şükela:  tümü | bugün
  • necip fazil elinden cikmis bir kitabin da adidir dersek, ve bahsi gecen filmin senaryosu da bu kitaptan alinmistir dersek, hata etmemis oluruz sanirim.
  • "bu filmi veletken seyretmiş haluk kurdoğlu'nun sesine hayran olmuş ve bol miktarda ağlamış idik" desek de hata etmemiş oluruz..
  • mahkûm– etmeyin reis bey, siz ağlayamazsınız!ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz!
    reis bey– siz de benim hakkımda hüküm veriyorsunuz.
    mahkûm– bir kere de ben vereyim reis bey; hem de sehpadan tepeden en yüksek kürsüden hüküm vereyim... siz merhametten acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. yerinde haklısınız. fakat ondan ne büyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz. rahmet kaldırılmış sizin kalbinizden... buz çölünden yol alıyorsunuz!

    reis bey– (dadıya)geldiğine iyi ettin! bende seni arıyordum!
    dadi– ne yapacaktın?
    reis bey– beni affetmeni isteyecektim.
    dadi– eğer seni affedersem yer yüzünde, suçu bağışlanmadık insan kalmaz!
    reis bey– yeryüzünde suçu bağışlanmadık insan kalmaması için beni affet!
    dadi– gözlerime kulaklarıma inanamıyorum! sen o reis misin?

    kumar oynayan ve her türlü pis ise bulasmıs kardeslere reis bey ayar verirken;
    reis bey– nasıl öldürürsünüz?.. göz! renk renk dünyaları, en yakın zerreyi, en uzak yıldızı gören göz... ona nasıl toprak doldurursunuz? kalp dediğimiz, bütün gücümüzü veren esrarlı tulumbayı nasıl kırar, parçalarsınız? bunları yapmayı bırak bir tarafa; bunları yapmak imkanı var ya; işte yalnız imkanı var diye nasıl dövünmez, yırtınmaz, tepinmezsiniz?.. gelin çocuklar, kumar masasına dizilip hep beraber ağlayalım!.. sebep mi istiyorsunuz? çok!.. gündüzün bitişinde gece, düzlüğün berisinde ayrılık, ekmeğin ucunda açlık var diye katıla katıla ağlayalım!.. çocuklar; dünya bir gözyaşı evinden başka ne olabilir? ağlayanlardan olmak dururken, üstelik ağlatanlardan olmak reva mı?

    ağlamamak elde değil
    http://www.youtube.com/…vjizvyzq-ui&feature=related
  • filmi; kitabın içeriğini anlatmakta son derece basarılı olmus bir necip fazıl başyapıtıdır. haluk kurdoğlu'ndan başka kimse o katı hakim rolünü kotaramazdı sanırım. yukarıda da belirtilen ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz cümlesine ek olarak "evlere merhamet boruları döşeyin" ifadesi çarpıcıdır. mutlaka okunması olmadı izlenmesi gereken bir eser.
  • merhamet konusuda rus edebiyatının haşmetine yaklaşmış, ama her şeyi ille tanrıya ya da müslümanlığın tanrısına bağlama hastalığı yüzünden eksik, yarım, bölük pörçük olan oyun.
  • başrol oyuncusunu, reis bey'ini ebediyete uğurlamış filmdir. ağladık, anladık.
  • (bkz: claire r reis)
  • idam ettirdiği gencin suçsuz olduğunu anlayınca bütün felsefelerinden ve tezlerinden vazgeçen ve hatta u dönüşü yapan reis beyin hikayesini anlatan tiyatro eseri, film.
    reis bey toplumdaki düzenin merhametten yoksun sert kanunlarla sağlanacağını düşünür. masum olduğuna inandığı cebinden esrar çıkan bir mahkumu bile en ağır şekilde cezalandırır. kararınıda"bir kötülüğün bürünmesi ihtimali olan masumluk maskesini kullanılmaz hale getirmek için bin masum feda edilmelidir" tezine dayandırır.
    astırdığı gencin masum olduğunu öğrendikten sonra reis bey vicdan azabı çeker ve gencin ruhu yakasını bırakmaz. reis bey herşeyi bırakır merhamet duygusunu yaymaya çalışır. merhamet ağızların iğrenç sakızı iken hava gibi su gibi muhtaç olduğumuz iksir olur.

    mahkum idam sehbasındadır.

    mahkum- reis beyefendi!
    (reis bey cevap vermez)
    mahkum- şu anda benim vaziyetimde bulunan bir adamın, ayrıca ceza görebileceği bir suç varmıdır?
    reis bey- yapamazsınız kanun ellerinizi bağlamıştır.
    mahkum- ya sözle, dille yaparsam?
    reis bey- hiç bir değeri olmaz.
    mahkum- olsun olmasın cezalandırılabilir miyim?
    reis bey- hayır!
    mahkum- yani serbestim, dilimi hiç bir kaygı düğümleyemez öyle mi?
    reis bey- evet!
    mahkum- öyleyse kullanmayacağım bu serbestliği. size layık olduğunuz şeyi söylemiyeceğim.
    reis bey- dilediğinizi söyleyin.
    mahkum- söylemiyeceğim! beni yükselttiğiniz yerden aşağıya düşmeyeceğim. yerimde kalmak istiyorum, yanınıza gelmek istemiyorum.
    hapishane müdürü- (öfkeyle bir adım atar) sus terbiyesiz! (idam gömleğini gösterir) sırtına geçirdiğin zırha sığınıp reis beye hakaret etmeğe mi kalkıyorsun?
    mahkum- idam gömleği mi zırh? size böyle bir sığnak temenni etmem.