgili, en kültürlü insanlar olarak tanımlarlar ve diğer kesimlerle bağlantıyı keserler. vizyonsuzdurlar. oysa gezide gördüğümüz gençliğin anneleri ve babalarıdır bu insanlar. ama kendi çocuklarının önlerini kesenler de bu insanlardır.
    uzun zamandır ilk defa muharrem ince bu durumu tersine çevirdi. ilk defa onun mitinglerinde bu gezi gençliğini gördüm. kılıçdaroğlu'nun, baykal'ın, akşener'in mitinglerinde değil incenin mitinglerindeydiler. o kadar heyecanlılardı ki sadece alanları değil sosyal medyayı da domine ettiler. akp'yi ilk defa iktidarı kaybedebilecekleri korkusuyla doldurdular.
    bu gençlerin bir engeli var onları örgütleyecek, yol gösterecek, önlerine hedef koyacak biri. işte o kişi muharrem incedir. bu standart üstü gençlik , her ülkenin sahip olamadığı kadar da büyük bir kitledir. muharrem ince her adımını bu gençlerle attığı takdirde, iktidar olsun veya olmasın önünde hiç bir güç duramaz. tekrar belirtiyorum iktidar olamasalar da... bu zekayla değil akp, tüm avrupa toplansa, baş edemez, tek gereken birinin öne düşmesi, her daim onlara sahip çıkacağını göstermesi, bütün örgüt dağıtılmalı. bu gençlere il il, mahalle mahalle sorumluluk verilmelidir.
    süleyman soylu chp'lilere şehit cenazelerine katılma yasağı getirdi. chp'yi yönetenler bir iki göstermelik açıklama yaptı. kimse umursamadı. muharrem ince chp'nin başında olsaydı. yedirirdi o sözleri söyleyene. sırf bu bile kılıçdaroğlu'nun partinin başından gitmesi için yeterli bir neden.
  • bu aralar sesi çıkmayan cb adayı.
    nerede acaba, cuma namazına mı gitti yoksa plajda bira yuvarlamaya mı?
  • seçim gecesi içip içip “adam kazandı” naraları atmış diyorlar...
  • sana daha da kiziyorum, nerdesin ya :(
  • sayesinde, ekşisözlükteki muhaliflerin bir çoğunun, eleştirdikleri ve çomarlıkla suçladıkları aktrollerden farklı olmadığını öğrendiğimiz siyasetçi. adamın bile bile yanlış yaptığı şeyleri savunabiliyorsunuz ve bunun benim gözümde ''çalıyor ama alnı seccadeye değiyor'' argümanından farkı yok.

    ayrıca o özlemini çektiğimiz ileri demokrasilerde, futbol takımı tutar gibi bir parti ya da lider desteklemek de söz konusu değil..

    benim muharrem ince'ye olan bakış açım değişti, zaten çok da savunucusu olamadım ama belli başlı konularda ona inanmıştım. sizi bilmem.

    not : istediğiniz kadar politik olun, politika yapın. politikadan sadece politikacılar maddi ve manevi şeyler kazanır. lütfen, entryi buraya kadar okuduysanız ve devamını okuma niyetindeyseniz bu notu unutmadan okuyun.

    kendisi kaybettiği seçim akşamı, oy verme işlemi bittikten hemen sonra swiss otelde alkol almaya başlamış, gece 11'e kadar da zil zurna sarhoş olmuştur. çok büyük bir sorumluluk örneğidir. halbuki kendisi, avukatlara hazır olun emri verdim, her an sizi ysk'nın önüne çağırabilirim diyerek ben de dahil milyonların umudu olmuştu.

    seçimde hile mi var? kaçırıldı mı? ailesiyle mi tehdit edildi gibi, şahsını kendisinden daha çok düşünen insanlara ''şizofren'' demeyi de ihmal etmedi.

    bununla da kalmayıp, o gece alkollü olduğundan tek bir açıklama yapamadı.

    şimdi, devleti yönettiğini düşünüyorum da..

    evet benim de umudum vardı kendisinden. ince'nin endüstri 4.0 ve kuantum çıkışı beni de etkiledi. hatta kendisinin bu iki kavramın ne olduğuna dair çok büyük fikirleri olmadığını düşünsem de.. (bkz: kuantum ulan bu boru mu?) çünkü bu coğrafyada bunları söyleyebilmek bile başarılı, değerliydi benim gözümde.

    kendisi kaybettiği seçim üzerinden 1 hafta geçmeden, kendisine inanan kitlenin moral seviyesi yerlerdeyken, marmaris'e gitti, teknede pozlar verdi. helal olsun :)

    chp'nin kılıçdaroğlu ve ekibinden kurtulması gerektiğini düşünen biri olsam da, muharrem ince'nin siyasetin ahlak sınırları çerçevesinde yapılması gerektiğini söylediğini iyi hatırlıyorum. bununla beraber seçimden önce '' asla kurultay lafı ağzımdan çıkmayacak, kılıçdaroğlu'na karşı aday olmayacağım'' demişti. seçimden sonra da '' kurultay lafı ağzımdan çıkmayacak.'' dedi.

    yılmaz özdil'in yazdıkları, bu geceki habertürk röportajıyla görünen o ki, kendisinin gözü hala chp genel başkanlığı koltuğundadır.

    hayırlısı olsun ama şahsımdan 24 haziran günü aldığı oy ilk ve son olarak kalacaktır.
913 entry daha