şükela:  tümü | bugün
  • hangi notaya basman gerektigini soyler o kadar... dolayisi ile o sarkiyi hic bilmeyen bir kisi notadan o sarkiyi catir catir calar ama tab da angut gibi kalir
  • klavyede en amaci disinda kullanilan tus. genelde alt+tab kombinasyonunda bide oyunlara harita yada multiplayer skors'a bakmak amaciyla kullanilir.
  • herkesin kendi tablature'nu yazması makbuldur.
  • çoğaltmak.. (fotoğraf, düğün davetiyesi vesair)

    argoda sinir etmek.. tabetme insanııııı
  • netscape ve turevlerindeki tab olayi icin (bkz: tabbed browsing)
  • ne kadar batılı duruyor dimi.. fotografları tab ettirmeye (hani yanına türkçe ettir, mettir bile eklenemiyor öyle bir yabancı) felan gidilir. arapçaymış meğer. yani tâbinin , matbunun kökünden.. yani türkçenin yarısı. gerçi diğer yarısıda ingilizce.. ondan evvel biraz farsça, ondan evvel biraz çince.. neymiş azerbaycan televizyasıymış.. muhahahaymış.. yok güzelim kalmamış sizde dil mil hala azarbeycanlılarla dalga geçin siz..
  • guitar pro 4 gibi bi programla yazimini yaparak ayni zamanda dinleyebileceginiz muzigin yazimsal hali.
  • tab, baskı vb. anlamına gelen arapça bir kelimedir. tab etmek de basmak anlamına gelir. bu kelimeden türeyen matbu basılmış, matbaa baskı yapılan yer (basımevi), matbuat da basın anlamlarına gelir.
    (bkz: matbaayı bulmak)
  • 80li yıllara kadar* lise ve dengi okullarda fenden önceki adı tabii bilimler olan bölümün kısaltması.
  • hakkinda andy warholun asagidaki yarumu yaptigi diet coladan guzel diet cola.

    "you can see a billboard for tab and think: nancy regan drinks tab , gloria vanderbilt drinks tab . jackie onassis drinks tab , and just think, you can drink tab too. tab is tab and no matter how rich you are, you can't get a better one than the homeless woman on the corner is drinking. all the tabs are the same. and all the tabs are good. nancy regan knows it, gloria vanderbilt knows it, jackie onassis knows it, katharine hepburn knows it, the baglady knows it, and you know it."