şükela:  tümü | bugün
  • bu entry'de de bahsedildiği gibi sevin seydi'nin halihazırda tamamlamış olduğu bu isimde bir tutunamayanlar çevirisi varmış. bir bölümü de ödül almış bir çeviri. wikipedia'da ve bazı birkaç yerde bu çevirinin yayınlanmasındaki sorunların aşıldığı ve 2017'de olric press isimli yayınevi aracılığıyla yayınlanacağı yazıyor. yayınevinin ismine bakılacak olursa sevin seydi'nin londra'da kurduğu kendi çapında bi yer olsa gerek.

    https://en.wikipedia.org/wiki/oğuz_atay
  • okuyup karşılaştırma yapmayı dört gözle beklediğim oğuz atay'ın tutunamayanlar eserinin ingilizce çevirisi.
  • 1 mart 2017 tarihinde yayınlanacağı kesinleşen ve ön siparişe alınan kitap. kapağındaki incelik de ayriyeten mükemmel olmuş detaylar için buradan.
  • satışa sunulduğunu gözyaşlarıyla öğrendiğim tutunamayanlar çevirisidir. demek ki saklamış bu vakte kadar sevin seydi. keşke oğuzcuğum atay da bu günleri görüp sevinseydi.

    https://www.amazon.co.uk/…d-oguz-atay/dp/0995554307

    benim hayalimdi bu kitabı ingilizce'ye çevirmek, ilk 60 sayfayı da çevirmiştim hatta. kısmet değilmiş.
  • romanın the disconnected ismiyle çevirilmesine içerleyenler olmuş. ama oğuz atay romanın ingilizcede yayımlanacağını öngörmüş olacak ki metnin orijinalinde bu ifadeyi kullanmış.

    alıntı
  • oğuz atay'ın tutunamayanlar'da bir belgesel hayvanını anlatır gibi anlattığı disconnectus erectus'tan yola çıkılarak düşünüldüğünde bence konabilecek en doğru isimdir. losers filan güzel durmazdı, anlamı vermezdi.

    bir çevirmen olarak bu kitaba ingilizce ne isim konacağını düşündüğümde aklıma ilk gelen hep disconnectus erectus olurdu. kitap hakkında bir fikri olmayanlara bu ifade hiç alakası olmasa da fazla latince ve bilimsel görünebileceğinden ve doğru anlaşılmayacağından, doğrudan kullanılmayıp, seçilecek adın temelini oluşturması gerektiğini düşünüyordum; atay'ın kitabı ithaf ettiği sevin seydi de böyle düşünmüş. türkçe kapaktaki -lar ekinin bir sonraki satırda yazılması gibi d harfinin ayrı yazılması da çok iyi olmuş o uzaklığı, kopukluğu, "tutunamama" durumunu anlatmak açısından. normalde olacağı gibi kelimenin gövdesinden -ed ekini ayırmak yerine sadece d'yi ayırmak da iyi bir fikir. beklenmeyen, "normal" seyri içinde gerçekleşmeyen ve sistematik olmayan bir şeyi, olmadık bir yerinden kopuşu, bir kırılmayı, tam olarak uyumsuzu anlatıyor.

    umarım geç de olsa dünya edebiyatında hak ettiği yeri bulur bu büyük roman, bu başucu eseri, bu kutsal kitap.