şükela:  tümü | bugün
  • "verilen ilk karar her zaman doğrudur" mantığının geçerli olduğunu kanıtlayan, insanı pişman edip, kafasını duvarlara vurmasına neden olan hatalı bir hareket.
  • bu sene yapmayi dusundugum sey. okuldan kaydini aldirma gibi bir zorunluluk yok ayrica. bir bolume yerlestirildiginin ertesi senesi obp 0.2 ile carpiliyor, o seneden sonra herhangi bir penalty yok.
  • öncelikle bu durum sadece öss ile sınırlı değildir. mesela güzel sanatlar isteyen kişiler* evveliyatı ile hangi okulun yetenek sınavına girecekse o okulun istediği cüz-i miktarda puanı öss'den tutturup o kısımla alakalarını keserek yetenek sınavları maratonuna da girerler. ayrıca da dil isteyenler yabancı dil sınavına.. vb. vb. önemli olan ve konunun ana fikri, istediği mesleği yapmak istemek ve geleceğini kendisinin şekillendirme isteğidir.

    insanlar yeniden sınavlara girmeye korkup ileride sevmedikleri işleri yapa yapa günümüzde türk halkı asabi bir toplum oluvermiştir, sevmediği bir rutine saplanıp kalmış, hayattan ümidini kesmiş insanlardan da daha farklısı beklenemez zaten. bu yüzden hem toplum sağlığı hem de kendi ruh sağlığı için bireylerin ne kadar boktan olsa da aile baskısından sıyrılıp mantık dahilinde hayal ettikleri işin ve geleceğin peşinden gitmeleridir.

    ki zaten ailevi baskının nedeni de genelde "biz zengin olamadık bari çocuğumuz olsun" adlı özde iyi niyetli; uygulamada harap edici koruma dürtüsüdür, yada zaten zenginlerse "biz zengin olduk çocuğumuz da zengin kalsın" olabilir. burda önemli olan bireyin kararlarına saygı duymaktır, daha da önemlisi bireyin kendi kararlarına saygı duymasıdır. hem zaten bu konuyla ilgili söylenmiş bir çok klişe özdeyiş de vardır, misal; face your fears live your dreams ve türevleri gibin.

    ama tabii özgürce kararları ailesi hoşgörülü olan insanlar kötüye kullanarak genel toplumun gözünde zibidi mertebesine ulaşır ve gerçekten kafasında yolunu bulmuş ve değiştiremeyen insanların iyice yolunu tıkayan ve önlerine atılan örnekler olurlar, ki "acaba ben de onlardan biri mi olurum?" korkusuna da sebep olmaları da cabasıdır.

    gerçi bütün bunlar hayatın gerçeklerini görmüş özgür iradeli ve mantıklı bireyi etkilemez, o zaten bir şekilde kimseye kulak asmadan, inadından vazgeçmeden, birşeylerin yanlış gittiğini unutmadan, en sonunda inandığı ve yapmak istediği amacın peşinden burnunun dikine gider...*
  • gecen sene "bu sene yapmayi dusundugum sey" seklinde bir entry'sini girmis oldugum eylem, yaptim... carsamba gunu sonuclar belli oluyor, yildiz teknik universitesi makine muhendisliginde gecen cehennem gibi bir 6 ay, sonra bombos gecirilmis 1.5 sene, girilen oss... ve beklenen sonuclar... yapmak isteyen, dusunen, hayalini kuranlar varsa gelismeler icin hold on the line :)
  • hadzog'un önümüzdeki yıl gerçekleştireceği hadise. ilk adımı okulu bırakarak gerçekleştirdi.
  • manyak kastıran bir bölüme falan girdiyseniz ilk öss denemenizden sonra ve yıllar geçmiş de hala mezun olamadıysanız, bütün arkadaşlarınız sizi teker teker bırakıp işe güce karışıyorsa, risk almanın zamanı gelmiş demektir. öss'ye tekrar girip puanınızı öğrenip daha kolay bir okul ve okulda daha kolay bir bölüm kazanıp paşa paşa okuyup üniversite diploması sahibi olmanızı sağlayabilir.
  • - yok abicim yok, bırakıyorum okulu, giriyorum öss'ye!
    - abi olur mu öyle şey...
    - topluyorum pılımı pırtımı, legolarımı, bırakıyorum okulu.
    - abi yapma sakin ol bir daha düşün?
    - bu ne be! her gün zorla öğle uykusu?
    - abi otur bir soluklan
    - yok kardeşim, şirinler çocuk evi bana göre değilmiş anladım ben bunu...
  • en çok karşılaşılan örnekler sayısal bölümlerden* işletme gibi eşit ağırlık bölümlerine geçişler için yapılan deneme girişleridir.

    bu kadar sene mühendislik okumuş bri olarak bazen harbiden bu kadar sayısal dersin hamallık olduğunu düşünüyorum. o kadar öğrendikten sonra mezun olup çalışanlara soruyorum, genelde aldığım yanıt o sayısal derslerin hiç birindeki formüllerin, hesaplamaların felan kullanılmadığına dair oluyor. ne diye o kadar sene kastırdık o zaman kardeşim diyoruz aramızda, sadece diploma için... ortalık belki işletmeci kaynıyor ama mühendislikten vazgeçip işletme okuyanlar hayatlarından gayet memnunlar, belki de işletme daha az kafa yoruyor, ya da işletmeyi seçtikten sonra onu da değiştirmeye yürek yemiyor**