şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pinknoise)
  • audio ortamlarda daha fazla kullanılan noise türü.. white noise ile farkı ise; içerisinde daha düşük frekans enerjisi bulundurması..
  • (bkz: brown noise)
  • eskiden, böyle binlerce radyo istasyonu yokken, radyomuzu fm bandında yayın olmayan bir frakansa ayarladığımızda buna benzer bir hışırtı duyardık. şimdi boş frekans kalmadığı için, temiz bir hışırtı da bulmak neredeyse imkansız (ya da tamamen imkansız). bu hışırtıyı da, kaset teybimizin kafa ayarını yapmakta kullanırdık.
  • red noise ile white noise arasında olduğu için bu ismi almı$tır.
  • frekans yükseldikçe her oktavda 3db azalan gürültü tipi. aynı frekans aralığında bulunan ve en kalın frekanstaki ses düzeyleri aynı olan bir pink noise ile bir white noise arasındaki fark, pink noise in toplam ses düzeyinin daha düşük olmasından başka bir şey değildir sanıyorum ki. aynı bokun pembesi.. deeeaarmişim..
  • elektron tüplerindeki spektral güç ortam frekansıyla ters oranda değiştiği zaman olur. sesin her bir oktav yükselişinde frekans iki katına çıkar. yani mesela ses bir oktav yükselince frekans 20 ise 40 hz değerine çıkar, bir oktav daha yükselirse 80 hz olur. bu da ne demek, frekans yükseldikçe oktav aralıklarında daha fazla frekans farkı olur. o zaman da böyle bir gürültü olur işte. alçak frekanstan yüksek frekansa doğru, frekans başına düşen enerji de azaldığından spektrumunu pembe ışığın spektrumuna benzetmişler, adı da ondan böyle * olmuş yoksa gayet delikanlı bir gürültüdür.
  • talihsiz isimli gurultumuz.

    (bkz: http://musicdsp.org/archive.php?classid=1#220)
  • canımdır. ciğerimdir.
    çıldırmış bir 2,5 aylık canavarı sakinleştirendir.
    iyi ki varsın pink noise.