şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir isim. bizde teslime teyze diye geçer.
  • ruhunu teslim etmek meselesini mübalağa raddesinde tutan teyzegil.
    (bkz: ruhunu teslim etmeden birkaç yıl önce)
  • altı yıl kadar önce altyapı inşası için göndermişlerdi bizi karayazı köyü’ne. köylüler bizi davul zurnayla karşıladı. hoş geldin beş gittinler, ikramlar, ziyafetler, her akşam köyün ileri gelenleriyle yemekler, kuzular, dolmalar, tatlılar... türkü söylemeler, oyun oynamalar... o ne misafirperverlik, ilgi, saygı... ankara’dan mühendisler gelmiş, üç ay kalacak, kanalizasyon yapacaklarmış; artık köyde koku, sinek, hastalık kalmayacakmış...

    köye geleli bir haftayı geçmişti. selim’le bana küçük bahçeli, iki odalı bir ev vermişlerdi. bir gece sokakta bağırış çığırış, fırladık dışarı... teslime’nin kocası yatalakmış, ölmüş. teslime komşu köyden gelmiş altı ay önce, sevdalanmış da kaçmış hüseyin’e, ağabeyleri gelmiş basmış köyü, oğlanı yaralamış büyük olanı, teslime’yi alıp götürmüş köyüne. sonra jandarmalar, bir iki celse mahkeme, ardından hapishane büyük ağabeye. oğlan bir ay yatmış hastanede, sen iyileştin demişler, dönmüş evine, teslime kaçmış bir daha gelmiş hüseyin’e, bu sefer ağabeyleri geç kalmış, teslime demiş ki: “karnımdaki hüseyin’in çocuğudur!”. ağabeyleri çaresiz dönmüş köye. ardından düğün dernek, ama oğlan yatalak... ölen, bu çocuktur.

    cenaze kaldırıldı, herkes işine daldı... bir ara hüseyin’in kırkını yaptılar, ahaliden sayıldık, bizi de çağırdılar, hatim indirildi, namaz kılındı, dualar okundu, matemler tutuldu, yemek verildi, helva yenildi, başın sağolsun dendi, döndü herkes evine. teslime’ye baktım, yapayalnız, çaresiz, ağlamaklı, bir ihtiyacın olursa çekinme, gel dedim, gözlerini benden kaçırdı. aynı günün akşamı, namazdan sonra köyün erkeklerinin muhtarın evine gittiğini gördüm pencereden. bize haber eden yok! giyindim, indim, samime bacı dedim, ne oluyor allahaşkına, neden toplanıyorlar? musa istanbul’dan geldi dedi, teslime’yi götürecek. musa kimdir bacı? hüseyin’in ağabeysidir. ne yapacak musa, teslime’yi, çalıştıracak mı, istanbul’a niye götürüyor? adettir bey dedi, bugün kırkı doldu hüseyin’in, teslime’yi musa’ya verecekler! öfkeden deliye döndüm, elim ayağım titredi. bu nasıl adettir samime bacı? ne bilem bey, dedi, ne bilem!

    koşarak gittim muhtarın evine. muhtar vaaz veriyor, kurulmuş minderine, yanında suratsız adamın teki, sırıtıp duruyor, diğer yanında imam, erkekler dizilmiş dizleri üstünde. bağırdım, bu nasıl iştir dedim muhtar, bu nasıl iştir, nasıl adettir? saydım sövdüm, vermeyeceksin dedim kızı musa’ya, ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz, bu ülkenin yasası var, adaleti var! dur bakalım möhendis bey, dedi muhtar, biz karayazılıyık, sen şeherlisin, angara’lı, angara’da adet var yok bilmem, burası karayazı, garışma gayrı git evine...

    eve döndüm, selim’e anlattım olanları, sana ne dedi, muhtar haklı, sana ne! biz buraya kanalizasyon yapmaya geldik, teslime’yi kurtarmaya değil… haklısın dedim. hem, o kadar istiyorsan dedi, güzel kadın, sen al teslime’yi! köylü bir aydır teslime’yi konuşuyor, musa’yı bekliyor, şimdi mi aklın başına geldi? sen nereden biliyorsun bunları dedim, güldü, naciye söyledi dedi. naciye kim dedim. uyuyorsun be selimim dedi, uyumaya devam et sen!

    ertesi gün teslime şantiyeye geldi, beni çağırttı, konuşmak isterim möhendis bey dedi, buyur dedim, hüseyin’in ağabeyiyle evlendirecekler, n’olur kurtar beni, eniştemle evlendirme beni. ben evlenmek istemiyom, hüseyin’inimin sesi kulağımda, kokusu burnumda, sıcağı kucağımda, n’olur kurtar beni! kız kaç dedim, git köyüne, kaçamam dedi, babam, ağabeylerim beni öldürür, sen beni angara’ya gönder. gönderemem dedim, sen orada barınamazsın, benim kimim kimsem yok, sana göz kulak olacak tanıdığım yok, kötü yola düşersin.

    - burada yapacağım orospuluk değil de nedir möhendis bey!

    aradan bir hafta geçti, bir akşam düğün dernek... musa halayın başında, davul zurna... sonra sustular. sonra herkes evine gitti. sonra sessizlik... bana ne diyorum, bana ne, biz buraya kanalizasyon yapmaya geldik, bana ne... dalıyordum tam, sonra birden teslime’nin çığlıkları:

    - enişte ne olur yapma! enişte allahını seversen yapma! enişte hüseyin’in çocuğu karnımda! enişte allahını seversen yapma! enişte ne olur yapma!

    bütün köy sabaha kadar teslime’nin çığlıklarını dinledi.
  • teslimden teslime. teslimiyetçi bir isim, ne biçim bir isim! kız ismi. teslim diye erkek adı da koyulsun. anarşikim, evet...
  • her konuda başkalarına muhtaç olan kadınlar için teslime bacı deyimi kullanılır.